Bilim insanlarından uyarı: Arıları korumak kendimizi korumaktır

Dünya 248 kez okundu.
 

Bilim insanlarından uyarı: Arıları korumak kendimizi korumaktır

Dünya Arılar Günü’nde yayımlanan yeni rapor, savaşlardan mikroplastiklere kadar birçok unsurun arı popülasyonlarını tehdit ettiğini ortaya koydu.
Birleşmiş Milletler tarafından bu yıl “İnsanlar ve Gezegen İçin Birlikte Arılar – Hepimizi Destekleyen Bir Ortaklık” temasıyla kutlanan Dünya Arılar Günü’nde, uzmanlar arı popülasyonlarını tehdit eden yeni risklere dikkat çekti. Bilim insanları, arılar ve diğer tozlayıcıların yalnızca bal üretimi için değil, küresel gıda güvenliği, biyolojik çeşitlilik ve ekosistemin sürdürülebilirliği açısından da hayati öneme sahip olduğunu vurguluyor. Ancak insan faaliyetleri nedeniyle arı popülasyonlarının giderek daha fazla baskı altında olduğu belirtiliyor. İngiltere’deki University of Reading tarafından yayımlanan “Küresel Tozlayıcıların Korunması İçin Yeni Tehditler ve Fırsatlar” raporunda, önümüzdeki yıllarda arıları tehdit eden en kritik 12 unsur sıralandı. Rapora göre savaşlar ve çatışmalar, özellikle de Ukrayna’daki savaş, tarımsal çeşitliliği azaltarak arıların farklı besin kaynaklarına erişimini kısıtlıyor. Mikroplastiklerin Avrupa’daki arı kovanlarına kadar ulaştığı, sokak lambalarından yayılan yapay ışığın ise gece aktif olan tozlayıcıların çiçek ziyaretlerini yüzde 62 oranında azalttığı belirtildi. Araştırmada ayrıca hava kirliliği, tarımda kullanılan antibiyotikler ve farklı kimyasalların birleşiminden oluşan pestisit “kokteyllerinin” arıların beslenmesini, üremesini ve yaşam sürelerini olumsuz etkilediği kaydedildi. Raporun baş yazarı Prof. Simon Potts, “Tozlayıcıları korumak, aslında kendimizi korumaktır. Arılar gıda sistemleri, iklim direnci ve ekonomik güvenlik açısından merkezi öneme sahip” dedi. Uzmanlar, arıları korumak için daha sıkı çevre yasaları, hava kirliliğinin azaltılması, çiçek bakımından zengin yaşam alanlarının artırılması ve pestisit kullanımının sınırlandırılması çağrısında bulundu. Bilim insanları ayrıca bireysel adımların da önemli olduğunu belirterek, yerli bitkiler yetiştirilmesi, böcek ilaçlarından kaçınılması ve yerel üreticilerden ham bal alınmasının arıların korunmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
Dünya Arılar Günü’nde yayımlanan yeni rapor, savaşlardan mikroplastiklere kadar birçok unsurun arı popülasyonlarını tehdit ettiğini ortaya koydu.

Birleşmiş Milletler tarafından bu yıl “İnsanlar ve Gezegen İçin Birlikte Arılar – Hepimizi Destekleyen Bir Ortaklık” temasıyla kutlanan Dünya Arılar Günü’nde, uzmanlar arı popülasyonlarını tehdit eden yeni risklere dikkat çekti.

Bilim insanları, arılar ve diğer tozlayıcıların yalnızca bal üretimi için değil, küresel gıda güvenliği, biyolojik çeşitlilik ve ekosistemin sürdürülebilirliği açısından da hayati öneme sahip olduğunu vurguluyor. Ancak insan faaliyetleri nedeniyle arı popülasyonlarının giderek daha fazla baskı altında olduğu belirtiliyor.

İngiltere’deki University of Reading tarafından yayımlanan “Küresel Tozlayıcıların Korunması İçin Yeni Tehditler ve Fırsatlar” raporunda, önümüzdeki yıllarda arıları tehdit eden en kritik 12 unsur sıralandı.

Rapora göre savaşlar ve çatışmalar, özellikle de Ukrayna’daki savaş, tarımsal çeşitliliği azaltarak arıların farklı besin kaynaklarına erişimini kısıtlıyor. Mikroplastiklerin Avrupa’daki arı kovanlarına kadar ulaştığı, sokak lambalarından yayılan yapay ışığın ise gece aktif olan tozlayıcıların çiçek ziyaretlerini yüzde 62 oranında azalttığı belirtildi.

Araştırmada ayrıca hava kirliliği, tarımda kullanılan antibiyotikler ve farklı kimyasalların birleşiminden oluşan pestisit “kokteyllerinin” arıların beslenmesini, üremesini ve yaşam sürelerini olumsuz etkilediği kaydedildi.

Raporun baş yazarı Prof. Simon Potts, “Tozlayıcıları korumak, aslında kendimizi korumaktır. Arılar gıda sistemleri, iklim direnci ve ekonomik güvenlik açısından merkezi öneme sahip” dedi.

Uzmanlar, arıları korumak için daha sıkı çevre yasaları, hava kirliliğinin azaltılması, çiçek bakımından zengin yaşam alanlarının artırılması ve pestisit kullanımının sınırlandırılması çağrısında bulundu.

Bilim insanları ayrıca bireysel adımların da önemli olduğunu belirterek, yerli bitkiler yetiştirilmesi, böcek ilaçlarından kaçınılması ve yerel üreticilerden ham bal alınmasının arıların korunmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.