Makedonya-Türkiye ilişkileri sansasyonel iddialarla gölgelenmemeli
Makedonya-Türkiye ilişkileri sansasyonel iddialarla gölgelenmemeli
Salim Kadri Kerimi, Vasko Eftov’un Makedonya’daki 60 bin Türk iddiasını eleştirerek, “demografik operasyon” ve “neo-Osmanlı” tezleri için kanıt istedi.
Tarihçi ve emekli diplomat Salim Kadri Kerimi, gazeteci Vasko Eftov’un Makedonya’da yaklaşık 60 bin Türk “yerleşimci” bulunduğu ve bunun Türkiye’nin sözde demografik operasyonunun parçası olduğu yönündeki iddialarını değerlendirdi.
Makedonca ve Arnavutça yayın yapan bazı medya kuruluşlarında Vasko Eftov’un Makedonya’daki Türk vatandaşlarının sayısına ilişkin açıklamalarının yayımlanmasının ardından tartışma başladı.
24 Ağustos 2026 tarihli VESTİMAK.MK haberine göre Eftov, Makedonya’da bulunan Türk vatandaşları konusunda biri yaklaşık 16 bin, diğeri ise yaklaşık 60 bin kişiyi ifade eden iki farklı rakamdan söz etti.
Eftov’un kaynaklarına dayandırdığı yaklaşık 60 bin kişilik rakamın, Pirlepe’min nüfusuna yakın olduğu belirtildi. Söz konusu iddialarda bunun Türkiye tarafından yürütüldüğü öne sürülen bir “demografik operasyon” ve “neo-Osmanlı” politikasıyla bağlantılı olduğu da ileri sürüldü.
Tarihçi ve emekli diplomat Salim Kadri Kerimi ise söz konusu iddiaların ciddi olduğunu belirterek, öncelikle “yerleşimci” kavramının net biçimde tanımlanması gerektiğini söyledi.
Kerimi, Makedonya’da bulunan tüm Türk vatandaşlarının “yerleşimci” olarak değerlendirilmesinin doğru olmayacağını belirterek, öğrenciler, iş insanları, şirket çalışanları, aile üyeleri, çifte vatandaşlar ve farklı nedenlerle geçici veya sürekli olarak ülkede bulunan kişilerin aynı kategoride değerlendirilemeyeceğini ifade etti.
Kerimi, ikinci rakamın hangi kaynaklara ve metodolojiye dayandığının açıklanması gerektiğini vurgulayarak, resmi belgeler ve doğrulanabilir veriler ortaya konulmadan yaklaşık 60 bin kişilik rakamın kesinleşmiş bir gerçek olarak sunulamayacağını savundu.
“Bir sayı demografik operasyonun kanıtı değildir”
Kerimi, herhangi bir sayıdan hareketle Türkiye’nin Makedonya’da organize bir “demografik operasyon” yürüttüğü sonucuna varılamayacağını belirtti.
Böyle bir iddianın kanıtlanabilmesi için resmi belgeler, hükümet programları, bütçe kaynakları, kurumsal mekanizmalar, belirlenmiş hedefler ve zaman planlamaları gibi somut delillerin ortaya konulması gerektiğini kaydeden Kerimi, bunlar olmadan Türk vatandaşlarının Makedonya’daki varlığının siyasi yorum konusu olabileceğini ancak “demografik operasyon” için yeterli kanıt oluşturmayacağını ifade etti.
“Demografik mühendislik Türklerin aleyhine uygulandı”
Kerimi ayrıca geçmişte Makedonya’daki Türk nüfusunun yaşadığı büyük göçe dikkat çekti.
İkinci Dünya Savaşı sonrasında çeşitli yöntem ve baskılar sonucunda yaklaşık 120 bin Türkün, o dönemdeki toplam Türk nüfusunun yaklaşık yüzde 60'ına denk gelecek şekilde, Makedonya’daki tarihi yerleşimlerini terk ederek Türkiye’ye göç ettiğini belirten Kerimi, demografik değişim tartışmalarında bu tarihsel sürecin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.
“Neo-Osmanlı” iddiası için kanıt gerektiğini söyledi
Türkiye’nin Balkanlar’daki siyasi, ekonomik, kültürel ve diplomatik etkisini artırmaya çalışmasının doğal bir devlet politikası olduğunu belirten Kerimi, bunun otomatik olarak “Osmanlılaştırma” anlamına gelmeyeceğini savundu.
Kerimi, Türkiye’nin NATO üyesi, Makedonya’nın önemli ekonomik ortaklarından biri ve Balkan ülkeleriyle tarihsel ve kültürel bağları bulunan bir ülke olduğunu hatırlattı.
Türk öğrencilerin, şirketlerin, yatırımcıların veya diğer Türk vatandaşlarının Makedonya’daki varlığının tek başına “neo-Osmanlı” politikasının kanıtı olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Kerimi, bu tür ciddi iddiaların somut ve doğrulanabilir delillere dayanması gerektiğini ifade etti.
Ştip iddialarına da yanıt
Eftov’un Ştip’in özel olarak seçildiği yönündeki iddialarını da değerlendiren Kerimi, kentin önemli bir üniversite ve ekonomik merkez olduğunu belirtti.
Bu nedenle yabancı öğrencilerin, şirketlerin ve yatırımcıların Ştip’e ilgi göstermesinin doğal olduğunu ifade eden Kerimi, şehrin Türkiye tarafından bir demografik stratejinin merkezi olarak seçildiği iddiasının ise somut kanıtlarla ortaya konulması gerektiğini söyledi.
“ Sansasyonel iddialar yerine belgeler konuşmalı”
Yabancı vatandaşlar, göç ve demografik hareketlerin son derece hassas konular olduğunu belirten Kerimi, bu konuların doğrulanmamış rakamlar ve sansasyonel başlıklarla gündeme getirilmesinin toplumda korku ve önyargıya yol açabileceği uyarısında bulundu.
Kerimi, Türkiye’nin Makedonya ile 35 yılı aşan ilişkilerinin de dikkate alınması gerektiğini belirterek, Ankara’nın Makedonya’nın bağımsızlığı, egemenliği ve toprak bütünlüğüne yönelik desteğini hatırlattı.
Türkiye’nin Makedonya’nın bağımsızlığından bu yana ülkeye farklı dönemlerde siyasi, ekonomik ve uluslararası alanlarda destek verdiğini belirten Kerimi, bu nedenle Türkiye’nin bir yandan Makedonya’nın egemenliğini desteklerken diğer yandan ülkenin demografik veya siyasi yapısını değiştirmeye yönelik gizli bir plan yürüttüğü iddiasının ciddi biçimde sorgulanması gerektiğini ifade etti.
Kerimi, Eftov’un kamuoyuna yansıyan son iddialarını “kanıtlanmamış ve sansasyonel” olarak değerlendirerek, Makedonya- Türkiye ilişkilerinin belgeler, resmi veriler ve somut gelişmeler üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.