Veto krizi AB'yi reforma zorluyor: Nitelikli çoğunluk tartışması yeniden alevlendi

Dünya 485 kez okundu.
 

Veto krizi AB'yi reforma zorluyor: Nitelikli çoğunluk tartışması yeniden alevlendi

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas'a gönderilen mektubu, aralarında Fransa ve Almanya'nın da bulunduğu 11 üye ülkenin dışişleri bakanları imzaladı. Mektupta, Ortak Dış ve Güvenlik Politikası (ODGP) kapsamında süreçleri hızlandırmak ve iyileştirmek için beş somut öneri sıralanıyor.
Avrupa Birliği'nde, Macaristan'ın eski Başbakanı Viktor Orban yönetiminde sık sık uygulanan veto blokajları, Birlik'in dış politika karar alma mekanizmalarını yeniden tartışmaya açtı. Bu tartışmaların ardından Fransa ve Almanya, daha hızlı ve etkili bir dış ve güvenlik politikası için ortak bir girişime imza attı. Söz konusu girişimin detayları, "Politico" sitesinin ulaştığı bir mektupta yer alıyor. 11 Ülkeden Ortak Mektup AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas'a gönderilen mektubu, aralarında Fransa ve Almanya'nın da bulunduğu 11 üye ülkenin dışişleri bakanları imzaladı. Mektupta, Ortak Dış ve Güvenlik Politikası (ODGP) kapsamında süreçleri hızlandırmak ve iyileştirmek için beş somut öneri sıralanıyor. Bu öneriler, nitelikli çoğunlukla oylama yönteminin daha sık kullanılması ihtimalini de gündeme getiriyor. Oybirliği Kuralı Zorluk Çıkarıyordu AB kurallarına göre, ODGP alanındaki kararlar oybirliğiyle alınmak zorunda. Ancak bu kural, özellikle eski Macaristan Başbakanı Viktor Orban'ın diğer 26 üye ülkenin desteklediği kararları düzenli olarak veto etmesi nedeniyle sık sık tıkanmalara yol açıyordu. Almanya uzun süredir oybirliği yerine nitelikli çoğunlukla oylama (NÇO) sistemine geçilmesini savunurken, Fransa ve bazı ülkeler geleneksel olarak bu değişime karşı çıkıyordu. Ancak yeni mektup, doğrudan tam bir oylama değişikliği talep etmese de, NÇO modelinin daha geniş kapsamlı uygulanmasının önünü açıyor. "Fikir Birliği Engelleme Aracı Olmamalı" Mektupta, "Mümkün olan her yerde fikir birliğini hedeflemeye devam ediyoruz" ifadesine yer verilirken, şu vurgu yapılıyor: "Ancak bu fikir birliği kültürünün ortak eylemi teşvik etmesini sağlamalıyız, engellememeliyiz. Aksi takdirde meşruiyetimiz olur ama gücümüz olmaz." Mektubu imzalayan ülkeler arasında Fransa, Almanya, Avusturya, İsveç, Danimarka, Finlandiya, Belçika, Hollanda, Romanya ve İspanya yer alıyor. Beş Somut Öneri Mektupta şu reform önerileri sıralanıyor: Sadık İşbirliği İlkesi: Üye ülkelerin bu ilkeye daha güçlü şekilde uyması ve doğrudan veto yerine "yapıcı çekimserlik" kullanması. Konu Bağlantısının Yasaklanması: Karar konularının, ilgisiz ulusal taleplerle ilişkilendirilerek rehin alınmasının engellenmesi. Mevcut Anlaşmaların Kullanımı: Yüksek Temsilci Kaja Kallas'ın, mevcut antlaşmalar çerçevesinde "geçiş maddesi" (passerelle clause) gibi seçenekleri araştırmasının teşvik edilmesi. Şeffaflık ve Sorumluluk: Veto kullanan ülkelerin, özellikle nitelikli çoğunlukla oylama öngörülen durumlarda, kararlarını hayati ulusal çıkarlara dayanarak ayrıntılı şekilde gerekçelendirmesi. Hafta Sonu İrlanda'da Ele Alınacak Mektubun bu hafta İrlanda'nın Wicklow kentinde düzenlenecek olan gayriresmi Dışişleri Bakanları toplantısında (Gymnich formatı) ele alınması bekleniyor. Avrupa Dış Servisi'nde de Reform Gündemde Toplantıda ayrıca, AB'nin diplomatik kurumu olan Avrupa Dış Eylem Servisi'nin (EEAS) reform seçenekleri de masaya yatırılacak. Politico'nun ulaştığı bir diğer Fransız-Alman belgesine göre, seçeneklerden biri Kaja Kallas'ın Avrupa Komisyonu'nda İcra Başkan Yardımcısı olması. Bu durumda Kallas, ticaret, kalkınma yardımı ve savunma portföylerini doğrudan denetleyecek. Belgede ayrıca, EEAS personelinin önemli bir kısmının Komisyon'un yeni bir dış ilişkiler departmanına entegre edilmesi, ancak güvenlik ve savunma politikası personelinin EEAS bünyesinde kalması öneriliyor. Yeni birimde de üye ülkelerden gelen diplomatların üçte bir oranındaki kotasının korunması planlanıyor. Son olarak belgede, üye ülkelerin dış politikayı şekillendirmedeki rolünün altı çizilirken, Yüksek Temsilci'nin AB liderlerine düzenli rapor sunması ve Avrupa Konseyi toplantılarında doğrudan talimat alması öngörülüyor.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas'a gönderilen mektubu, aralarında Fransa ve Almanya'nın da bulunduğu 11 üye ülkenin dışişleri bakanları imzaladı. Mektupta, Ortak Dış ve Güvenlik Politikası (ODGP) kapsamında süreçleri hızlandırmak ve iyileştirmek için beş somut öneri sıralanıyor.

Avrupa Birliği'nde, Macaristan'ın eski Başbakanı Viktor Orban yönetiminde sık sık uygulanan veto blokajları, Birlik'in dış politika karar alma mekanizmalarını yeniden tartışmaya açtı. Bu tartışmaların ardından Fransa ve Almanya, daha hızlı ve etkili bir dış ve güvenlik politikası için ortak bir girişime imza attı. Söz konusu girişimin detayları, "Politico" sitesinin ulaştığı bir mektupta yer alıyor.

11 Ülkeden Ortak Mektup

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas'a gönderilen mektubu, aralarında Fransa ve Almanya'nın da bulunduğu 11 üye ülkenin dışişleri bakanları imzaladı. Mektupta, Ortak Dış ve Güvenlik Politikası (ODGP) kapsamında süreçleri hızlandırmak ve iyileştirmek için beş somut öneri sıralanıyor. Bu öneriler, nitelikli çoğunlukla oylama yönteminin daha sık kullanılması ihtimalini de gündeme getiriyor.

Oybirliği Kuralı Zorluk Çıkarıyordu

AB kurallarına göre, ODGP alanındaki kararlar oybirliğiyle alınmak zorunda. Ancak bu kural, özellikle eski Macaristan Başbakanı Viktor Orban'ın diğer 26 üye ülkenin desteklediği kararları düzenli olarak veto etmesi nedeniyle sık sık tıkanmalara yol açıyordu.

Almanya uzun süredir oybirliği yerine nitelikli çoğunlukla oylama (NÇO) sistemine geçilmesini savunurken, Fransa ve bazı ülkeler geleneksel olarak bu değişime karşı çıkıyordu. Ancak yeni mektup, doğrudan tam bir oylama değişikliği talep etmese de, NÇO modelinin daha geniş kapsamlı uygulanmasının önünü açıyor.

"Fikir Birliği Engelleme Aracı Olmamalı"

Mektupta, "Mümkün olan her yerde fikir birliğini hedeflemeye devam ediyoruz" ifadesine yer verilirken, şu vurgu yapılıyor:

"Ancak bu fikir birliği kültürünün ortak eylemi teşvik etmesini sağlamalıyız, engellememeliyiz. Aksi takdirde meşruiyetimiz olur ama gücümüz olmaz."

Mektubu imzalayan ülkeler arasında Fransa, Almanya, Avusturya, İsveç, Danimarka, Finlandiya, Belçika, Hollanda, Romanya ve İspanya yer alıyor.

Beş Somut Öneri

Mektupta şu reform önerileri sıralanıyor:

  • Sadık İşbirliği İlkesi: Üye ülkelerin bu ilkeye daha güçlü şekilde uyması ve doğrudan veto yerine "yapıcı çekimserlik" kullanması.

  • Konu Bağlantısının Yasaklanması: Karar konularının, ilgisiz ulusal taleplerle ilişkilendirilerek rehin alınmasının engellenmesi.

  • Mevcut Anlaşmaların Kullanımı: Yüksek Temsilci Kaja Kallas'ın, mevcut antlaşmalar çerçevesinde "geçiş maddesi" (passerelle clause) gibi seçenekleri araştırmasının teşvik edilmesi.

  • Şeffaflık ve Sorumluluk: Veto kullanan ülkelerin, özellikle nitelikli çoğunlukla oylama öngörülen durumlarda, kararlarını hayati ulusal çıkarlara dayanarak ayrıntılı şekilde gerekçelendirmesi.

Hafta Sonu İrlanda'da Ele Alınacak

Mektubun bu hafta İrlanda'nın Wicklow kentinde düzenlenecek olan gayriresmi Dışişleri Bakanları toplantısında (Gymnich formatı) ele alınması bekleniyor.

Avrupa Dış Servisi'nde de Reform Gündemde

Toplantıda ayrıca, AB'nin diplomatik kurumu olan Avrupa Dış Eylem Servisi'nin (EEAS) reform seçenekleri de masaya yatırılacak. Politico'nun ulaştığı bir diğer Fransız-Alman belgesine göre, seçeneklerden biri Kaja Kallas'ın Avrupa Komisyonu'nda İcra Başkan Yardımcısı olması. Bu durumda Kallas, ticaret, kalkınma yardımı ve savunma portföylerini doğrudan denetleyecek.

Belgede ayrıca, EEAS personelinin önemli bir kısmının Komisyon'un yeni bir dış ilişkiler departmanına entegre edilmesi, ancak güvenlik ve savunma politikası personelinin EEAS bünyesinde kalması öneriliyor. Yeni birimde de üye ülkelerden gelen diplomatların üçte bir oranındaki kotasının korunması planlanıyor.

Son olarak belgede, üye ülkelerin dış politikayı şekillendirmedeki rolünün altı çizilirken, Yüksek Temsilci'nin AB liderlerine düzenli rapor sunması ve Avrupa Konseyi toplantılarında doğrudan talimat alması öngörülüyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.