Adamo Vata'dan ailelere önemli mesaj: Çocukları rahat bırakın, onlar daha çok küçük!

Spor 25 kez okundu.
 

Adamo Vata'dan ailelere önemli mesaj: Çocukları rahat bırakın, onlar daha çok küçük!

Vardar ve Hertha Berlin'in eski genç futbolcusu Adamo Vata, Liriya İlköğretim Okulu'nun kapalı spor salonundaki (balon-salon) otantik atmosferde, onlarca yıl süren sessizliğini bozarak içini „Yeniden Birlik“e döküyor. Prosineçki ve Boban'lı ellerden çalınan Yugoslavya milli takımı rüyasına dair duygusal anılarından yola çıkan deneyimli futbol adamı; günümüzün paslanmış altyapı sistemini, sahte menajerleri ve „TikTok jenerasyonu“nun alışkanlıklarına karşı yürütülen mücadeleyi tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
Futbol bazen insana acımasız davranabilir ama güçlü karakterli insanlar pes etmez; ne yapıp eder yeşil sahalara geri döner ve doğruları açık açık insanın yüzüne söyler. Üsküp temsilcisi Vardar ile Almanya'nın Hertha Berlin takımının eski büyük yeteneği olan ve kariyeri henüz 20 yaşında diyabet sebebiyle erkenden noktalanan Adamo Vata, tam da böyle bir isim. Bugün „Liriya“ futbol okulunda deneyimli bir antrenör olarak görev yapan Vata; Makedon altyapı sporundaki yaraları, ailelerin baskısını, sahte menajerleri ve Dünya Kupası'ndan beklentilerini açık yüreklilikle „Yeniden Birlik“ portalına anlatıyor. 20 Yaşında Sönen Bir Kader: Vardar'dan Hertha Formasına Adamo ile sohbetimize, o dönem futbolun devlerinden olan Vardar'ın altyapısında, 1978 yılına uzanan ilk adımlarıyla başladık. O günlerde rekabetin acımasız olduğunu hatırlatıyor: „Vardar'da oynamak son derece zordu. Makedonya'nın dört bir yanından çocuklar geliyordu, sürekli bir eleme ve seçme vardı. Benim şansım ise orada kalmayı başarmak oldu.“ Ardından Vardar'ın, tecrübe kazanmaları için en umut vadeden genç oyuncularını gönderdiği Üsküp kulüpleri Sloga ve Metalurg'da gelişim dönemi gelmiş. Yeteneği kısa sürede sınırların ötesinde de dikkat çekince, o dönem Üçüncü Lig'de mücadele eden Almanya'nın köklü kulübü Hertha Berlin ile sözleşme imzalamış. Ancak tam takımda kalıcı bir yer edinecekken kader sağlığıyla oynamış. İlk belirtiler baş göstermiş, şeker teşhisi konmuş ve insülin tedavisine başlamak zorunda kalmış. Henüz 20 yaşında olan Adamo, futbolu bırakıp evine dönmek zorunda kalmış. Vardar Yönetimi Yugoslavya Rüyasını Nasıl Çaldı? Gençlik yıllarının en dramatik ve en acı verici anlarından biri, daha sonra dünya futbolunun zirvesine yerleşecek olan eski Yugoslavya Genç Milli Takımı'na seçilmesiyle ilgili uğradığı haksızlıktır. Robert Prosineçki, Zvonimir Boban ve Robert Yarni gibi efsanelerle yan yana oynaması için doğrudan kendi adına bir davetiye gelmiş. Ancak Vardar Kulübü'nün yönetim yapıları farklı bir karar almış. „Vardar'da gitmeme izin vermediler, benim yerime dönemin yönetimine yakın başka birini gönderdiler. Hem Vardar'a hem milli takıma ama en çok da bana zarar verdiler. Yine de ilahi adalet acı bir şekilde tecelli etti; o çocuğu, davetiye onun adına olmadığı için aynı uçakla geri gönderdiler“ diyerek o günleri sitemle hatırlıyor Adamo. Sporu bugün bile kemiren kulüp içi „torpil ve tanıdık“ ilişkilerinden duyulan bu hayal kırıklığı, sağlık sorunlarıyla yüzleşmeden önce onun tepki göstererek Almanya'ya gitmesine neden olan temel kıvılcım olmuş. Sporda Siyasileşme, Masar Omeragić ve Prof. Dr. Metin Dalip'in Vizyonu Makedonya futbolundaki sorunların kökeninden bahsederken Adamo, her şeyin en tepeden, yani Makedonya Futbol Federasyonu'ndan (FFM) başlayıp kulüplere kadar indiğini açıkça belirtiyor. Adamo Vata, eski futbolcu şimdi Masar Omeragić'in (Makedonya Futbol Federasyonu Başkanı) girişimini kamuoyunda açıkça destekliyor ancak ilerlemeyi engelleyen sistemsel eksikliğe dikkat çekiyor. „Örneğin Masar Omeragić olumlu bir şeyler yapmak istiyor; iyi bir insan, futbol oynamış, bu işten anlıyor ve geleneği biliyor. Fakat sorun şu ki, etrafında iyi bir insan kaynağı yok, kısacası bu tür profiller eksik. Futbolun mutfağını ve çocuklarla çalışmayı gerçekten bilenler buradan kaçıyor. İster VMRO, ister DUI, ister VLEN olsun, her şey siyasi bir renge bürünmüş durumda. Kaliteli kadrolar bir kenara itiliyor“ diyerek hayal kırıklığını dile getiriyor Adamo. Makedonya'da şu anda bilgisini özgürce aktarmasına izin verilen bir uzmanı neredeyse tanımadığını, belirten Adamo istisnaların da olduğunun altını çiziyor: „Gerçekten işi bilen ve fark yaratabilecek tek bir adam tanıyorum ama onun da işini sonuna kadar yapmasına izin vermiyorlar. O kişi Metin'dir (Prof. Dr. Metin Dalip). Elbette Erkan Musliu var, üniversite mezuniyeti olan, eğitimli ve çocukları doğru yönlendirmeye hazır daha birçok genç eğitmenimiz var. Ancak bizdeki sorun, lisansların beş günde alınması. Bir gecede 'sözde antrenör' olunuyor, bu yüzden de futbolda hiçbir başarımız yok.“ „Liriya“daki Süreç: Birinci Sınıftan Üçüncü Sınıfa Kadar En Küçüklerle Çalışma Bugün Adamo Vata, zengin uluslararası ve yerel deneyimini, futbolun en hassas dönemi olan altyapıya, yani bölgedeki en küçük çocuklara odaklanan „Liriya“ futbol okulunda uyguluyor. Kendisi gibi hukukçu olan ve metodolojiyi çok iyi bilen okul başkanı Hirmet Sabedini ile birlikte haftada dört kez çalışıyorlar. „Liriya'da net bir şekilde bölünmüş üç grubumuz var; bunlar birinci, ikinci ve üçüncü sınıf (6 ila 8/9 yaş arası) çocukları kapsıyor. Ben sadece onlarla çalışıyorum. Şuradan buradan çocuk toplamıyoruz, sadece çevre mahallelerin çocuklarını bir araya getiriyoruz. Gerçekten çok sayıda ve son derece iyi çocuklarımız var ancak okullardaki öğretmenler beden eğitimi açısından onlarla zayıf çalışıyorlar. Çocukları her gün aynı şeyi yapmaya –sadece futbol ya da sadece voleybol oynamaya– bırakamazsınız. Birinci sınıftan üçüncü sınıfa kadar olan bu yaş grubundaki çocukların her şeyden geçmesi gerekir: jimnastik, atletizm... Ancak bunlardan sonra biz yetişkinler olarak o çocuğun en çok hangi spora yatkın olduğunu değerlendirebiliriz. Bakın, burada bir güreş (pelivan) kulübümüz de var, amacımız sağlıklı bir sistemle onları doğru şekilde yönlendirmek“ şeklinde süreci açıklıyor Vata. Şkupi Akademisi'ne Eleştiri: Çocukların Gelişiminden Önce Aidatlar Geliyor „Liriya“daki titiz çalışmanın tam aksine Adamo, büyük gençlik merkezlerine, özellikle de Şkupi Akademisi'ne sert eleştiriler yöneltiyor. „Örnek olarak en büyük kulübümüz olan Çayır okulunu, Şkupi Akademisi'ni alacağım; içerisi adeta paslanmış durumda. Orada sadece para kazanmaya, küçük paralara bakıyorlar. Aidat ödeyen küçük çocuklarla çalışıyorlar ancak onlar gibi büyük bir kulüp bu şekilde işlememeli. Küçük çocukların Şkupi'de oynama arzusu çok büyük ama orada tam 500 çocuk var! Sırf aidat toplamak adına bu kadar çocuk bir araya getiriliyor. Bir grupta maksimum sayı, planı, programı ve malzemesi olan bir antrenör eşliğinde 20 çocuk olmalıdır. 8 yaşındaki bu küçük çocuklara taktik dayatılmaz, o yöntem çoktan öldü. Onların eğlenmeye ve oynamaya ihtiyacı var; çalışırken kendilerini mutlu hissetmeliler ki antrenman bittiğinde yarın yine sevinçle gelmek istesinler“ diye ekliyor Adamo Vata. Ailelere Uyarı: Sahte Futbol Menajerlerinden Uzak Durun Adamo Vata, sosyal medya paylaşımları aracılığıyla ailelere, çocuklarını kimin ellerine bıraktıklarına çok dikkat etmeleri konusunda sürekli çağrıda bulunuyor. Ailelerin hayallerinden kâr elde etmek amacıyla yurt dışında hızlı kariyer vaat eden manipülatörlerin ve sözde menajerlerin türediği konusunda uyarıyor. „'Onu oraya götüreceğim, bunu yapacağım' diye söz veren çeşitli manipülatör var ama bunların hepsi yalan. Ebeveynler o öğretmenin veya antrenörün kim olduğuna, zanaatından anlayıp anlamadığına bakmalıdır. Ayrıca kanunen, 16 yaşına kadar ebeveyn dışında hiç kimsenin bir çocuğun menajeri olmaya hakkı yoktur! İnsanları Arsenal, Milan veya Barcelona ile bağlantılı olduğu iddia edilen pahalı kamplara para ödemeleri için kandırıyorlar ve günün sonunda hiçbir şey olmuyor“ diyerek gerçeği ifşa ediyor Vata. Titiz çalışmaya parlak bir örnek olarak, meslektaşı Hirmet Sabedini'nin bugünkü milli futbolcu Elif Elmas'ı tam dört yıl boyunca nasıl çalıştırdığını ve adeta sıfırdan var ettiğini hatırlatıyor; başarının hızlı ve pahalı vaatlerle değil, yerli sahada doğru çalışmayla geldiğini kanıtlıyor. Gerçek Profesyonelliğe Giden Yol: İstanbul Akademilerinin Kaçınılmazlığı Çocuklarının ne pahasına olursa olsun yeni birer spor mega starı olmasını bekleyen ailelere nasıl bir mesaj göndereceği sorulduğunda Adamo kısa bir yanıt veriyor: „Çocukları rahat bırakın, onlar daha çok küçük!“ Makedonya'da ligin ve altyapı tabanının çok düşük seviyede olması nedeniyle ilerlemenin son derece zor olduğunu gerçekçi bir dille kabul ediyor. „Eğer bir çocuk gerçekten ekstra bir klasa sahipse, tek kurtuluş yolu onu örneğin İstanbul'daki akademilere –Beşiktaş, Galatasaray veya Samsunspor'a– götürmektir. Orada işler tamamen başka bir seviyede yürüyor“ diye açıklıyor Adamo Vata. Geçen yıl Şkupi'den bir grup çocukla Antalya'da bulundukları ve yabancı gözlemcilerin (scout) bizim futbol yeteneklerimize hemen ilgi gösterdiği bir deneyimi paylaşıyor. Ancak ne yazık ki bizim kulüp yöneticilerimizin uzun vadeli bir vizyonu yok: „Onlar bir felaket, uzun vadeli düşünmüyorlar; sadece şu an hızlıca nakit para kazanmak istiyorlar, o kadar!“ „TikTok Alışkanlıkları“ ile Mücadele ve Okulda Başarı Şartı Futbol becerilerinin yanı sıra Adamo, modern çağın kötü alışkanlıklarını ortadan kaldırmak için okulunda sıkı bir spor dışı disiplin uyguluyor. Bugün en büyük savaş, sosyal medyaya ve gençlerdeki uyku eksikliğine karşı veriliyor. „Çocuklar antrenmana kafalarında 'TikTok' ile geliyorlar. Gece yarısı saat ikiye kadar uyanık kalıyorlar, cips yiyorlar, telefonlarında video izliyorlar; sabah ise mideleri boş, şekerleri düşmüş oluyor. Sahada vücutları adeta yardım için yalvarıyor. Bu, antrenmanın ağır olmasından değil, kötü alışkanlıklardan kaynaklanıyor! Antrenman hazırlık gerektirir, bir ceza değildir. Spor can yakmaz ama uykusuz geceler ve kötü beslenme can yakar“ diye uyarıda bulunuyor. Vata, ailelerle sürekli konuştuğunu ve çocukların en geç saat 21:00'de yatakta olmalarını, telefonların ise bir kenara kaldırılmasını talep ettiğini vurguluyor. Yine de onun temel şartı eğitim: „Her şeyden önce okulda iyi birer öğrenci olmak zorundalar. Beni en çok ilgilendiren şey bu. Eğer biri derslerine iyi çalışmıyorsa sahada ona ihtiyacım yok. Çocuklar 14 yaşına geldiklerinde profesyonel olabilmek için zaten pek çok şeyden vazgeçmek zorundalar; yemelerine, içmelerine, uykularına dikkat etmeliler. İşte bu yüzden Metin (Prof. Dr. Metin Dalip) burada; çocukların doğru gelişimi için gerekli tüm spor analizlerini ve yapılması gereken her şeyi o üstlenebilir.“ Dünya Kupası Analizi: İspanya Total Oynuyor, Türkiye'nin Kozu Yıldız Sohbetimizin sonunda Adamo ile en güncel konuya, yani Dünya Kupası'na geçiş yapıyoruz. Belirgin bir favorisi olmadığını söylese de sempatisi “tika-taka (кısa, hızlı ve isabetli paslarla karakterize edilen bir futbol oyun tarzı)” futbol tarzına yönelik. „İspanya ve İngiltere'nin oyununu izliyorum. Brezilya ve Arjantin de her zaman iyidir ama İspanya harika oynuyor. Bu, Ajax ve Johan Cruyff'un Barselona'dayken bıraktığı o ekolden kalan bir şey; tika-taka, çok hoşuma giden bir total futbol“ diye analiz ediyor Vata; Mbappe veya Vinicius Junior'ın maçlara damga vurmasını beklerken, Afrika ve Asya takımlarından Mısır, Fas, Japonya ve Güney Kore'de güzel bireysel kaliteler öne çıkarıyor. Yine de kalbindeki asıl favorisi, özellikle 24 yıllık turnuva hasretinin ardından çok sevdiği Türkiye milli takımı: „Onların taraftarıyım! Harika bir teknik direktörleri, iyi yıldızları var ve yarı finale yükselmeleri hiç de şaşırtıcı olmaz. Herkes çok hızlı olan ve takım arkadaşlarını toplarla besleyecek olan Arda Güler'den bahsediyor ama Kenan Yıldız... o tam bir 'oyuncu'! Ondan beklentim çok büyük. (Türkiye ilk maçını Avustralya ile oynadı, mağlup oldu ancak Kenan Yıldız sakatlığının ardından sahaya döndü, ikinci yarıda oyuna girdi ve tüm futbol otoritelerine göre sahanın en iyisiydi). Grubu geçeceklerine inanıyorum, biraz da şansla daha yukarılara gidebilirler çünkü iyi futbol oynuyorlar“ Peki Adamo maçları nerede takip edecek? Röportajını o bilindik Üsküp ruhuyla sonlandırıyor: „Dostlarla, arkadaşlarla 'Kay Iko'da (İko'nun Yeri) toplanacağız; sosyalleşeceğiz, tartışacağız... Maçlar geç saatte ya da sabahın çok erken saatlerinde. Sabah erken olanları ise her halükârda sıcak birer simit-poğaça ile karşılayacağız.“ Hüsamettin Gina    
Vardar ve Hertha Berlin'in eski genç futbolcusu Adamo Vata, Liriya İlköğretim Okulu'nun kapalı spor salonundaki (balon-salon) otantik atmosferde, onlarca yıl süren sessizliğini bozarak içini „Yeniden Birlik“e döküyor. Prosineçki ve Boban'lı ellerden çalınan Yugoslavya milli takımı rüyasına dair duygusal anılarından yola çıkan deneyimli futbol adamı; günümüzün paslanmış altyapı sistemini, sahte menajerleri ve „TikTok jenerasyonu“nun alışkanlıklarına karşı yürütülen mücadeleyi tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

Futbol bazen insana acımasız davranabilir ama güçlü karakterli insanlar pes etmez; ne yapıp eder yeşil sahalara geri döner ve doğruları açık açık insanın yüzüne söyler. Üsküp temsilcisi Vardar ile Almanya'nın Hertha Berlin takımının eski büyük yeteneği olan ve kariyeri henüz 20 yaşında diyabet sebebiyle erkenden noktalanan Adamo Vata, tam da böyle bir isim. Bugün „Liriya“ futbol okulunda deneyimli bir antrenör olarak görev yapan Vata; Makedon altyapı sporundaki yaraları, ailelerin baskısını, sahte menajerleri ve Dünya Kupası'ndan beklentilerini açık yüreklilikle „Yeniden Birlik“ portalına anlatıyor.

20 Yaşında Sönen Bir Kader: Vardar'dan Hertha Formasına

Adamo ile sohbetimize, o dönem futbolun devlerinden olan Vardar'ın altyapısında, 1978 yılına uzanan ilk adımlarıyla başladık. O günlerde rekabetin acımasız olduğunu hatırlatıyor: „Vardar'da oynamak son derece zordu. Makedonya'nın dört bir yanından çocuklar geliyordu, sürekli bir eleme ve seçme vardı. Benim şansım ise orada kalmayı başarmak oldu.“ Ardından Vardar'ın, tecrübe kazanmaları için en umut vadeden genç oyuncularını gönderdiği Üsküp kulüpleri Sloga ve Metalurg'da gelişim dönemi gelmiş.

Yeteneği kısa sürede sınırların ötesinde de dikkat çekince, o dönem Üçüncü Lig'de mücadele eden Almanya'nın köklü kulübü Hertha Berlin ile sözleşme imzalamış. Ancak tam takımda kalıcı bir yer edinecekken kader sağlığıyla oynamış. İlk belirtiler baş göstermiş, şeker teşhisi konmuş ve insülin tedavisine başlamak zorunda kalmış. Henüz 20 yaşında olan Adamo, futbolu bırakıp evine dönmek zorunda kalmış.

Vardar Yönetimi Yugoslavya Rüyasını Nasıl Çaldı?

Gençlik yıllarının en dramatik ve en acı verici anlarından biri, daha sonra dünya futbolunun zirvesine yerleşecek olan eski Yugoslavya Genç Milli Takımı'na seçilmesiyle ilgili uğradığı haksızlıktır. Robert Prosineçki, Zvonimir Boban ve Robert Yarni gibi efsanelerle yan yana oynaması için doğrudan kendi adına bir davetiye gelmiş. Ancak Vardar Kulübü'nün yönetim yapıları farklı bir karar almış.

„Vardar'da gitmeme izin vermediler, benim yerime dönemin yönetimine yakın başka birini gönderdiler. Hem Vardar'a hem milli takıma ama en çok da bana zarar verdiler. Yine de ilahi adalet acı bir şekilde tecelli etti; o çocuğu, davetiye onun adına olmadığı için aynı uçakla geri gönderdiler“ diyerek o günleri sitemle hatırlıyor Adamo. Sporu bugün bile kemiren kulüp içi „torpil ve tanıdık“ ilişkilerinden duyulan bu hayal kırıklığı, sağlık sorunlarıyla yüzleşmeden önce onun tepki göstererek Almanya'ya gitmesine neden olan temel kıvılcım olmuş.

Sporda Siyasileşme, Masar Omeragić ve Prof. Dr. Metin Dalip'in Vizyonu

Makedonya futbolundaki sorunların kökeninden bahsederken Adamo, her şeyin en tepeden, yani Makedonya Futbol Federasyonu'ndan (FFM) başlayıp kulüplere kadar indiğini açıkça belirtiyor. Adamo Vata, eski futbolcu şimdi Masar Omeragić'in (Makedonya Futbol Federasyonu Başkanı) girişimini kamuoyunda açıkça destekliyor ancak ilerlemeyi engelleyen sistemsel eksikliğe dikkat çekiyor.

„Örneğin Masar Omeragić olumlu bir şeyler yapmak istiyor; iyi bir insan, futbol oynamış, bu işten anlıyor ve geleneği biliyor. Fakat sorun şu ki, etrafında iyi bir insan kaynağı yok, kısacası bu tür profiller eksik. Futbolun mutfağını ve çocuklarla çalışmayı gerçekten bilenler buradan kaçıyor. İster VMRO, ister DUI, ister VLEN olsun, her şey siyasi bir renge bürünmüş durumda. Kaliteli kadrolar bir kenara itiliyor“ diyerek hayal kırıklığını dile getiriyor Adamo.

Makedonya'da şu anda bilgisini özgürce aktarmasına izin verilen bir uzmanı neredeyse tanımadığını, belirten Adamo istisnaların da olduğunun altını çiziyor: „Gerçekten işi bilen ve fark yaratabilecek tek bir adam tanıyorum ama onun da işini sonuna kadar yapmasına izin vermiyorlar. O kişi Metin'dir (Prof. Dr. Metin Dalip). Elbette Erkan Musliu var, üniversite mezuniyeti olan, eğitimli ve çocukları doğru yönlendirmeye hazır daha birçok genç eğitmenimiz var. Ancak bizdeki sorun, lisansların beş günde alınması. Bir gecede 'sözde antrenör' olunuyor, bu yüzden de futbolda hiçbir başarımız yok.“

„Liriya“daki Süreç: Birinci Sınıftan Üçüncü Sınıfa Kadar En Küçüklerle Çalışma

Bugün Adamo Vata, zengin uluslararası ve yerel deneyimini, futbolun en hassas dönemi olan altyapıya, yani bölgedeki en küçük çocuklara odaklanan „Liriya“ futbol okulunda uyguluyor. Kendisi gibi hukukçu olan ve metodolojiyi çok iyi bilen okul başkanı Hirmet Sabedini ile birlikte haftada dört kez çalışıyorlar.

„Liriya'da net bir şekilde bölünmüş üç grubumuz var; bunlar birinci, ikinci ve üçüncü sınıf (6 ila 8/9 yaş arası) çocukları kapsıyor. Ben sadece onlarla çalışıyorum. Şuradan buradan çocuk toplamıyoruz, sadece çevre mahallelerin çocuklarını bir araya getiriyoruz. Gerçekten çok sayıda ve son derece iyi çocuklarımız var ancak okullardaki öğretmenler beden eğitimi açısından onlarla zayıf çalışıyorlar. Çocukları her gün aynı şeyi yapmaya –sadece futbol ya da sadece voleybol oynamaya– bırakamazsınız. Birinci sınıftan üçüncü sınıfa kadar olan bu yaş grubundaki çocukların her şeyden geçmesi gerekir: jimnastik, atletizm... Ancak bunlardan sonra biz yetişkinler olarak o çocuğun en çok hangi spora yatkın olduğunu değerlendirebiliriz. Bakın, burada bir güreş (pelivan) kulübümüz de var, amacımız sağlıklı bir sistemle onları doğru şekilde yönlendirmek“ şeklinde süreci açıklıyor Vata.

Şkupi Akademisi'ne Eleştiri: Çocukların Gelişiminden Önce Aidatlar Geliyor

„Liriya“daki titiz çalışmanın tam aksine Adamo, büyük gençlik merkezlerine, özellikle de Şkupi Akademisi'ne sert eleştiriler yöneltiyor.

„Örnek olarak en büyük kulübümüz olan Çayır okulunu, Şkupi Akademisi'ni alacağım; içerisi adeta paslanmış durumda. Orada sadece para kazanmaya, küçük paralara bakıyorlar. Aidat ödeyen küçük çocuklarla çalışıyorlar ancak onlar gibi büyük bir kulüp bu şekilde işlememeli. Küçük çocukların Şkupi'de oynama arzusu çok büyük ama orada tam 500 çocuk var! Sırf aidat toplamak adına bu kadar çocuk bir araya getiriliyor. Bir grupta maksimum sayı, planı, programı ve malzemesi olan bir antrenör eşliğinde 20 çocuk olmalıdır. 8 yaşındaki bu küçük çocuklara taktik dayatılmaz, o yöntem çoktan öldü. Onların eğlenmeye ve oynamaya ihtiyacı var; çalışırken kendilerini mutlu hissetmeliler ki antrenman bittiğinde yarın yine sevinçle gelmek istesinler“ diye ekliyor Adamo Vata.

Ailelere Uyarı: Sahte Futbol Menajerlerinden Uzak Durun

Adamo Vata, sosyal medya paylaşımları aracılığıyla ailelere, çocuklarını kimin ellerine bıraktıklarına çok dikkat etmeleri konusunda sürekli çağrıda bulunuyor. Ailelerin hayallerinden kâr elde etmek amacıyla yurt dışında hızlı kariyer vaat eden manipülatörlerin ve sözde menajerlerin türediği konusunda uyarıyor.

„'Onu oraya götüreceğim, bunu yapacağım' diye söz veren çeşitli manipülatör var ama bunların hepsi yalan. Ebeveynler o öğretmenin veya antrenörün kim olduğuna, zanaatından anlayıp anlamadığına bakmalıdır. Ayrıca kanunen, 16 yaşına kadar ebeveyn dışında hiç kimsenin bir çocuğun menajeri olmaya hakkı yoktur! İnsanları Arsenal, Milan veya Barcelona ile bağlantılı olduğu iddia edilen pahalı kamplara para ödemeleri için kandırıyorlar ve günün sonunda hiçbir şey olmuyor“ diyerek gerçeği ifşa ediyor Vata.

Titiz çalışmaya parlak bir örnek olarak, meslektaşı Hirmet Sabedini'nin bugünkü milli futbolcu Elif Elmas'ı tam dört yıl boyunca nasıl çalıştırdığını ve adeta sıfırdan var ettiğini hatırlatıyor; başarının hızlı ve pahalı vaatlerle değil, yerli sahada doğru çalışmayla geldiğini kanıtlıyor.

Gerçek Profesyonelliğe Giden Yol: İstanbul Akademilerinin Kaçınılmazlığı

Çocuklarının ne pahasına olursa olsun yeni birer spor mega starı olmasını bekleyen ailelere nasıl bir mesaj göndereceği sorulduğunda Adamo kısa bir yanıt veriyor: „Çocukları rahat bırakın, onlar daha çok küçük!“ Makedonya'da ligin ve altyapı tabanının çok düşük seviyede olması nedeniyle ilerlemenin son derece zor olduğunu gerçekçi bir dille kabul ediyor.

„Eğer bir çocuk gerçekten ekstra bir klasa sahipse, tek kurtuluş yolu onu örneğin İstanbul'daki akademilere –Beşiktaş, Galatasaray veya Samsunspor'a– götürmektir. Orada işler tamamen başka bir seviyede yürüyor“ diye açıklıyor Adamo Vata. Geçen yıl Şkupi'den bir grup çocukla Antalya'da bulundukları ve yabancı gözlemcilerin (scout) bizim futbol yeteneklerimize hemen ilgi gösterdiği bir deneyimi paylaşıyor. Ancak ne yazık ki bizim kulüp yöneticilerimizin uzun vadeli bir vizyonu yok: „Onlar bir felaket, uzun vadeli düşünmüyorlar; sadece şu an hızlıca nakit para kazanmak istiyorlar, o kadar!“

„TikTok Alışkanlıkları“ ile Mücadele ve Okulda Başarı Şartı

Futbol becerilerinin yanı sıra Adamo, modern çağın kötü alışkanlıklarını ortadan kaldırmak için okulunda sıkı bir spor dışı disiplin uyguluyor. Bugün en büyük savaş, sosyal medyaya ve gençlerdeki uyku eksikliğine karşı veriliyor.

„Çocuklar antrenmana kafalarında 'TikTok' ile geliyorlar. Gece yarısı saat ikiye kadar uyanık kalıyorlar, cips yiyorlar, telefonlarında video izliyorlar; sabah ise mideleri boş, şekerleri düşmüş oluyor. Sahada vücutları adeta yardım için yalvarıyor. Bu, antrenmanın ağır olmasından değil, kötü alışkanlıklardan kaynaklanıyor! Antrenman hazırlık gerektirir, bir ceza değildir. Spor can yakmaz ama uykusuz geceler ve kötü beslenme can yakar“ diye uyarıda bulunuyor.

Vata, ailelerle sürekli konuştuğunu ve çocukların en geç saat 21:00'de yatakta olmalarını, telefonların ise bir kenara kaldırılmasını talep ettiğini vurguluyor. Yine de onun temel şartı eğitim: „Her şeyden önce okulda iyi birer öğrenci olmak zorundalar. Beni en çok ilgilendiren şey bu. Eğer biri derslerine iyi çalışmıyorsa sahada ona ihtiyacım yok. Çocuklar 14 yaşına geldiklerinde profesyonel olabilmek için zaten pek çok şeyden vazgeçmek zorundalar; yemelerine, içmelerine, uykularına dikkat etmeliler. İşte bu yüzden Metin (Prof. Dr. Metin Dalip) burada; çocukların doğru gelişimi için gerekli tüm spor analizlerini ve yapılması gereken her şeyi o üstlenebilir.“

Dünya Kupası Analizi: İspanya Total Oynuyor, Türkiye'nin Kozu Yıldız

Sohbetimizin sonunda Adamo ile en güncel konuya, yani Dünya Kupası'na geçiş yapıyoruz. Belirgin bir favorisi olmadığını söylese de sempatisi “tika-taka (кısa, hızlı ve isabetli paslarla karakterize edilen bir futbol oyun tarzı)” futbol tarzına yönelik.

„İspanya ve İngiltere'nin oyununu izliyorum. Brezilya ve Arjantin de her zaman iyidir ama İspanya harika oynuyor. Bu, Ajax ve Johan Cruyff'un Barselona'dayken bıraktığı o ekolden kalan bir şey; tika-taka, çok hoşuma giden bir total futbol“ diye analiz ediyor Vata; Mbappe veya Vinicius Junior'ın maçlara damga vurmasını beklerken, Afrika ve Asya takımlarından Mısır, Fas, Japonya ve Güney Kore'de güzel bireysel kaliteler öne çıkarıyor.

Yine de kalbindeki asıl favorisi, özellikle 24 yıllık turnuva hasretinin ardından çok sevdiği Türkiye milli takımı: „Onların taraftarıyım! Harika bir teknik direktörleri, iyi yıldızları var ve yarı finale yükselmeleri hiç de şaşırtıcı olmaz. Herkes çok hızlı olan ve takım arkadaşlarını toplarla besleyecek olan Arda Güler'den bahsediyor ama Kenan Yıldız... o tam bir 'oyuncu'! Ondan beklentim çok büyük. (Türkiye ilk maçını Avustralya ile oynadı, mağlup oldu ancak Kenan Yıldız sakatlığının ardından sahaya döndü, ikinci yarıda oyuna girdi ve tüm futbol otoritelerine göre sahanın en iyisiydi). Grubu geçeceklerine inanıyorum, biraz da şansla daha yukarılara gidebilirler çünkü iyi futbol oynuyorlar“

Peki Adamo maçları nerede takip edecek? Röportajını o bilindik Üsküp ruhuyla sonlandırıyor: „Dostlarla, arkadaşlarla 'Kay Iko'da (İko'nun Yeri) toplanacağız; sosyalleşeceğiz, tartışacağız... Maçlar geç saatte ya da sabahın çok erken saatlerinde. Sabah erken olanları ise her halükârda sıcak birer simit-poğaça ile karşılayacağız.“

Hüsamettin Gina

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.