Mehmet Şabanov: Açık konuşayım, böyle devam ederse hayvancılık diye bir şey kalmayacak
Mehmet Şabanov: Açık konuşayım, böyle devam ederse hayvancılık diye bir şey kalmayacak
Valandova’nın Kızıldoğan Köyü’nde 60 yıldır yaşayan hayvan yetiştiricisi Mehmet Şabanov, düşen süt fiyatlarını, yetersiz devlet desteğini ve üreticilerin karşı karşıya kaldığı sorunları anlattı. Yaklaşık 220-230 koyunla geçimini sağlayan Şabanov, gençlerin hayvancılığa yönelmesi için üreticinin emeğinin karşılığını alması gerektiğini vurguladı.
Kızıldoğan Köyü’nde doğup büyüyen 60 yaşındaki Mehmet Şabanov, hayatını hayvancılığa adamış. Yaklaşık 220-230 koyun yetiştiren Şabanov’un günü sabah saat 04.30’da başlıyor, akşam saat 21.00’e kadar devam ediyor. Ancak yıllarını verdiği mesleğin bugün giderek zorlaştığını söylüyor.
Şabanov’a göre düşen süt fiyatları, yetersiz destekler ve üreticinin önünü görememesi, yalnızca kendi geçimini değil, bölgede hayvancılığın geleceğini de tehdit ediyor. Gençlerin köyde kalmak istemediğini belirten Şabanov, yaşanan sorunların çözülmemesi hâlinde hayvancılığın giderek ortadan kalkacağı uyarısında bulunuyor.

Yeniden Birlik: Mehmet Bey, öncelikle sizi tanıyalım. Mehmet Şabanov kimdir, kaç yıldır bu köyde yaşıyorsunuz?
Mehmet Şabanov: Ben bu köyde doğdum, 60 yaşıma kadar da burada yaşadım. Hayatım, mesleğim hayvancılık. Köyde tarımla uğraşan komşularımız da var ama eskiden hayvancılık daha yaygındı. Son yıllarda hayvanlar para etmeyince insanlar hayvancılıktan soğumaya başladı. İneklerini, koyunlarını satanlar oldu. Gençler de dışarı gitmeye başladı, artık burada yaşamak istemiyorlar. Çünkü çalıştıklarının karşılığını alamıyorlar.
Bir iki sene tütün iyi para etti. Ondan önce koyunlar ve kuzular da biraz para kazandırmaya başlamıştı. İşler iyiye gidiyor derken hükümet değişikliklerinden sonra bazı şeyler geriye gitmeye başladı. Eskiden daha iyi olan durum kötüye döndü.
“Bir kilo süt, bir meyve suyundan aşağı olur mu?”
Yeniden Birlik: Devletten destek alabiliyor musunuz?
Mehmet Şabanov: Ben bugüne kadar devletten doğru düzgün bir destek almadım. Koyunlar için verilen bazı destekler, teşvik paraları var ama onun dışında üreticiye yeterince yardım edildiğini görmüyorum. Traktör alan, tarımla uğraşan insanlara destek verildiğini duyuyoruz. Ancak bizim bölgede, özellikle Türk köylerinde bu imkânlardan yararlananların sayısı çok az.
Ben yalnızca kendi köyüm için konuşmuyorum. Türk köylerinin çoğunda insanlar çalışkan. Ama destek almaya gelince önlerine engeller çıkıyor. Devletin çalışana destek vermesi gerekir; çalışmayana değil.
Yeniden Birlik: Sizce hayvancılıkla uğraşanlar neden bu kadar zor durumda?
Mehmet Şabanov: Çünkü emeğin karşılığı yok. Bir kilo süt, bir meyve suyundan daha ucuz olur mu? Bu ayıp değil mi? İnsan nasıl geçinecek, nasıl kalkınacak? İstesen de bu şartlarda yaşayamazsın.
Eskiden koyun ve kuzu yetiştiren çoktu. Şimdi Kızıldoğan’da yaklaşık 50 hanede yalnızca beş kişi koyun besliyor. Çalıklı’da iki, Dedeli’de de birkaç kişi kaldı. Önceden hemen hemen herkesin koyunu vardı. D emek ki o zaman insanlar bu işten geçinebiliyordu. Şimdi para kazanamayınca kimse boşuna çalışmak istemiyor.
“Devlet süt fiyatını düşürdü, üreticinin elinden aldı”
Yeniden Birlik: Süt fiyatlarında nasıl bir değişim yaşandı?
Mehmet Şabanov: Eskiden sütü 32 denara veriyorduk. Uzun yıllar fiyat böyle kaldı. Daha sonra fiyat 45, 55 derken 65 denara kadar çıktı. O zaman insanın çalışma isteği artıyordu. Koyun yetiştiriyor, süt satıyor, kuzularından para kazanıyordu. Devlet de satılan kuzu başına yaklaşık 400 denar destek veriyordu. İnsan biraz olsun nefes alıyordu.
Ancak sonrasında süt fiyatı yeniden düşürüldü. Önce 65 denardan 62’ye, sonra 60’a ve 58’e kadar indi. Bazı yerlerde 55, hatta 50 denara kadar düştüğünü duyuyoruz. Üreticinin eline geçen parayı neden azaltıyorsunuz? İnsan her gün çalışıyor, süt üretiyor. Bu emeğin karşılığı neden düşürülüyor?
Kuzu satışından verilen destekler de kesildi. Bu yalnızca benim başıma gelmedi; diğer üreticiler de aynı durumda. Ben sadece kendim için değil, bütün süt üreticileri için konuşuyorum.
Yeniden Birlik: Sizce devlet süt fiyatını düşürürken ne yapmalıydı?
Mehmet Şabanov: Eğer üreticiden sütü daha ucuza alıyorsan, vatandaşın da sütü ve süt ürünlerini daha ucuza almasını sağlamalısın. Sütün fiyatını üretici için düşürüyorsun ama marketteki fiyatlar da düşmeli. Peynir ve diğer süt ürünleri de vatandaşın alabileceği fiyatlarda olmalı.
Devlet üreticiden ucuza alıp tüketiciye pahalıya satılmasına göz yummamalı. Vatandaşın da üreticinin de korunması gerekiyor.
“Hayvancılık için modern imkânlara ihtiyacımız var”
Yeniden Birlik: Hayvancılıkta yeni teknolojilerden yararlanabiliyor musunuz? Modern üretim yapmak mümkün mü?
Mehmet Şabanov: Ben kendi imkânlarımla damızlık ve süt veren koyunlar edindim. Yaklaşık yedi yıldır uğraşıyorum ama hâlâ istediğim gibi modern bir düzen kuramadım. Bize makineler, uygun yemlikler ve hayvanların daha iyi şartlarda bakılabileceği yerler lazım. Bunları kendi imkânlarımızla yapmak kolay değil. Devletin destek vermesi gerekiyor.
Yunanistan’a çok gittim, oradaki hayvancılık işletmelerini gördüm. İnsanlar süt sağımını ve diğer işleri makinelerle yapıyor. Yerleri düzenli, çalışma alanları temiz ve uygun. Ben de hayvanlarıma böyle şartlar sağlamak isterim. Ama orada üreticiye yardım ediliyor, burada ise aynı imkânları bulamıyoruz.
Yeniden Birlik: Hayvancılığın gelişmesi için devlet ne yapmalı?
Mehmet Şabanov: Öncelikle üreticilere uygun damızlık hayvanlar getirilmeli. Kimi et üretmek ister, kimi süt üretmek ister. İhtiyaca göre imkân sağlanmalı. Yunanistan’daki arkadaşlarım İspanya’dan ve Fransa’dan getirilen koyunlarla üretim yapıyor. Bazı koyunlar daha fazla süt veriyor, bazıları hem süt hem et bakımından verimli.
Bizde de bu imkânlar olmalı. Ancak üreticiye uygun hayvanı ve desteği vermek gerekiyor. Hayvancılığı bilmeyen birine hayvan verildiğinde bu yardımın faydası sınırlı kalıyor. Bu işi yapan, tecrübesi olan insanlara destek verilirse üretim gelişebilir.
“Koyunlarda hastalık var, aşı konusunda da sorun yaşıyoruz”
Yeniden Birlik: Hayvan hastalıklarıyla ilgili ne gibi sorunlar yaşıyorsunuz?
Mehmet Şabanov: Bu hükümetle çok problem var. Koyunarda hastalık var. Çiçek hastalığı. Makedonca sipanica. Türkçesi çiçek hastalığı. Devlet uğraşıyor iğne getirmeye, getiriyor getiriyor ama getiremez o iğneleri Türkiye'den. Ayıp değil mi?... Bunu getirmesini beceremez. Hastalık yayıldığında üretici zarar görüyor. Hayvancılıkla uğraşan insanlar için bu çok önemli.
Devlet süt fiyatını düşürmeyi biliyor ama üreticinin ihtiyacı olan konularda aynı hızla hareket edemiyor. Hayvanların sağlığı için gerekli önlemler alınmalı, üreticiler yalnız bırakılmamalı.

“Üreticiye destek verilmezse hayvancılık bitecek”
Yeniden Birlik: Gelecekten umutlu musunuz? Hayvancılığın devam edeceğine inanıyor musunuz?
Mehmet Şabanov: Açık konuşayım, böyle devam ederse Makedonya’da hayvancılık diye bir şey kalmayacak. Çok uzun sürmez. Eskiden hemen her hanede koyun vardı. Şimdi birkaç kişi kaldı. Çünkü insan emeğinin karşılığını alamıyor.
Bir arkadaşım var, üzüm yetiştiriyor. Ona sordum, bu sene üzüm nasıl geçti diye. Yirmi ton üzüm verdiğini, 160 ton üzümün ise asmada kaldığını söyledi. İnsan böyle bir durumda nasıl geçinecek? Ben onun hâline gülmem, aksine üzülürüm. Çünkü yarın benim de kuzularım satılmayabilir. Hayvanları besl emek için yem alıyorum. Kuzularımı satamazsam bu borcu nasıl ödeyeceğim?
Üreticinin elinden imkânları alırsan o insan nasıl ayakta kalacak? İnsanları meslekte tutmak istiyorsan onlara destek olmalısın. Yoksa kimse bu işi sürdürmez.
“Pero Kostadinov Türk köylerine de dokundu”
Yeniden Birlik: Hayvancılığın dışında köyünüzde hangi sorunlar var? Yerel yönetimden beklentileriniz neler?
Mehmet Şabanov: Köyümüzde yapılması gereken işler var. Örneğin okulun yanında geniş bir alan bulunuyor. Buraya asfalt yapılmasını istedik. Köyde düğün olduğunda insanların toprak içinde kalmaması, daha uygun bir yerde toplanabilmesi gerekiyor. Gelenler söz veriyor ama gittikten sonra yapan olmuyor. Bütün mesele burada.
Valandova’nın önceki Belediye Başkanı Pero Kostadinov’un yaptıklarını da inkâr edemeyiz. Köyümüzün yollarına asfalt yaptı. Yalnızca bizim köye değil, Kalkova’ya, Terzili’ye ve Çalıklı’ya da bazı hizmetler götürdü. Türk köylerine dokundu.
Elbette her yere aynı ölçüde yetişmek kolay değil. Bazı Makedon köyleri daha büyük, nüfusları daha fazla. Ama Türk köyleri de unutulmamalı. Çalıklı ve Kalkova’ya gibi büyük köylerin yanı sıra diğer Türk köylerinin de ihtiyaçları karşılanmalı.
Yeniden Birlik: Yeni belediye yönetiminden beklentiniz nedir?
Mehmet Şabanov: Yeni belediye yönetimi göreve geldiğinden beri biz kendi açımızdan bir destek görmedik. Hatta daha önce verilen bazı imkânlar da elimizden alındı. Süt fiyatının düşmesi bunun en açık örneği. Köyleri gezsinler, insanların neye ihtiyacı olduğunu sorsunlar. Bir belediye başkanı birkaç saatini ayırıp köyleri dolaşabilir, insanlarla konuşabilir. “Size yardımcı olabilir miyim, ne sorununuz var?” diye sorabilir.
Ama kim geliyor, kim soruyor? Seçimden önce çok kişi gelir. Seçim bittiğinde kapılar kapanır. Eski hamam, eski tas. İnsanların yalnızca seçim döneminde hatırlanmasını istemiyoruz.
“Seçim bitince kapılar kapanıyor”
Yeniden Birlik: Röportajın başında medyanın da köyünüzle yeterince ilgilenmediğini ima ettiniz?
Mehmet Şabanov: Medyadan kimse gelen yok. Kimse gelen yok. Medyadan gelen yok. Kim gelecek medyadan, kim ne, köyle mi uğrayacak medya?. Medya bakar kendi işine, Üsküp'te olsun. Daha büyük şehirlerden köye hangi medya gelir? Gelen yok ki!
Elbette yapılan iyi işleri de söyl emek gerekir. Bir dönem köyümüzün su sorununu dile getirdik medya aracılığıyla. Belediye başkanı hemen başka bir kuyu açtırdı. Şimdi yedek kuyumuz da var. Yapılanı inkâr etmeyeceksin. Bizim istediğimiz, köylere de biraz daha destek verilmesi ve sorunların görülmesi.
Yeniden Birlik: Yardım için Türk siyasi temsilcileri ile görüşmeler yaptınız mı?
Mehmet Şabanov: Ben en çok Türk siyasi temsilcilerine kızıyorum. Seçim zamanı gelirler, her şeyi vaat ederler. Sandalyeye oturduktan sonra ise kimseyi göremezsin. İnsanların sorunlarıyla ilgilenmeleri gerekir ama seçim bittikten sonra kapılar kapanıyor.
Benim istediğim dürüstlük. Bir şeyi yapabilecekse “Yapabilirim” desin. Yapamayacaksa da “Yapamam” desin. İnsanların yüzüne açıkça konuşsunlar. Kolay değil, bazı işler altı ayda değil, altı yılda bile çözülmeyebilir. Ama en azından insanlara doğruyu söyl emek gerekiyor.
“Türkler siyaset yapmayı bilmiyor”
Mehmet Şabanov: Benim görüşüm, biz Türklerde siyaset yapan adam da yok. Önüne gelen yalan konuşuyor. Bir insan başa geçmeden önce başka konuşuyor, başa geçince başka davranıyor. Yalan konuşmamak gerekiyor. Siyasetçiler elbette her şeyi yapamayabilir ama bu kadar çok söz verip de yerine getirm emek doğru değil.
Yapamayacaksan “Yapamam” diyeceksin. Yapabilirim d emek kolay ama işin kendisi kolay değil. İnsanlar artık sözlere değil, yapılanlara bakıyor.
Benim yaşım 60. Artık benim için en büyük mesele gençler. Onlara destek versinler, bu ülkede çalışıp hayatlarını kurabilsinler. Gençlere yardım edilirse burada kalırlar. Ama çalıştıklarının karşılığını alamazlarsa onlar da gitmek zorunda kalır.
“Devlet destek verirse gençler burada kalabilir”
Yeniden Birlik: Köyünüzde göç durumu nasıl? Gençler burada kalmak istiyor mu?
Mehmet Şabanov: Şimdi Türkiye’ye eskisi kadar göç olduğunu söyleyemem ama gençler başka ülkelere gitmek istiyor. Burada kalmak istemiyorlar. Çünkü çalışıyorlar ama para kazanamıyorlar. Biz çocuklarımızın dışarı gitmesini istemeyiz. Ancak burada geçimlerini sağlayamazlarsa ne yapacaklar? İster istemez gidecekler.
Devlet gençlere destek vermeli. İnsanlar çalışabilsin, kendi hayatlarını kurabilsin. Ben artık 60 yaşındayım. Bana yardım etseler de olur, etmeseler de. Ama gençlere yardım edilmesi gerekiyor. Onların geleceği var.
Yeniden Birlik: Köyde gençlerin bir araya gelebileceği sosyal alanlar var mı?
Mehmet Şabanov: Eskiden bir dükkân vardı, orada toplanırdık. Şimdi kapandı. Kahvemiz de yok, gençlerin bir araya gelebileceği bir yer yok.
Bunun biraz bizim de hatamız var. Birisi dükkân açıyor, kahve yapıyor. İnsanlar veresiye alıyor, sonra parasını ödemiyor. Dükkân sahibi de zor durumda kalıyor ve kapatıyor. Sonra kendisi de başka yere gidiyor. İnsanlar artık dükkân açmaya korkuyor. Çünkü önünü göremiyor, eline para geçip geçmeyeceğini bilmiyor.
Marketler Valandova buradan 5-6 kilometre uzaklıkta. Alışveriş için oraya gidiyoruz.
“Türkçemizi hiçbir zaman unutmayacağız”
Yeniden Birlik: Köyünüzde Türkçe nasıl korunuyor? Türkçe eğitim ve çocukların durumu hakkında ne söyl emek istersiniz?
Mehmet Şabanov: Makedonya’nın her bölgesinde insanların konuşması biraz farklı. Radoviş’te başka, Debre tarafında başka, Gostivar’da başka konuşuluyor. Biz de burada kendi konuşma şeklimizle Türkçemizi konuşuyoruz. Bence burada Türkçemizi biz en güzel konuşuyoruz.
Türkçe bizim ana dilimiz. Nasıl unutacağız? İnsan ana dilinden vazgeçebilir mi? Okulda Türkçe eğitim olmasa bile biz Türkçemizi unutmayız. Unutmayacağız da.
Biz bu topraklarda yüzyıllardır yaşayan bir milletiz. Türklüğümüzden ve dilimizden vazgeçmeyiz. Bizim dilimiz Türkçe. Türkçe konuşmaya devam edeceğiz.
“Türk köyleri de destekten yararlanmalı”
Yeniden Birlik: Devletin verdiği tarım ve hayvancılık desteklerinden Türk köylerinin yeterince yararlanabildiğini düşünüyor musunuz?
Mehmet Şabanov: Ben 2017 ya da 2018’de bir traktör aldım. İnsanlar devletin verdiğini düşündü ama ben kendi imkânlarımla aldım. Bu bölgede koyun yetiştirenlere devletin önemli bir yardım yaptığını görmedim. Herkes elinden geldiğince kendi imkânlarıyla çalışıyor.
Valandova çevresinde birçok Türk köyü var. Bu köylerde yaşayan üreticilerin de destek alması gerekiyor. Devlet yardım edecekse bunu yalnızca bazı insanlara değil, gerçekten üretim yapanlara sağlamalı. Türk köyleri de bu imkânlardan yararlanabilmeli.
“Günde 200 litre süt verebilirim ama gelip almıyorlar”
Yeniden Birlik: Sütünüzü nereye veriyorsunuz? Süt toplama konusunda sorun yaşıyor musunuz?
Mehmet Şabanov: Yakınımızda süt alan bir işletme var. Aramızda yaklaşık 500 metre bulunuyor ama gelip benim sütümü almıyorlar. Oysa ben günde 200 litre süt verebilirim.
Makedon köylerinde süt kamyonlarının kapı kapı dolaşıp üreticilerin sütünü aldığını görüyorum. Pirava’dan her gün geçiyorum. Orada sütü alıp kamyona kendileri yüklüyorlar. Bizim köyde ise aynı şey olmuyor. Bir kilometre uzakta olsam bile gelip sütümü almıyorlar. Bazen elimde süt kalıyor.
Bir süre gelip sütümü aldılar, sonra çeşitli gerekçelerle bıraktılar. Benim anlamadığım şu: Başka köylerde süt toplanırken neden bizim köye gelinmiyor? Ben de üreticiyim, ben de süt veriyorum.
Yeniden Birlik: Bunun ayrımcılık olduğunu mu düşünüyorsunuz?
Mehmet Şabanov: Ben bunu görüyorum ve nedenini soruyorum. Başka köylerde kapı kapı dolaşıp süt alıyorlar, bizim köye gelmiyorlar. Ben günde 200 litre süt verebileceğimi söylüyorum ama almaya gelmiyorlar. Sonra ayrımcılık yapılmadığı söyleniyor. Benim gördüğüm durum bu. Üreticinin sütü alınmalı, emeği karşılıksız kalmamalı.
Yeniden Birlik: Son olarak neler söyl emek istersiniz?
Mehmet Şabanov: Ben devletin iyi olmasını, devlet yöneticilerinin ülkeyi iyi yönetmesini isterim. Kimse devletten fazladan bir şey istemiyor. İnsanlar yalnızca emeklerinin karşılığını istiyor.
Biz devlete vergimizi ödüyoruz. Hayvanlarımızın doktoruna, iğnesine, tedavisine para veriyoruz. Mecburuz, hayvanların da bakıma ihtiyacı var. Devlete karşı sorumluluklarımızı yerine getiriyoruz. Ama devlet de bizim hakkımızı vermeli.
Mehmet Şabanov’un anlattıkları, Kızıldoğan Köyü’nde hayvancılıkla geçinen üreticilerin karşı karşıya kaldığı sorunları ortaya koyuyor. Düşen süt fiyatları, desteklere erişim, süt toplama ve gençlerin göç etmesi, Şabanov’un en çok üzerinde durduğu başlıklar arasında yer alıyor.
Şabanov’un yetkililerden beklentisi ise açık: Üreticinin emeğinin karşılığını alması, gençlerin desteklenmesi ve köylerin seçim dönemleri dışında da hatırlanması. Şabanov, “Milletin alın terini akıyla ödesinler” sözleriyle çağrısını dile getiriyor.
H.Gina
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.