Avrupa Parlamentosu Raportörü Waitz'den Kuzey Makedonya için kritik uyarılar

Kuzey Makedonya 205 kez okundu.
 

Avrupa Parlamentosu Raportörü Waitz'den Kuzey Makedonya için kritik uyarılar

Taslak raporun 26 Şubat'ta sunulmasının ardından Mart-Nisan döneminde siyasi gruplarda görüşülecek. Mayıs ayında AFET Komitesi'nde oylanacak olan rapor, yaz tatilinden önce AP Genel Kurulu'nun onayına sunulacak.
Avrupa Parlamentosu'nun Kuzey Makedonya Daimi Raportörü Thomas Waitz, ülkenin Avrupa entegrasyon sürecine ilişkin hazırladığı yıllık taslak raporda, yeni jeopolitik gerçeklikte tüm siyasi aktörlerin, özellikle de hükümetin somut sonuçlar üretmesi gerektiğini vurguladı. Raporda ayrıca AB ve üye devletlerin de yükümlülüklerini yerine getirerek ülkeye aktif diplomatik destek sağlaması çağrısı yapıldı. Avusturyalı milletvekili Waitz'in hazırladığı ve 26 Şubat'ta AP Dışişleri Komitesi'nde (AFET) sunulacak olan taslak rapor, ülkenin AB yolunda karşı karşıya olduğu zorlukları mercek altına alıyor. Bu yıl ikincisi hazırlanan raporun, 2022'den bu yana AP'de kabul edilen belgelerin devamı niteliğinde olduğu belirtildi. Waitz, raporun açıklayıcı ifadelerinde, "Kuzey Makedonya şu anda katılım sürecinin durma noktasına gelmesi nedeniyle zor bir konumda bulunuyor." değerlendirmesinde bulundu. Bazı olumlu reformlara rağmen, özellikle hukukun üstünlüğü, yargı reformu ve yolsuzlukla mücadele gibi kilit alanlardaki ilerlemenin yetersiz olduğuna dikkat çekti. Bunun nedenleri arasında seçim kampanyaları, kamu yönetimindeki kapasite eksikliği ve uzun vadeli siyasi taahhüt yetersizliği gösterildi. Raporda, Bulgaristan'dan gelebilecek olası ek ikili engeller veya talepler nedeniyle anayasa değişiklikleri konusunda herhangi bir ilerleme kaydedilmediği vurgulanarak, bu kilitlenmeyi aşmak için her iki taraftan da acil siyasi irade artışı gerektiği ifade edildi. "Yeni Aciliyeti Kavrayın" Uluslararası düzendeki büyük değişimlere, özellikle Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşına ve transatlantik ittifakın geleceğine dair belirsizliklere işaret eden Waitz, Avrupa'nın birleşik kalmasının hayati önem taşıdığını belirtti. Bu jeopolitik bağlamda katılım sürecini canlandırma ve hızlandırma fırsatları doğabileceğini ancak sürecin liyakate dayalı olmaya devam edeceğini ve özellikle hukukun üstünlüğü gibi temel alanlardaki ilerlemeye sıkı sıkıya bağlı kalacağını kaydetti. Waitz, "Bu nedenle, Kuzey Makedonya'daki tüm siyasi aktörlerin, özellikle Hükümet ve iktidar çoğunluğundaki milletvekillerinin, bu yeni aciliyeti kavramaları ve bu kilit alanlarda daha fazla gecikmeden somut, inandırıcı ve samimi sonuçlar üretmeye başlamaları esastır." ifadelerini kullandı. Hukukun üstünlüğü alanındaki reformların sadece AB üyeliğine yaklaşmak için değil, aynı zamanda tüm vatandaşlara hizmet eden müreffeh ve dayanıklı bir devlet inşa etmek için de kilit önemde olduğu vurgulandı. AB'ye de Sorumluluk Düşüyor Raporda ayrıca AB ve üye devletlerin de yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiği vurgulandı. Waitz, "Ülkeyi tam olarak desteklemeli, aktif diplomatik angajman dahil olmak üzere, Kuzey Makedonya'nın kendi yükümlülüklerini yerine getirmesinde ilerlemesine ve mevcut engelleri aşmasına yardımcı olmalıyız." çağrısında bulundu. Taslak raporda ayrıca şu başlıklarda değerlendirmeler ve öneriler yer aldı: Siyasi Kriterler: Ülkenin AB üyeliğine bağlılığına tam destek ifade edilirken, anayasa değişiklikleri, yapıcı partiler arası işbirliği ve etkili parlamenter denetim dahil olmak üzere siyasi taahhüdün yenilenmesi gerektiği belirtildi. Medya ve Sivil Toplum: Medya özgürlüğü ve bağımsızlığının artırılması, dezenformasyonla mücadele ve sivil toplumun reformlara dahil edilmesi gerektiği kaydedildi. Temel Haklar: Genel çerçevenin büyük ölçüde tatmin edici olduğu, ancak toplumsal cinsiyet eşitliği, azınlık topluluklarının hakları, engelli ve LGBT bireylerin hakları konularında iyileştirmelere ihtiyaç duyulduğu ifade edildi. Hukukun Üstünlüğü: Siyasi kutuplaşma, sınırlı partiler arası işbirliği ve kurumlara olan kamu güveninin azalmasının, özellikle yargı ve yolsuzlukla mücadele alanlarındaki reformların uygulanmasını etkilemeye devam ettiği vurgulandı. Sosyo-Ekonomik Reformlar: Reform Gündemi'nin uygulanmasındaki ilk adımlar memnuniyetle karşılanırken, işgücü piyasasının harekete geçirilmesi gibi konularda ek çabalara ihtiyaç duyulduğu belirtildi. Çevre ve Enerji: Enerji yasası ile Koridor 8 ve 10'daki ilerleme takdir edilirken, ulaştırma, enerji altyapısı ve çevre mevzuatına daha fazla yatırım yapılması gerektiği kaydedildi. Dış Politika ve Bölgesel İşbirliği: Ülkenin AB dış politikasıyla uyumu ve bölgedeki yapıcı katılımı memnuniyetle karşılanırken, komşu ülkelerle diyalog ve işbirliğine tutarlı bağlılık çağrısı yapıldı. Taslak raporun 26 Şubat'ta sunulmasının ardından Mart-Nisan döneminde siyasi gruplarda görüşülecek. Mayıs ayında AFET Komitesi'nde oylanacak olan rapor, yaz tatilinden önce AP Genel Kurulu'nun onayına sunulacak. Geçtiğimiz yıl Temmuz ayında AP Genel Kurulu'nda kabul edilen ilk Waitz raporunda "Makedon kimliği ve dili" ifadesine yer verilmemişti. Waitz, oylamanın ardından yaptığı açıklamada, ülkenin bölgede lider konumda olduğunu ancak katılım sürecinin ikili anlaşmazlıklar nedeniyle haksız yere uzun süre bloke edildiğini belirterek, bunun kamuoyunda hayal kırıklığı yarattığını ifade etmişti.
Taslak raporun 26 Şubat'ta sunulmasının ardından Mart-Nisan döneminde siyasi gruplarda görüşülecek. Mayıs ayında AFET Komitesi'nde oylanacak olan rapor, yaz tatilinden önce AP Genel Kurulu'nun onayına sunulacak.

Avrupa Parlamentosu'nun Kuzey Makedonya Daimi Raportörü Thomas Waitz, ülkenin Avrupa entegrasyon sürecine ilişkin hazırladığı yıllık taslak raporda, yeni jeopolitik gerçeklikte tüm siyasi aktörlerin, özellikle de hükümetin somut sonuçlar üretmesi gerektiğini vurguladı. Raporda ayrıca AB ve üye devletlerin de yükümlülüklerini yerine getirerek ülkeye aktif diplomatik destek sağlaması çağrısı yapıldı.

Avusturyalı milletvekili Waitz'in hazırladığı ve 26 Şubat'ta AP Dışişleri Komitesi'nde (AFET) sunulacak olan taslak rapor, ülkenin AB yolunda karşı karşıya olduğu zorlukları mercek altına alıyor. Bu yıl ikincisi hazırlanan raporun, 2022'den bu yana AP'de kabul edilen belgelerin devamı niteliğinde olduğu belirtildi.

Waitz, raporun açıklayıcı ifadelerinde, "Kuzey Makedonya şu anda katılım sürecinin durma noktasına gelmesi nedeniyle zor bir konumda bulunuyor." değerlendirmesinde bulundu. Bazı olumlu reformlara rağmen, özellikle hukukun üstünlüğü, yargı reformu ve yolsuzlukla mücadele gibi kilit alanlardaki ilerlemenin yetersiz olduğuna dikkat çekti. Bunun nedenleri arasında seçim kampanyaları, kamu yönetimindeki kapasite eksikliği ve uzun vadeli siyasi taahhüt yetersizliği gösterildi.

Raporda, Bulgaristan'dan gelebilecek olası ek ikili engeller veya talepler nedeniyle anayasa değişiklikleri konusunda herhangi bir ilerleme kaydedilmediği vurgulanarak, bu kilitlenmeyi aşmak için her iki taraftan da acil siyasi irade artışı gerektiği ifade edildi.

"Yeni Aciliyeti Kavrayın"

Uluslararası düzendeki büyük değişimlere, özellikle Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşına ve transatlantik ittifakın geleceğine dair belirsizliklere işaret eden Waitz, Avrupa'nın birleşik kalmasının hayati önem taşıdığını belirtti. Bu jeopolitik bağlamda katılım sürecini canlandırma ve hızlandırma fırsatları doğabileceğini ancak sürecin liyakate dayalı olmaya devam edeceğini ve özellikle hukukun üstünlüğü gibi temel alanlardaki ilerlemeye sıkı sıkıya bağlı kalacağını kaydetti.

Waitz, "Bu nedenle, Kuzey Makedonya'daki tüm siyasi aktörlerin, özellikle Hükümet ve iktidar çoğunluğundaki milletvekillerinin, bu yeni aciliyeti kavramaları ve bu kilit alanlarda daha fazla gecikmeden somut, inandırıcı ve samimi sonuçlar üretmeye başlamaları esastır." ifadelerini kullandı.

Hukukun üstünlüğü alanındaki reformların sadece AB üyeliğine yaklaşmak için değil, aynı zamanda tüm vatandaşlara hizmet eden müreffeh ve dayanıklı bir devlet inşa etmek için de kilit önemde olduğu vurgulandı.

AB'ye de Sorumluluk Düşüyor

Raporda ayrıca AB ve üye devletlerin de yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiği vurgulandı. Waitz, "Ülkeyi tam olarak desteklemeli, aktif diplomatik angajman dahil olmak üzere, Kuzey Makedonya'nın kendi yükümlülüklerini yerine getirmesinde ilerlemesine ve mevcut engelleri aşmasına yardımcı olmalıyız." çağrısında bulundu.

Taslak raporda ayrıca şu başlıklarda değerlendirmeler ve öneriler yer aldı:

Siyasi Kriterler: Ülkenin AB üyeliğine bağlılığına tam destek ifade edilirken, anayasa değişiklikleri, yapıcı partiler arası işbirliği ve etkili parlamenter denetim dahil olmak üzere siyasi taahhüdün yenilenmesi gerektiği belirtildi.

Medya ve Sivil Toplum: Medya özgürlüğü ve bağımsızlığının artırılması, dezenformasyonla mücadele ve sivil toplumun reformlara dahil edilmesi gerektiği kaydedildi.

Temel Haklar: Genel çerçevenin büyük ölçüde tatmin edici olduğu, ancak toplumsal cinsiyet eşitliği, azınlık topluluklarının hakları, engelli ve LGBT bireylerin hakları konularında iyileştirmelere ihtiyaç duyulduğu ifade edildi.

Hukukun Üstünlüğü: Siyasi kutuplaşma, sınırlı partiler arası işbirliği ve kurumlara olan kamu güveninin azalmasının, özellikle yargı ve yolsuzlukla mücadele alanlarındaki reformların uygulanmasını etkilemeye devam ettiği vurgulandı.

Sosyo-Ekonomik Reformlar: Reform Gündemi'nin uygulanmasındaki ilk adımlar memnuniyetle karşılanırken, işgücü piyasasının harekete geçirilmesi gibi konularda ek çabalara ihtiyaç duyulduğu belirtildi.

Çevre ve Enerji: Enerji yasası ile Koridor 8 ve 10'daki ilerleme takdir edilirken, ulaştırma, enerji altyapısı ve çevre mevzuatına daha fazla yatırım yapılması gerektiği kaydedildi.

Dış Politika ve Bölgesel İşbirliği: Ülkenin AB dış politikasıyla uyumu ve bölgedeki yapıcı katılımı memnuniyetle karşılanırken, komşu ülkelerle diyalog ve işbirliğine tutarlı bağlılık çağrısı yapıldı.

Taslak raporun 26 Şubat'ta sunulmasının ardından Mart-Nisan döneminde siyasi gruplarda görüşülecek. Mayıs ayında AFET Komitesi'nde oylanacak olan rapor, yaz tatilinden önce AP Genel Kurulu'nun onayına sunulacak.

Geçtiğimiz yıl Temmuz ayında AP Genel Kurulu'nda kabul edilen ilk Waitz raporunda "Makedon kimliği ve dili" ifadesine yer verilmemişti. Waitz, oylamanın ardından yaptığı açıklamada, ülkenin bölgede lider konumda olduğunu ancak katılım sürecinin ikili anlaşmazlıklar nedeniyle haksız yere uzun süre bloke edildiğini belirterek, bunun kamuoyunda hayal kırıklığı yarattığını ifade etmişti.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.