Novaklı iş insanı Raim Haydar’dan memleket hasreti: “Özlenir... Taşlar bile özlenir!”
Novaklı iş insanı Raim Haydar’dan memleket hasreti: “Özlenir... Taşlar bile özlenir!”
Makedonya’dan Venedik’e uzanan başarı ve özlem hikâyesi... İş insanı Raim Haydar, İtalya’da kazandıkları saygınlığı, gençlerin eğitim durumunu ve doğdukları topraklara olan eksilmeyen sevdalarını Yeniden Birlik’e değerlendirdi.
İnsan bazen doğduğu yerden binlerce kilometre uzakta yeni bir hayat kurar; çalışır, kazanır, bir düzen oluşturur. Ama bazı bağlar mesafeyle kopmaz, bazı özlemler yıllar geçse de dinmez. Venedik’te yaşamını sürdüren iş insanı Raim Haydar için Merkez Jupa, geride bırakılmış bir yerden çok daha fazlası. Çocukluğunun izlerini, hatıralarını ve aidiyet duygusunu taşıyan memleketiyle bağlarını, gurbetçilerin dayanışmasını ve yıllar geçse de eksilmeyen özlemini konuştuk. Haydar’ın memleket sevgisini anlatan şu sözü ise röportajın özeti niteliğinde: “Taşlar bile özlenir.”
Yeniden Birlik: Raim Haydar kimdir? Bize kendinizden ve Merkez Jupa’nın Novak köyünden söz eder misiniz?
Raim Haydar: Novak, Merkez Jupa demektir. Bizim köyümüz eskiden daha çok hayvancılıkla geçinirdi. Bugün ise köyden birçok kişi gurbette yaşıyor.
1992-1994 yıllarında, Yugoslavya’nın dağılma sürecinde iş için İtalya’ya gidenlerden biriydik. Daha sonra askerlik için geri döndüm, 1998’de yeniden gurbete gittim. Altı kardeş, dört kız kardeş, 10 kişi, ailemiz kalabalık. Başlangıçta kardeşlerimizden bazıları İtalya’daydı. Zamanla aile şirketimizi kurduk ve diğer kardeşlerimiz de bize katıldı. Gidiş bu gidiş. Bugün ailece birlikte çalışıyoruz.

Halaoğlunun davetiyle başlayan Venedik serüveni
Yeniden Birlik: Peki, bu hikâye nasıl başladı? Neden Venedik’i seçtiniz?
Raim Haydar: Aslında Venedik’e yerleşmemizde akrabamızın önemli bir rolü oldu. Hala oğlum bizden önce İtalya’ya gitmiş, orada iş bulmuştu. Daha sonra ihtiyaç duyduğu için diğer akrabalarını da yanına çağırdı. O sırada biz İtalya’nın başka bir bölgesinde çalışıyorduk. Onun davetiyle Venedik’e geldik ve burada yerleştik.
Zamanla işimizi kurduk, ailece çalışmaya başladık. Bugün yaptığımız işten memnunuz. İyi ki buraya yerleşmişiz diyoruz.
İtalyanlar bizim ustalığımızı ve çalışkanlığımızı örnek gösteriyor
Yeniden Birlik: Venedik’te hangi alanlarda çalışıyorsunuz? Özellikle inşaat ve restorasyon alanında Merkez Jupalıların önemli bir yeri olduğu söylenebilir mi?
Raim Haydar: Bizim işimiz ağırlıklı olarak inşaat ve restorasyon. Venedik’in kendine özgü bir mimarisi var. Binaların iç ve dış bölümlerinde çalışırken mevcut yapıyı korumak, olduğu gibi muhafaza etmek gerekiyor. Her şeyi değiştiremezsiniz. Venedik bu konuda sıkı denetim altında ve biz de bu çalışma düzenine alıştık.
İtalyanlar bizim işimizden memnun. Bizi çalışkan insanlar olarak tanıyorlar. Başka yerlerde bir sorun çıktığında bile bizi örnek gösterdikleri oluyor. İnşaat işinde ne kadar iyi olduğumuzu biliyorlar. “Bunlar iyi inşatçılar” derler. Bu da bizim için gurur verici.
Gurbette kurulan güçlü dayanışma ağı: API Nordest
Yeniden Birlik: İtalya’ya ilk gittiğiniz dönemden bugüne hemşehrilerinizle dayanışmanız nasıl gelişti?
Raim Haydar: Yerleştiğimiz ilk günden itibaren elimizden geldiğince köyümüzden ve yöremizden gelen insanlara yardımcı olmaya çalıştık. Gurbette insanın birbirine destek olması çok önemli. Birinin işi olur, birinin başka bir ihtiyacı olur. Elimizden ne gelirse yapmaya gayret ettik.
Bugün bu dayanışmayı Şemsi Münir ile birlikte kurduğumuz API Nordest İşverenler Derneği çatısı altında da sürdürüyoruz. Derneği özellikle kendi insanımıza destek olmak amacıyla kurduk. Zamanla farklı alanlardan insanlar da bu yapının içinde yer aldı. İş insanlarının bir araya gelmesi, birbirini tanıması ve ortak hareket etmesi önemli.
Venedik ve Veneto bölgesindeki göçmen haritası
Yeniden Birlik: Venedik’te ve çevresindeki bölgede ne kadar Makedonya kökenli insan yaşıyor? Merkez Jupa’dan göç edenlerin nüfus içindeki yeri nedir?
Raim Haydar: Kesin rakamları söylemek zor, ancak benim tahminime göre Venedik’te 2 bin ila 2 bin 500 civarında Makedonya kökenli insan yaşıyor. Bunların önemli bir bölümü Merkez Jupa’dan. Veneto bölgesinin tamamına baktığınızda ise bu sayının 7 bin ila 9 bin arasında olduğunu düşünüyorum.
Novak’ın binin üzerinde seçmeni var. Bugün bunların yaklaşık 600’ünün Venedik’te yaşadığını söyleyebiliriz. Bu da köyümüzden ne kadar çok insanın gurbete gittiğini gösteriyor.
Bu insanlar burada çalışıyor, aile kuruyor ve hayatlarını sürdürüyor. Ancak memleketle bağlarını da korumaya çalışıyorlar.
Yeni nesille zorlanırız ama bağları koparmamak için direniyoruz
Yeniden Birlik: Venedik’te doğup büyüyen yeni neslin Merkez Jupa ile bağını korumak kolay mı?
Raim Haydar: Uğraşırız, uğraşırız. Biraz zor da olsa uğraşırız. Biz çok çalıştık yeni nesil ile. Benim kendi ailemden başlayayım. İki erkek bir de kızım var. 25, 23, 18 yaşında kız. Zorlanırız biraz yeni nesille. Maalesef zorlanırız. Tatil geldi mi koşarak gelirler. Severler. Ama böyle desen aman aman “ölürler” diyemem. Bu nereye kadar sürecek? Onu da bilmiyorum ama biraz yeni nesille daha fazla çalışmamız lazım üzerine.
Bu konuda zorlandığımızı söyleyebilirim. Bizim neslimiz köyü, insanları ve oradaki hayatı daha yakından tanıyor. Çocuklarımız ise burada doğup büyüyor, İtalya’da okuyor ve günlük hayatlarını burada sürdürüyor. Bu nedenle onların memleketle bağını korumak için daha fazla çaba göstermemiz gerekiyor.
Okulda İtalyanca öğrenseler de evde Türkçeyi unutmazlar
Yeniden Birlik: Gurbette yaşayan toplumun dini ve kültürel değerlerini koruması açısından Venedik’teki imkânlar nasıl?
Raim Haydar: Din konusunda iyi imkânlarımız var. Venedik’te iki camimiz bulunuyor. Bunlardan biri Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığıyla bağlantılı. Ben de bu caminin kurucu üyeleri arasında yer aldım. Bu benim için bir gurur meselesi.
Dil konusunda da çocuklarımızın Türkçeyi unutmamasına önem veriyoruz. Çocuklar İtalya’da İtalyanca eğitim alıyor ama evde Türkçe konuşuyorlar. Bizim için ana dilimizi korumak çok önemli. Dilini de unutmaz bizim çocuklar Türkçeyi.
İtalyanca okurlar ama evde İtalyanca bilmez bizim çocuklar. Çocuklarımızın hem yaşadıkları ülkenin dilini öğrenmesini hem de kendi dillerini ve kültürlerini unutmamasını istiyoruz.
Gençlerin eğitimi bırakıp erken iş hayatına atılması beni rahatsız ediyor
Yeniden Birlik: Gençlerin eğitimi konusunda nasıl bir tablo görüyorsunuz? Bu alanda sizi endişelendiren noktalar var mı?
Raim Haydar: Genel eğitimde bir düşüş görüyorum. İtalya’da gençlerin önünde çok sayıda imkân ve fırsat var. Buna rağmen bizim gençlerimiz arasında eğitime olan ilginin azalması beni rahatsız ediyor. Bu meselenin araştırılması gerekiyor. Arkadaşlarla konuşuruz. Niye bizim gençler lise mezun olup eğitimi terk ediyorlar.
Ben gençlerin daha fazla eğitim almasını, kendilerini geliştirmesini istiyorum. İnsan yalnızca çalışarak değil, okuyarak ve öğrenerek de ilerler. Eğitim, gençlerin geleceği için çok önemli.
Benim kendi eğitim hayatım da kolay geçmedi. İlk dört yılımı Novak’ta okudum. Daha sonra Kocacık’ta eğitimime devam ettim. Her gün yaklaşık iki kilometre yürüdüğümüz zamanlar vardı. Türkçe lise eğitimi için Gostivar’a gitmek de ailemin maddi imkânları nedeniyle kolay değildi.
Bugün gençlerin önünde bizim zamanımızdan daha fazla fırsat bulunuyor. Bu imkânları değerlendirmelerini isterim. Çalışmak elbette önemli, ancak eğitimi ikinci plana atmamak gerekiyor.
Kardeş şehir için davet ettik ama belediye yönetimi gelmedi
Yeniden Birlik: Venedik ile Merkez Jupa arasında belediyeler düzeyinde bir iş birliği, kardeş belediye kurulması gündeme geldi mi, planlarınızda var mı?
Raim Haydar: Konuştuk. Çok önceden konuştuk bu konuları biz. Bu konuda girişimlerimiz oldu. Venedik ile Merkez Jupa arasında bir iş birliği kurulmasının hem belediye hem de burada yaşayan gurbetçiler için faydalı olacağını düşünüyorum. Belediye başkanını davet ettik ama maalesef gelmedi. Bak böyle düz konuşurum. Gelmedi. Biz davet ettik, gelmedi. Hala daha uğraşırız. En belediye için iyi, en bizim gurbetçiler için iyi. Mevcut belediye yönetimiyle bunu bir türlü gerçekleştiremedik. Tüm organizasyona biz yükleniriz, sorun değil. Yeter ki karşı taraftan da biraz istek olsa, bizim için de iyi, onun için de iyi olur.
Böyle bir iş birliği, iki tarafın birbirini daha iyi tanımasına ve ortak projeler geliştirmesine yardımcı olabilir. Burada yaşayan çok sayıda insanın memleketiyle bağlantısı var. Bu bağın belediyeler aracılığıyla da güçlendirilmesini isteriz. Keşke olsa.
Sanırım 2022 yılında bir iş forumu düzenlemiştik. Ustrumca’nın belediye başkanı geldi, Resne’nin belediye başkanı geldi. Ancak Merkez Jupa’nın belediye başkanı gelmedi. Bu durum bizi üzdü. Çünkü böyle toplantılar, hemşehrilerimizin yaşadığı yerlerle memleket arasında bağ kurulması açısından önemli.
Gurbetçilerin ana talebi: Ulaşım kolaylığı ve bürokratik çözümler
Yeniden Birlik: İtalya’da yaşayan gurbetçilerin Makedonya’ya geliş gidişlerinde ne gibi kolaylıklara ihtiyaçları var?
Raim Haydar: Ulaşım çok önemli. İnsanlar memlekete daha kolay ulaşabilmek istiyor. Özellikle Resne, Debre, Mavrovo-Rostuşe ve Kırçova gibi bölgelere ulaşım imkânlarının geliştirilmesi, gurbetçiler açısından faydalı olur.
Bunun yanında iki ülke arasındaki bazı bürokratik işlemler de insanları zorlayabiliyor. Kimlik belgeleri ve sürücü belgeleriyle ilgili işlemlerin daha kolay hale gelmesi önemli. İnsanlar memleketlerine daha rahat gidip gelebilirse bağlarını korumaları da kolaylaşır.

Spor tesisleri var ama kültür şenliklerimiz unutuldu
Yeniden Birlik: Venedik’te yaşayan Makedonya kökenli toplumun sosyal ve kültürel hayatını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Raim Haydar: Spor alanında gençler için imkânlar var. Futbol ve basketbol gibi faaliyetlere ilgi gösteriliyor. Ancak kültürel etkinlikler konusunda aynı şeyi söyleyemem. Bu alanda geçmişe kıyasla bir gerileme yaşandığını düşünüyorum.
Biz geçmişte Mestre’de iki yıl üst üste etkinlikler düzenledik. Geleneksel kıyafetlerimizi, şarkılarımızı ve kültürümüzü tanıtmaya çalıştık. Bu tür etkinlikler, hem kendi insanımızın bir araya gelmesi hem de başkalarının kültürümüzü tanıması açısından önemliydi.
Köyümüzde de geçmişte gurbetçilerin bir araya geldiği şenlikler düzenlenirdi. Çok güzel organizasyonlarımız vardı. Ancak yaklaşık on yıldır bu etkinlikler yapılmıyor. Kültürümüze daha fazla değer vermemiz gerektiğini düşünüyorum.
Gençlerin spora yönelmesi güzel, fakat kültürün de ihmal edilmemesi gerekiyor. Bu faaliyetleri yeniden canlandırmak ve gençlerin de sorumluluk almasını sağlamak önemli.
Doğduğun yeri özlersin... Taşlar bile özlenir
Yeniden Birlik: Venedik’te yaşarken Merkez Jupa’da en çok neyi özlüyorsunuz? Ve bunu çocuklara nasıl anlatıyorsunuz?
Raim Haydar: Var, var. özlem var. Memlekete gideceğimiz zaman bir ay önceden hazırlıklar başlar. İnsan eve gideceği günü bekler. Doğduğun yeri özlüyorsun. Özlenir. Taşlar bile özlenir.
Ben yürümeyi severim. Köye gittiğimde yaylalara çıkarım, Ohri’ye giderim. Ohri Gölü’nü, Ohri Çarşısı’nı, oradaki insanları ve pazarcıları özlerim. Bütün bunların insanın hayatında ayrı bir yeri var.
Memlekete vardığınızda kendinizi evinizde hissedersiniz. Sabah uyanırsınız ve “Evimdeyim” dersiniz. Bu duyguyu başka bir yerde bulmak kolay değil.
Bizim neslimiz için köyün ayrı bir anlamı var. İnsanlar temmuz ayının sonu geldiğinde memlekete gitmek için gün sayar. Herkes bir an önce yola çıkmak ister. Çünkü yıllardır uzakta yaşıyoruz ve köyümüzü özlüyoruz.
Siyasette söz sahibi olmak için sandıkta varız
Yeniden Birlik: Venedik’te yaşayan toplumun yerel siyasete katılımını nasıl değerlendiriyorsunuz? Gençlerin bu alana ilgisi var mı?
Raim Haydar: Bazı gençlerimizin siyasete ilgisi var ve bunun artması gerekiyor. Yaşadığınız yerde söz sahibi olmak istiyorsanız, toplum olarak da ön plana çıkmanız gerekir. Onu da çok önceden hazırlandık. Aniden olmadı. Şimdi gençlerimiz geri İtalyan vatandaşı. Ben de kendim çift vatandaşlıyım. İtalyan vatandaşlığım var. Bunu önceden düşündük. Madem biz bu şehrin bir parçası olduk artık, niye siyasette içeri olmayalım? Arkadaşlarla konuştuk bayağı yıllar önce. İlk seçimde bir organizasyonla varız. İşte belediye meclisinde. Oradan alttan başladı.
Yeniden Birlik: Peki, bu ileride bir siyasi oluşum getirir mi?
Raim Haydar: Getirir. Belli kısım gençlerde siyasi ilgisi var. Mecburen de olacak. Tarık Şemsi gibi gençlerimiz var. Cavit ilk adımları atanlardan biri oldu. Mestre’de yaşayan Cenk gibi gençlerimiz de bulunuyor. Gençlerin yerel siyasete katılması, toplumumuzun sesinin duyulması açısından önemli. Umarım gelecekte daha fazla gencimiz bu alanlarda sorumluluk alır.
Milan'la başladı ama benim için varsa yoksa Fenerbahçe
Yeniden Birlik: Ve son soru, hangi takımı tutuyorsunuz İtalya'da? Var mı sizin tutulduğunuz takım, arkadaşlarla beraber maç izlediğiniz takım?
Raim Haydar: Ben futbol meraklısıyım. Eskiden Milan’ı tutardım. O dönem Deyan Saviçeviç de Milan’da oynuyordu. Ama bugün çok güçlü bir Fenerbahçe taraftarıyım. Ama şu an o kadar Fenerbahçeliyim ki diğer takımları hiç unuturum. Benim için varsa yoksa Fenerbahçe.
H.Gina
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.