Hedef FUEN’e asil üyelik! Şeval Nuredin Strasbourg ziyaretini anlatıyor

Siyaset 51 kez okundu.
 

Hedef FUEN’e asil üyelik! Şeval Nuredin Strasbourg ziyaretini anlatıyor

Avrupa Parlamentosu Azınlıklar Komisyonu'nda Makedonya Türkleri'ni ilk kez tek başına temsil eden Türk Demokratik Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şeval Nuredin; Strasbourg temaslarının perde arkasını, Türk azınlığın eğitim ve temsil sorunlarına yönelik Avrupalı vekillerden aldığı geri dönüşleri ve önümüzdeki dönemin en stratejik hamlesi olan asil üyelik yol haritasını tüm detaylarıyla Yeni Birlik’e paylaşıyor.
Strasbourg. Avrupa Parlamentosu'nun koridorları. O gün orada bir ilk yaşanıyor. Bu yıl Avrupa Parlamentosu'nun azınlıklar komisyonuna davet edilen sadece iki ülke vardı: Kuzey Makedonya ve Kosova.  Kuzey Makedonya'yı temsilen gelen isim ise Türk Demokratik Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şeval Nuredin oldu. Makedonya Türkleri, ilk kez tek başına bir Avrupa Parlamentosu komisyonunda sesini duyurdu. Yıllardır süren diplomatik temasların meyvesi olan bu ziyaretin ardından Şeval Nuredin, Yeni Birlik Haber Sitesi'ne özel açıklamalarda bulundu. FUEN ve TAG yapılarını anlattı, Strasbourg'daki izlenimlerini paylaştı, Makedonya Türkleri'nin sorunlarını ve avantajlarını masaya yatırdı. En önemlisi de önümüzdeki hedefi net bir şekilde ortaya koydu: "FUEN'e üye olursak... Büyük adımların yeni bir başlangıcı olur" İşte o özel röportajın tamamı… FUEN VE TAG - BU NASIL BİR YAPI? Şeval Nuredin, özel mülakatta önce bu toplantıya ev sahipliği yapan yapıları anlatarak başlıyor. FUEN ve TAG... Belki birçok okur için yeni isimler. Ama Avrupa'nın azınlık haritasında yıllardır var olan, sessiz sedasız çalışan iki önemli platform. "FUEN'in İngilizcesi Federal Union of European Nationalities. Yani Avrupa Milli Azınlıklar Federal Birliği. Bundan uzun yıllar önce Avrupa Parlamentosu'ndan birkaç tane milletvekili, azınlık olan milletvekilleri kendi bölgelerinde yaşadıkları sorunları nasıl Avrupa Birliği platformuna aktarabiliriz diye bir STK kurmuşlar. İşte o STK'nın adı FUEN” FUEN'in bu şemsiyesi altında zamanla farklı azınlık grupları kendi örgütlenmelerini kurmaya başladı. İşte onlardan biri de TAG'dı. Şeval TAG’a da değiniyor. “TAG ise onun altında kurulan Türk Azınlıklar Grubu. Batı Trakya Türkleri'nin öncülüğünde kuruldu. Kırım'dan Gagavuzya'ya, Kosova'dan Romanya'ya kadar tüm Balkan ve Avrupa Türkleri bu platformda bir araya geliyor. Ben bu yapıyla 2018'de tanıştım. İlk toplantımız İzmir'deydi. Ardından Gagavuzya, Berlin, Varna... Geçen yıl 10. buluşmamızı Ankara'da yaptık. TAG'ın içinde hem siyasi partiler var hem STK'lar var hem farklı kurumlar" NEDEN STRASBOURG? "BİZİ DAVET ETTİLER" Peki bu büyük yapı içinde Strasbourg'daki o kritik toplantıya TDP nasıl çağrıldı? Nuredin, bunun bir aylık değil, yıllar süren bir emeğin sonucu olduğunu söylüyor. "FUEN'in bünyesindeki Avrupa Parlamentosu Azınlıklar Komisyonu, her yıl sadece iki azınlık ülkeyi davet edebiliyor. Bu yıl gündemdeMakedonya ve Kosova Türkleri vardı. Geçen yıl Ukrayna'daki Tatar Türkleri çağrılmıştı, ondan önce Ahıska Türkleri. Bir sonraki yıl belki Romanya Türkleri gidecek.Bu yıl sıra bize geldi. Ve biz o davet üzerine gittik. Makedonya Türkleri olarak ilk kez resmen bir Avrupa Parlamentosu komisyonunda tek başımıza bir oturum yapıldı. Bu bir dönüm noktası." SALONDA NELER ANLATTI? "EĞİTİMİMİZ ŞAŞIRTTI" Strasbourg'daki salonda oturan milletvekilleri, farklı ülkelerden gelen azınlık temsilcileri. Kimisi bölgeyi iyi tanıyor, kimisi ilk kez duyuyor. Şeval Nuredin, konuşmasını en çok eğitim üzerine kuruyor. "Toplantıda özellikle eğitim konusuna vurgu yaptım. Onlara şunu anlattım: Kuzey Makedonya'da ana okuldan üniversiteye kadar Türkçe eğitim veren devlet okulları var. Bunu duyan bazı milletvekilleri gerçekten şaşırdı. Bilmiyorlarmış. O gün orada öğrendiler” Ancak her iyi haberin ardında çözüm bekleyen sorunlar da var, diyor Şeval Nuredin. “Ama ardından kadro sorunlarından, sınıfların açılıp kapanmasıyla ilgili sıkıntılardan bahsettim. Azınlıklar komisyonu olarak 'size nasıl yardım edebiliriz' diye sordular. Erasmus+ projelerini çoğaltarak öğretmenlerimizin kapasitesini artırabileceğimiz konuşuldu." Salonda bir başka tanıdık yüz daha var: Bulgaristan Türkü milletvekili İlhan Küçük. O zaten Makedonya Türkleri'ni biliyor. Hatta toplantıdan sonra Nuredin ve beraberindeki heyete AP binasını gezdiriyor, kısa bir görüşme yapıyorlar. Görüşmede son bir yıl içerisinde Makedonya geneldeki durumları, siyasi gelişmeleri değerlendiriyorlar. Ayrıca Makedonya Türkleri'ne de özel parantez açılıyor. MAKEDONYA TÜRKLERİ AVANTAJLI MI? "EVET AMA YETERLİ DEĞİL" Makedonya Türkleri, Balkan'daki diğer Türk topluluklarına göre nerede? Şeval Nuredin toplantıda şunların altını çiziyor.  "Onlara dedim ki: Makedonya Türkleri, birçok Balkan ülkesindeki soydaşlarına göre bazı haklar açısından daha avantajlı bir noktada. Örneğin, Türkçe eğitim hakkımız var. Bir devlet tiyatromuz var. Makedonya Türk Sivil Toplum Teşkilatları Birliği gibi bir çatı kuruluşumuz var. Bulgaristan'daki Türklerin böyle çatı kuruluşlar kurması çok daha zor mesela. MATTO gibi bir ekonomi kurumumuz var” Ancak Şeval Nuredin, bu avantajların bir teselli olmadığının da dile getiriyor. “Ama bu, sorunlarımız olmadığı anlamına gelmez dedim. Kadro sorunları var, temsil sorunu var. Biz onlara göre avantajlıyız, ama yeterli değil. Hâlâ aşmamız gereken çok engel var." EN BÜYÜK HEDEF "FUEN'E ASİL ÜYELİK" Peki bundan sonra ne olacak? Strasbourg sadece bir başlangıç. Nuredin, asıl hedefin çok daha büyük olduğunu söylüyor. Artık davet edilen değil, davet eden ve her zaman masada olan taraf olmak istiyorlar. "Şimdiye kadar TAG'a üyeydik. Yani Türk Azınlıklar Grubu'na. Ama bundan sonraki hedefimiz FUEN'e asil üye olmak. Başvurumuzu önümüzdeki bir yıl içinde hazırlayıp ileteceğiz. Bir yıl içinde incelenip kabul edilirse, artık yılda iki üç ülkenin davet edildiği özel oturumları beklemek zorunda kalmayacağız” Peki bu üyelik neyi değiştirecekti? Şeval Nuredin, somut bir örnekle anlattı. “Kendi isteğimizle AP'nin tüm azınlık oturumlarına katılabileceğiz. Mesela ülkemizde son bir yıldır tartışılan tek seçim birimi gibi yasalar var. Bu yasaların Türkler açısından yarattığı sorunları hemen orada söz alıp anlatabileceğiz. İşte bu çok önemli." "ARADAKİ FARK DÜZEN VE KOORDİNASYON" Nuredin, yıllardır Makedonya kurumlarının içinde. Bir bakanlıkta, bir belediyede, bir meclis koridorunda nasıl işlediğini biliyor. Ama Strasbourg farklı. Oradaki işleyişle buradaki işleyiş arasında ne fark var diye soruyoruz? Nuredin'in cevabı hem kısa hem de çok şey anlatıyor. "Aradaki fark düzen ve koordinasyon diyeyim. Daha düzenli, bilgilerin daha çabuk ulaşıp birbirine geldiği bir yer." Ve sonra yine tekrarlıyor: "Büyük adımların yeni başlangıcı olacak. FUEN'e üye olursak... FUEN'e üye olursak... Büyük adımların yeni bir başlangıcı." Bu cümleyi iki kere tekrarlıyor Şeval. Çünkü FUEN üyeliği sadece bir statü değil; Makedonya Türkleri'nin sorunlarını artık davet beklemeden, her zaman, her platformda dile getirebilmenin anahtarı. Peki ya diğer uluslararası platformlar? AGİT, Avrupa Konseyi, UNESCO? Şeval Nuredin, bunu da cevapladı.  "Partimiz yıllardır bu kurumlarla iş birliğini devam ettiriyor. Özellikle seçim öncesi ve sonrası dönemlerde iletişimimiz hep oldu. Benim asıl yoğunlaştığım alan ise farklı bölgelerdeki Türk azınlıklarıyla bir araya gelmek. Dünyanın neresinde olursa olsun bir Türk'ün son bir yıl içinde nasıl yaşadığını, ne tür zorluklarla karşılaştığını görmek ve ona fayda olabilecek fikirleri paylaşmak istiyorum. Türkler arasındaki desteğin artmasını planlıyorum." GENÇLERE SESLENİŞ Söz gençlere geldiğinde Şeval Nuredin'in sesi daha da içtenleşiyor. "Gençlere şunu söylüyorum: Kendinizi geliştirin. İnisiyatif almaktan korkmayın. Bazı olayların başkası tarafından yapılmasını beklerseniz, o olaylar asla olmaz. Birlik ve beraberlik sadece ülkemizin sınırları içinde değil, uluslararası her platformda olmalı. FUEN işte bu yolun sadece başlangıcı. İlk adımı attık” SÜRPRİZ DUYURU Konuşmanın sonunda Nuredin, önemli bir duyuru yapıyor. Ekim 2026, Üsküp. "12-15 Ekim 2026 tarihlerinde TAG'ın yıllık toplantısına Makedonya ev sahipliği yapacak. Yaklaşık 15 ila 20 ülkeden Türk azınlık temsilcilerini Üsküp'te ağırlayacağız. Kafkaslar'dan Balkanlar'a kadar bütün Türk dünyası burada buluşacak” Ve ekledi: “Onlara Makedonya Türklerinin nasıl yaşadığını, nasıl eğitim gördüğünü, siyasette nerede olduğunu, kamuda nasıl temsil edildiğini, ekonomiye nasıl katkı verdiğini yerinde göstereceğiz. Bu sadece bir toplantı değil, aynı zamanda bir tanıtım seferberliği. Şimdiden herkesi bu buluşmaya çağırıyorum." SON SÖZ: BİR BAŞLANGIÇ Şeval Nuredin, Strasbourg'dan dönerken valizinde sadece bir toplantı notu değil, aynı zamanda bir üyelik başvurusu taslağı, bir ev sahipliği takvimi ve bir umut taşıyor. Ekim 2026'da Üsküp'te, tüm Türk dünyası ağırlanacak. Ama Şevval Nuredin'e göre asıl ağırlanması gereken, Makedonya Türkleri'nin yıllardır taşıdığı davadır. H.Gina
Avrupa Parlamentosu Azınlıklar Komisyonu'nda Makedonya Türkleri'ni ilk kez tek başına temsil eden Türk Demokratik Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şeval Nuredin; Strasbourg temaslarının perde arkasını, Türk azınlığın eğitim ve temsil sorunlarına yönelik Avrupalı vekillerden aldığı geri dönüşleri ve önümüzdeki dönemin en stratejik hamlesi olan asil üyelik yol haritasını tüm detaylarıyla Yeni Birlik’e paylaşıyor.

Strasbourg. Avrupa Parlamentosu'nun koridorları. O gün orada bir ilk yaşanıyor. Bu yıl Avrupa Parlamentosu'nun azınlıklar komisyonuna davet edilen sadece iki ülke vardı: Kuzey Makedonya ve Kosova. 

Kuzey Makedonya'yı temsilen gelen isim ise Türk Demokratik Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şeval Nuredin oldu. Makedonya Türkleri, ilk kez tek başına bir Avrupa Parlamentosu komisyonunda sesini duyurdu.

Yıllardır süren diplomatik temasların meyvesi olan bu ziyaretin ardından Şeval Nuredin, Yeni Birlik Haber Sitesi'ne özel açıklamalarda bulundu. FUEN ve TAG yapılarını anlattı, Strasbourg'daki izlenimlerini paylaştı, Makedonya Türkleri'nin sorunlarını ve avantajlarını masaya yatırdı. En önemlisi de önümüzdeki hedefi net bir şekilde ortaya koydu:

"FUEN'e üye olursak... Büyük adımların yeni bir başlangıcı olur"

İşte o özel röportajın tamamı…

FUEN VE TAG - BU NASIL BİR YAPI?

Şeval Nuredin, özel mülakatta önce bu toplantıya ev sahipliği yapan yapıları anlatarak başlıyor. FUEN ve TAG... Belki birçok okur için yeni isimler. Ama Avrupa'nın azınlık haritasında yıllardır var olan, sessiz sedasız çalışan iki önemli platform.

"FUEN'in İngilizcesi Federal Union of European Nationalities. Yani Avrupa Milli Azınlıklar Federal Birliği. Bundan uzun yıllar önce Avrupa Parlamentosu'ndan birkaç tane milletvekili, azınlık olan milletvekilleri kendi bölgelerinde yaşadıkları sorunları nasıl Avrupa Birliği platformuna aktarabiliriz diye bir STK kurmuşlar. İşte o STK'nın adı FUEN”

FUEN'in bu şemsiyesi altında zamanla farklı azınlık grupları kendi örgütlenmelerini kurmaya başladı. İşte onlardan biri de TAG'dı. Şeval TAG’a da değiniyor.

TAG ise onun altında kurulan Türk Azınlıklar Grubu. Batı Trakya Türkleri'nin öncülüğünde kuruldu. Kırım'dan Gagavuzya'ya, Kosova'dan Romanya'ya kadar tüm Balkan ve Avrupa Türkleri bu platformda bir araya geliyor. Ben bu yapıyla 2018'de tanıştım. İlk toplantımız İzmir'deydi. Ardından Gagavuzya, Berlin, Varna... Geçen yıl 10. buluşmamızı Ankara'da yaptık. TAG'ın içinde hem siyasi partiler var hem STK'lar var hem farklı kurumlar"

NEDEN STRASBOURG? "BİZİ DAVET ETTİLER"

Peki bu büyük yapı içinde Strasbourg'daki o kritik toplantıya TDP nasıl çağrıldı? Nuredin, bunun bir aylık değil, yıllar süren bir emeğin sonucu olduğunu söylüyor.

"FUEN'in bünyesindeki Avrupa Parlamentosu Azınlıklar Komisyonu, her yıl sadece iki azınlık ülkeyi davet edebiliyor. Bu yıl gündemdeMakedonya ve Kosova Türkleri vardı. Geçen yıl Ukrayna'daki Tatar Türkleri çağrılmıştı, ondan önce Ahıska Türkleri. Bir sonraki yıl belki Romanya Türkleri gidecek.Bu yıl sıra bize geldi. Ve biz o davet üzerine gittik. Makedonya Türkleri olarak ilk kez resmen bir Avrupa Parlamentosu komisyonunda tek başımıza bir oturum yapıldı. Bu bir dönüm noktası."

SALONDA NELER ANLATTI? "EĞİTİMİMİZ ŞAŞIRTTI"

Strasbourg'daki salonda oturan milletvekilleri, farklı ülkelerden gelen azınlık temsilcileri. Kimisi bölgeyi iyi tanıyor, kimisi ilk kez duyuyor. Şeval Nuredin, konuşmasını en çok eğitim üzerine kuruyor.

"Toplantıda özellikle eğitim konusuna vurgu yaptım. Onlara şunu anlattım: Kuzey Makedonya'da ana okuldan üniversiteye kadar Türkçe eğitim veren devlet okulları var. Bunu duyan bazı milletvekilleri gerçekten şaşırdı. Bilmiyorlarmış. O gün orada öğrendiler”

Ancak her iyi haberin ardında çözüm bekleyen sorunlar da var, diyor Şeval Nuredin.

“Ama ardından kadro sorunlarından, sınıfların açılıp kapanmasıyla ilgili sıkıntılardan bahsettim. Azınlıklar komisyonu olarak 'size nasıl yardım edebiliriz' diye sordular. Erasmus+ projelerini çoğaltarak öğretmenlerimizin kapasitesini artırabileceğimiz konuşuldu."

Salonda bir başka tanıdık yüz daha var: Bulgaristan Türkü milletvekili İlhan Küçük. O zaten Makedonya Türkleri'ni biliyor. Hatta toplantıdan sonra Nuredin ve beraberindeki heyete AP binasını gezdiriyor, kısa bir görüşme yapıyorlar. Görüşmede son bir yıl içerisinde Makedonya geneldeki durumları, siyasi gelişmeleri değerlendiriyorlar. Ayrıca Makedonya Türkleri'ne de özel parantez açılıyor.

MAKEDONYA TÜRKLERİ AVANTAJLI MI? "EVET AMA YETERLİ DEĞİL"

Makedonya Türkleri, Balkan'daki diğer Türk topluluklarına göre nerede? Şeval Nuredin toplantıda şunların altını çiziyor. 

"Onlara dedim ki: Makedonya Türkleri, birçok Balkan ülkesindeki soydaşlarına göre bazı haklar açısından daha avantajlı bir noktada. Örneğin, Türkçe eğitim hakkımız var. Bir devlet tiyatromuz var. Makedonya Türk Sivil Toplum Teşkilatları Birliği gibi bir çatı kuruluşumuz var. Bulgaristan'daki Türklerin böyle çatı kuruluşlar kurması çok daha zor mesela. MATTO gibi bir ekonomi kurumumuz var”

Ancak Şeval Nuredin, bu avantajların bir teselli olmadığının da dile getiriyor.

“Ama bu, sorunlarımız olmadığı anlamına gelmez dedim. Kadro sorunları var, temsil sorunu var. Biz onlara göre avantajlıyız, ama yeterli değil. Hâlâ aşmamız gereken çok engel var."

EN BÜYÜK HEDEF "FUEN'E ASİL ÜYELİK"

Peki bundan sonra ne olacak? Strasbourg sadece bir başlangıç. Nuredin, asıl hedefin çok daha büyük olduğunu söylüyor. Artık davet edilen değil, davet eden ve her zaman masada olan taraf olmak istiyorlar.

"Şimdiye kadar TAG'a üyeydik. Yani Türk Azınlıklar Grubu'na. Ama bundan sonraki hedefimiz FUEN'e asil üye olmak. Başvurumuzu önümüzdeki bir yıl içinde hazırlayıp ileteceğiz. Bir yıl içinde incelenip kabul edilirse, artık yılda iki üç ülkenin davet edildiği özel oturumları beklemek zorunda kalmayacağız”

Peki bu üyelik neyi değiştirecekti? Şeval Nuredin, somut bir örnekle anlattı.

“Kendi isteğimizle AP'nin tüm azınlık oturumlarına katılabileceğiz. Mesela ülkemizde son bir yıldır tartışılan tek seçim birimi gibi yasalar var. Bu yasaların Türkler açısından yarattığı sorunları hemen orada söz alıp anlatabileceğiz. İşte bu çok önemli."

"ARADAKİ FARK DÜZEN VE KOORDİNASYON"

Nuredin, yıllardır Makedonya kurumlarının içinde. Bir bakanlıkta, bir belediyede, bir meclis koridorunda nasıl işlediğini biliyor. Ama Strasbourg farklı. Oradaki işleyişle buradaki işleyiş arasında ne fark var diye soruyoruz? Nuredin'in cevabı hem kısa hem de çok şey anlatıyor.

"Aradaki fark düzen ve koordinasyon diyeyim. Daha düzenli, bilgilerin daha çabuk ulaşıp birbirine geldiği bir yer."

Ve sonra yine tekrarlıyor:

"Büyük adımların yeni başlangıcı olacak. FUEN'e üye olursak... FUEN'e üye olursak... Büyük adımların yeni bir başlangıcı."

Bu cümleyi iki kere tekrarlıyor Şeval. Çünkü FUEN üyeliği sadece bir statü değil; Makedonya Türkleri'nin sorunlarını artık davet beklemeden, her zaman, her platformda dile getirebilmenin anahtarı.

Peki ya diğer uluslararası platformlar? AGİT, Avrupa Konseyi, UNESCO? Şeval Nuredin, bunu da cevapladı. 

"Partimiz yıllardır bu kurumlarla iş birliğini devam ettiriyor. Özellikle seçim öncesi ve sonrası dönemlerde iletişimimiz hep oldu. Benim asıl yoğunlaştığım alan ise farklı bölgelerdeki Türk azınlıklarıyla bir araya gelmek. Dünyanın neresinde olursa olsun bir Türk'ün son bir yıl içinde nasıl yaşadığını, ne tür zorluklarla karşılaştığını görmek ve ona fayda olabilecek fikirleri paylaşmak istiyorum. Türkler arasındaki desteğin artmasını planlıyorum."

GENÇLERE SESLENİŞ

Söz gençlere geldiğinde Şeval Nuredin'in sesi daha da içtenleşiyor.

"Gençlere şunu söylüyorum: Kendinizi geliştirin. İnisiyatif almaktan korkmayın. Bazı olayların başkası tarafından yapılmasını beklerseniz, o olaylar asla olmaz. Birlik ve beraberlik sadece ülkemizin sınırları içinde değil, uluslararası her platformda olmalı. FUEN işte bu yolun sadece başlangıcı. İlk adımı attık”

SÜRPRİZ DUYURU

Konuşmanın sonunda Nuredin, önemli bir duyuru yapıyor. Ekim 2026, Üsküp.

"12-15 Ekim 2026 tarihlerinde TAG'ın yıllık toplantısına Makedonya ev sahipliği yapacak. Yaklaşık 15 ila 20 ülkeden Türk azınlık temsilcilerini Üsküp'te ağırlayacağız. Kafkaslar'dan Balkanlar'a kadar bütün Türk dünyası burada buluşacak”

Ve ekledi:

“Onlara Makedonya Türklerinin nasıl yaşadığını, nasıl eğitim gördüğünü, siyasette nerede olduğunu, kamuda nasıl temsil edildiğini, ekonomiye nasıl katkı verdiğini yerinde göstereceğiz. Bu sadece bir toplantı değil, aynı zamanda bir tanıtım seferberliği. Şimdiden herkesi bu buluşmaya çağırıyorum."

SON SÖZ: BİR BAŞLANGIÇ

Şeval Nuredin, Strasbourg'dan dönerken valizinde sadece bir toplantı notu değil, aynı zamanda bir üyelik başvurusu taslağı, bir ev sahipliği takvimi ve bir umut taşıyor.

Ekim 2026'da Üsküp'te, tüm Türk dünyası ağırlanacak. Ama Şevval Nuredin'e göre asıl ağırlanması gereken, Makedonya Türkleri'nin yıllardır taşıdığı davadır.

H.Gina

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.