Bölünmüşlük, asimilasyon, işsizlik, nüfus: Pehlivanoğlu’na göre Makedonya Türklerinin 4 büyük tehdidi
Bölünmüşlük, asimilasyon, işsizlik, nüfus: Pehlivanoğlu’na göre Makedonya Türklerinin 4 büyük tehdidi
Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Özcan Pehlivanoğlu, Yeniden Birlik’e yaptığı özel açıklamada; siyasi bölünmüşlük, asimilasyon, işsizlik ve azalan doğum oranlarının bölgedeki Türk varlığı için birer beka meselesi olduğunu vurguladı.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, ilk kez ziyaret ettiği Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’te temaslarda bulundu. Beş günlük Balkan temasları kapsamında Üsküp, Priştine ve Prizren’i kapsayan yoğun bir program gerçekleştiren heyet, sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler ve Türkiye Cumhuriyeti Üsküp Büyükelçisi Fatih Ulusoy ile görüşmeler yaptı. Genel Başkan Yardımcısı Özcan Pehlivanoğlu, Yeniden Birlik Haber Sitesi'ne verdiği özel söyleşide, “Türk olarak bildiklerimizin yanına gidiyoruz. Kendini Türk gibi hisseden herkes bizim için çok önemli” dedi.
İLK İZLENİMLER: “FEVKALADE MUTLU OLDUK”
Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Özcan Pehlivanoğlu, Ümit Özdağ’ın Balkanlar’daki ilk gününe ilişkin izlenimlerini şu sözlerle aktardı:
“Fevkalade mutlu olduk. Sabah İstanbul havalimanından itibaren ilgi başladı. Priştine, Tiran ve Üsküp uçakları yan yana yolcu alırken, Genel Başkanımızı gören hemşerilerimiz büyük ilgi gösterdi”
Pehlivanoğlu, Üsküp’teki ilk günde tüm siyasi partilerin ziyaret edildiğini, MATÜSİTEB ( Makedonya Türk Sivil Toplum Kuruluşları Birliği) ve Türkiye’nin Üsküp Büyükelçisi Fatih Ulusoy ile görüşmeler gerçekleştirildiğini belirtti.
“BİR BÜTÜN OLARAK BAKIYORUZ”
Pehlivanoğlu, Zafer Partisi’nin kuruluş felsefesinin Türk dünyası olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Türk dünyası denilince Balkanlar bu dünyanın ayrılmaz bir parçası. Biz bir bütün olarak bakıyoruz meseleye. Türk olarak bildiklerimizin yanına gidiyoruz, ilgileniyoruz. Veyahut da kendini Türk gibi hisseden… Bu iki kavram da çok önemli. İnsanlarımızın yanında olmaya gayret ediyoruz.”
Genel Başkan Ümit Özdağ’ın Üsküp’te gördüğü yoğun ilgiye de değinen Pehlivanoğlu, Üsküplülere teşekkür ederek sözlerini şöyle tamamladı:
“Sağ olsunlar, var olsunlar. İnşallah bundan sonra sık sık Üsküp’e, Makedonya’ya gelmeye devam edeceğiz.”
“SORUNLARINI BİLİYORUZ, İZLİYORUZ”
Pehlivanoğlu, ziyaretin ardındaki ideolojik zemini şu sözlerle tanımladı:
“Türklüğün bir saldırı altında olduğunu düşünüyoruz. O sebeple Türkler birbirlerine tanışmalı, kaynaşmalı, yan yana gelmeli, omuz omuza vermeli, her yerde Türk milletinin varlığını korumalı. Bu kapsamda geldik. Biz Makedonya Türklerini çok yakından takip ediyoruz. Sorunlarını biliyoruz, izliyoruz.”
Pehlivanoğlu, kişisel olarak uzun yıllardır Balkan Türklüğü ile ilgilendiğini belirterek, ziyaretin bir tesadüf olmadığının altını çizdi.
YÖRÜKLER ARASINDA KÖPRÜ KURUYOR
Pehlivanoğlu, Doğu Makedonya’daki Yörükler ile Türkiye’deki Yörükler arasında bağ kurmaya çalıştıklarını anlattı:
“Türkiye’deki Yörüklere diyorum ki: ‘Biliyor musunuz, sizin Doğu Makedonya’da kardeşleriniz, soydaşlarınız var.’ İşte onlarla olan irtibatımızı canlı tutmak, beraber ne yapabiliriz, Türklük alemi için ne yapabiliriz, Türkiye için, Makedonya için, Kosova için ne yapabiliriz? Bu soruların cevaplarını aramaya çalışıyoruz.”
Pehlivanoğlu, ayrıca şunları ekledi:
“Ebulfez Elçibey’in güzel bir sözü var: ‘Türk’ü Türke tanış etmek lazım.’ İşte biz Türk olarak Makedonya’daki Türklerle tanışıyoruz ama o tanışmayı daha da kuvvetlendirmeye geldik.”

“TÜRK’ÜN BULUNDUĞU HER ALAN JEOSTRATEJİKTİR”
Pehlivanoğlu, Zafer Partisi’nin dış politika vizyonunda Türk dünyasının merkezde olduğunu hatırlatarak, güvenlik anlayışlarını şu sözlerle tanımladı:
“Türkiye’nin güvenliği kadar, nerede bir Türk varsa veya Türk dünyası hangi coğrafyada şekilleniyorsa, bütün soydaşlarımızın ve akraba topluluklarımızın güvenliği de bizim için çok önemli. Jeostratejik açıdan bu alan, Türk’ün bulunduğu her alandır.”
“ONLAR RAHAT UYUYAMAZSA BİZ DE RAAT EDEMEYİZ”
Pehlivanoğlu, Makedonya ve Balkan Türklerinin sorunlarını doğrudan kendi sorunları olarak gördüklerini ifade etti:
“Makedonya’daki Türkler veya Balkanlar’daki Türkler rahat uyuyamıyorsa, güvenlik sorunları varsa, savaş tehlikesi içindeyse, ekonomik olarak bir sıkıntı çekiyorsa, asimile edilmeye çalışılıyorlarsa, biz bundan çok etkileniriz ve bunu önlemek için elimizden geleni gösteririz.”
Bu sorunların “yan bir sorun” olmadığını, aksine “doğrudan doğruya temel sorun” olduğunu vurgulayan Pehlivanoğlu, şu çarpıcı denklemi kurdu:
“Türkiye’de kendimiz için ne istiyorsak, Makedonya Türkleri için de onu istiyoruz.”
Pehlivanoğlu, “Türklük” tanımını da geniş bir çerçevede ele aldı:
“Dünyanın neresinde olursa olsun, bir Türk’ün veya kendini Türk gibi hissedenin… Türk olmayabilirsiniz ama biliyorum ki dünyada milyonlarca insan var, kendini Türk gibi hissediyor.”
“BU SORUN SADECE MAKEDONYA’NIN DEĞİL”
Pehlivanoğlu, genç göçü sorununun yeni olmadığını ve sadece Makedonya’ya özgü bulunmadığını belirtti:
“Bu tehlikeyi görüyoruz. Uzunca bir zamandır var. Sadece Makedonya’da değil, Bulgaristan’da, Kosova’da, Yunanistan’da da aynı sorun var. Gençler işsizlikten veya kendilerini mutlu edebilecekleri bir ortam bulamamaktan dolayı yaşadıkları ülkeyi terk ediyorlar.”
Pehlivanoğlu, gençlere doğrudan seslenerek şu mesajı verdi:
“Biz size rahat, huzurlu, refah içinde yaşayabileceğiniz mutlu bir yaşam önünüze getireceğiz. Bizim vazifemiz bu. Zafer Partisi’nin temel hedefi bu. Biz sizi mutlu edeceğiz. Ülkenize sahip çıkın. Ülkenizden hiçbir yere ayrılmayın. Kendiniz için çalıştığınız kadar ülkeniz için de çalışın. Hep birlikte bu sorunu çözeceğiz.”
“SÜBVANSE EDECEĞİZ, DESTEK SAĞLAYACAĞIZ”
Pehlivanoğlu, söylemlerinin ötesinde somut bir ekonomik model vadetti:
“Türk milleti bize yönetme yetkisini verdiği takdirde, biz sadece Türkiye’deki Türk gençleri değil, başta Balkanlar olmak üzere bütün Türk dünyasındaki gençlerin kendi ülkelerinde kalıp yaşamaları için projeleri hayata geçireceğiz. Onları sübvanse edeceğiz. Destekler sağlayacağız. Bunları inşallah başaracağız.”
BİRİNCİ TEHDİT: SİYASİ BÖLÜNMÜŞLÜK
Pehlivanoğlu, Makedonya Türk toplumunun en acil sorunları arasında ilk sıraya siyasi bölünmüşlüğü koydu:
“Bir defa bir bölünmüşlük söz konusu. Fikren bir bölünmüşlük var. Siyaseten bölünmemeleri gerekir. Mutlaka bir siyasi birliğin sağlanması lazım.”
Pehlivanoğlu, isim vermek istemediğini belirterek ikinci büyük tehdidi açıkladı:
“Bir asimilasyon söz konusu. Bir baskı altındalar. Farklı bir etnik topluluk tarafından asimilasyona zorlanıyorlar. Bunu büyük bir tehlike olarak görüyoruz.”
Üçüncü tehdit olarak işsizlik ve eğitim imkânlarının yetersizliğini gösteren Pehlivanoğlu, şunları söyledi:
“İşsizlik veya eğitim olanaklarının olmaması veya daha mutlu yaşayabilecekleri bir ortamın eksikliği… Kuzey Makedonya, Avrupa’nın kıyısında. Gençler Avrupa’daki rahat, huzurlu, mutlu yaşamdan etkileniyor. Bunu büyük sorun olarak görüyorum.”
Pehlivanoğlu, üç soru üzerine dördüncü bir başlık daha ekleyerek asıl kritik uyarıyı yaptı:
“Türklerin arasında nerede olursa olsun doğum oranı gün geçtikçe azalıyor. Bunu büyük tehlike olarak görüyoruz. İster Makedonya’da yaşasın, ister Balkanların herhangi bir köşesinde, ister Türkiye’de, ister Türk dünyasının herhangi bir yerinde… Türkler mutlaka doğum oranlarını yükseltmek zorunda.”
Pehlivanoğlu, bu tehdidi bir beka meselesi olarak tanımladı:
“Gelecek nesilleri Türk asrı yapabilmek buna bağlıdır. Eğer nüfusunuz yoksa, artık dünya üzerinde hiçbir iddianız yok demektir.”

“35 MİLYONUN ÜZERİNDE İNSAN”
Pehlivanoğlu, Türkiye ile Balkanlar arasındaki derin bağa dikkat çekerek şu çarpıcı veriyi paylaştı:
“Türkiye’de 35 milyonun üzerinde kendisi veya ailesi Balkanlardan gelmiş insan yaşıyor. Acı ve tatlı hatıralar onların hafızalarında var. Ve burada akrabaları var. Hala burada akrabaları yaşıyor.”
Bu verinin siyasi bir sorumluluk doğurduğunu vurgulayan Pehlivanoğlu, şu mesajı verdi:
“Biz ilk önce şunu söylemek istiyoruz. Bir, biz bu konuyla ilgileniyoruz. Sizin akrabalarınızla yakın ilişki içerisindeyiz. Onların sorunları bizim sorunlarımız. Biz bunları çözeceğiz.”
MAKRO VE MİKRO PROJELER
Pehlivanoğlu, ziyaretin ardından somut bir proje takvimi olduğunu açıkladı:
“Bu geziler bize çok fayda oluyor. Genel Başkanımız sorunları bizzat görüyor, dinliyor. Bu, bizim daha makro ve mikro projeleri hazırlamamızı sağlıyor.”
Projelerin kapsamını ise şöyle tanımladı:
“Makro proje Balkanlar üzerinde, mikro projeler ise ülkeler ve o ülkelerde Türk nüfusunun yoğun yaşadığı şehirler üzerinde olmak kaydıyla gerçekleştirilecek. Biz Türk dünyasını ve Türk milletini düşünen bir siyasi partiyiz.”
SONUÇLAR KAMUOYUYLA PAYLAŞILACAK
Pehlivanoğlu, ziyaretin bir istişare gezisi olmadığını, aksine veriye dayalı bir saha çalışması olduğunu vurguladı:
“Tabi ki bu gezimizin sonuçlarını Türkiye’de Türk milletiyle ve Türk dünyasıyla paylaşacağız.”
“BURASI JEOSTRATEJİK AÇIDAN ÇOK ÖNEMLİ”
Pehlivanoğlu, Kuzey Makedonya’nın sadece bölgesel değil, küresel güçler için de kritik bir coğrafya olduğunu vurguladı:
“Burası jeostratejik açıdan da, Avrupa Birliği ülkeleri açısından da, Amerika açısından da, Rusya açısından da çok önemli bir coğrafya.”
TÜRKİYE’NİN GARANTÖR ROLÜ
Pehlivanoğlu, tüm etnik kimliklere seslenerek Türkiye’nin bölgedeki garantör rolünü hatırlattı:
“Kuzey Makedonya’daki bütün etnik kimlikler, etnik halklar şunu düşünmeli: Eğer Türkiye Cumhuriyeti Devleti olmasaydı, Kuzey Makedonya Cumhuriyeti’nin arkasında durmasaydı, acaba bugün ortada bir Kuzey Makedonya kalır mıydı?”
Pehlivanoğlu, tüm halkları Türkiye ile yakın ilişkiler içinde görmek istediklerini belirtti.
“ÇATIŞMA İSTEMİYORUZ, HUZURSUZLUK İSTEMİYORUZ”
Pehlivanoğlu, Zafer Partisi’nin Balkanlar vizyonunu net çizgilerle ortaya koydu:
“Balkanlarda çatışma istemiyoruz, tartışma istemiyoruz, huzursuzluk istemiyoruz. Tek istediğimiz, Balkanlarda Türk varlığı da korunarak insanların huzurlu ve mutlu yaşamasıdır.”
Bu mesajın ardındaki tarihsel bilince de dikkat çeken Pehlivanoğlu, şu uyarıyı yaptı:
“Tarihte büyük çatışmaların, büyük çekişmelerin, büyük huzursuzlukların Balkanlar’da çıktığını biliyoruz. Hepimiz aklımızı başımıza alalım. Dünya hepimize yetecek kadar büyük bir coğrafya.”
BARIŞ VİZYONU
Öte yandan Pehlivanoğlu, şunları ekledi:
“Bu coğrafyada birbirimize saygılı bir şekilde, insan haklarını gözeten, mutlu bir şekilde ve dünyanın kaynaklarını birilerinin sömürmesine fırsat vermeden, eşit, adaletli bir şekilde paylaşarak yaşamayı diliyorum.”
ŞAHSİ KANAAT: “BÜTÜN TÜRKLERİ VATANDAŞ YAPARIM”
Pehlivanoğlu, soruya önce kendi kişisel görüşünü açıklayarak başladı:
“Benim şahsi kanaatimi söylersem – ki Zafer Partisi’ni buradan ayırmak gerekiyor – ben bütün dünya üzerindeki Türkleri Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yaparım.”
Ancak hemen ardından bu yaklaşımın sınırını çizdi:
“Ama bu bir duygusallık olur. Duygusal bir düşünce olur. Biz gerçekçi bir zemine bunu oturtmamız lazım.”
GERÇEKÇİ ÇAĞRI: “OTURUP KONUŞMALIYIZ”
Pehlivanoğlu, vatandaşlık meselesinin ancak karşılıklı ve somut bir zeminde çözülebileceğini belirtti:
“ Makedonya Türkleri ile bu konuyu karşılıklı oturup, eğrisini, doğrusunu, artısını, eksisini hep birlikte değerlendirmek lazım.”
TARİHİ VURGU: “TÜRKİYE ONLARA AİTTİR”
Pehlivanoğlu, röportajın en güçlü cümlesiyle sözlerini noktaladı:
“Şunu unutmasın Makedonya Türkleri: Her ne kadar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmasalar bile, Türkiye onlara aittir. Bunu çok iyi bilmenizi istiyorum.”
Pehlivanoğlu, bu mesajı hayata geçirecek ve hissettirecek olan siyasi kuruluşun Zafer Partisi olduğunu vurgulayarak sözlerini tamamladı.
H.Gina
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.