Tuna'nın çekilen suları 80 yıllık sırrı ortaya çıkardı: Nazi "hastane gemisi" gün yüzüne çıktı

Balkanlar 211 kez okundu.
 

Tuna'nın çekilen suları 80 yıllık sırrı ortaya çıkardı: Nazi "hastane gemisi" gün yüzüne çıktı

Tuna Nehri'nde tarihin en düşük su seviyesi, İkinci Dünya Savaşı'ndan kalma Nazi batıklarını gün ışığına çıkardı. Suların çekilmesiyle ortaya çıkan gemiler arasında, içinde 1.600 yaralı asker olduğu iddia edilen "hastane gemisi" de yer alıyor.
Romanya sınırındaki Sırp köyü Prahovo'da, Tuna Nehri'nin su seviyesi geçen yüzyılın başından bu yana kaydedilen en düşük seviyeye geriledi. Bu dramatik çekilme, bölgede sadece ekolojik ve enerji krizlerine yol açmakla kalmadı, aynı zamanda yıllardır sular altında saklanan tarihi sırları da ortaya çıkardı. Nazilerin "Elf Operasyonu" ve Batık Filo Suların çekilmesiyle birlikte Demirkapı Boğazı civarında, 862. kilometrede, devasa ahşap güverteler ve metal iskeletler gün yüzüne çıktı. Bu kalıntılar, Eylül 1944'te Nazi Almanyası'nın Kızıl Ordu karşısında geri çekilirken gerçekleştirdiği "Tuna Elfi Operasyonu"nun (Donauelfe) izleri. O dönemde Karadeniz ve Tuna filotillasını geri çekmeye çalışan Alman kuvvetleri, Demirkapı'dan geçişin imkânsız hale geldiğini anlayınca, gemilerin Sovyetlerin eline geçmemesi için 160 ila 220 askeri ve nakliye gemisini kasten batırmıştı. Prahovo yakınlarındaki bu batık alanı, bugün Tuna'nın en önemli sualtı tarihi mezar alanlarından biri olarak kabul ediliyor. "Hastane Gemisi" Efsanesi Bölge sakinlerine göre batıklar arasında en dikkat çekeni, "hastane gemisi" olarak anılan bir Alman gemisi. Yerel halkın nesiller boyu aktardığı hikâyelere göre, bu gemi üzerinde yaklaşık 1.600 yaralı Alman askeri bulunuyordu. Negotin'den Zoran Lovrić, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: "Gemide tahminen 1.600 yaralı vardı. Kurtarılabilenler, yukarıdaki demiryoluna kadar taşınarak Belgrad ve çevresine gönderildi. Ancak durumu çok ağır olanların ise gemilerle birlikte batırıldığı düşünülüyor. Eylül 1944'te gerçekleşen bu operasyonla ilgili bugüne kadar hiçbir resmi adım atılmadı." Bu nedenle bölge, tarih meraklıları için olduğu kadar, altında yatan insanlık trajedisi açısından da büyük önem taşıyor. "Mayınlar Her An Patlayabilir" Yetkililer, batıkların yalnızca tarihsel değil, aynı zamanda hayati bir güvenlik riski oluşturduğunu vurguluyor. Nehir Kaptanlığı'ndan yapılan açıklamada şu uyarılar yer aldı: "Bu sularda seyreden tüm gemiler risk altında. Yarın bir patlama yaşanabilir. Bu gemilerin bazıları büyük miktarda mayın ve patlayıcı taşıyordu. İçlerinde mayın tarama gemileri de var. Mayınlar hala aktif ve her an infilak edebilir. Bu enkazların üzerinde bulunmak tamamen kendi sorumluluğumuzda." Ahşap Metalden Daha Dayanıklı Çıktı İlginç bir detay da, batıkların ahşap kısımlarının, metal aksamlarına göre çok daha iyi korunmuş olması. Sular altında geçen 80 yılı aşkın sürede metal parçalar büyük ölçüde korozyona uğrarken, ahşap güvertelerin büyük bir kısmı sağlam kalmayı başardı. Batıkların Kaldırılması İçin Çalışma Başlatıldı RTS'nin haberine göre, Prahovo yakınlarında Tuna yatağında toplam 21 batık gemi bulunuyor. Yetkililer, bu batıkların kademeli olarak çıkarılması için bir plan başlattı. Çalışmaların 2027 yılına kadar tamamlanması hedefleniyor. Bu sayede hem su yolunun genişletilerek nehir trafiğinin hızlandırılması, hem de bölgedeki güvenlik risklerinin ortadan kaldırılması amaçlanıyor. Bu yıl sonuna kadar yedi geminin daha sudan çıkarılması planlanıyor. Tuna Nehri'nin bu sıra dışı manzarası, ziyaretçilere İkinci Dünya Savaşı'nın en karanlık sayfalarından birine tanıklık etme fırsatı sunarken, suyun çekilmesiyle birlikte ortaya çıkan bu görüntüler, tarih boyunca suların altında saklı kalan nice sırrın da habercisi olarak görülüyor.
Tuna Nehri'nde tarihin en düşük su seviyesi, İkinci Dünya Savaşı'ndan kalma Nazi batıklarını gün ışığına çıkardı. Suların çekilmesiyle ortaya çıkan gemiler arasında, içinde 1.600 yaralı asker olduğu iddia edilen "hastane gemisi" de yer alıyor.

Romanya sınırındaki Sırp köyü Prahovo'da, Tuna Nehri'nin su seviyesi geçen yüzyılın başından bu yana kaydedilen en düşük seviyeye geriledi. Bu dramatik çekilme, bölgede sadece ekolojik ve enerji krizlerine yol açmakla kalmadı, aynı zamanda yıllardır sular altında saklanan tarihi sırları da ortaya çıkardı.

Nazilerin "Elf Operasyonu" ve Batık Filo

Suların çekilmesiyle birlikte Demirkapı Boğazı civarında, 862. kilometrede, devasa ahşap güverteler ve metal iskeletler gün yüzüne çıktı. Bu kalıntılar, Eylül 1944'te Nazi Almanyası'nın Kızıl Ordu karşısında geri çekilirken gerçekleştirdiği " Tuna Elfi Operasyonu"nun (Donauelfe) izleri.

O dönemde Karadeniz ve Tuna filotillasını geri çekmeye çalışan Alman kuvvetleri, Demirkapı'dan geçişin imkânsız hale geldiğini anlayınca, gemilerin Sovyetlerin eline geçmemesi için 160 ila 220 askeri ve nakliye gemisini kasten batırmıştı. Prahovo yakınlarındaki bu batık alanı, bugün Tuna'nın en önemli sualtı tarihi mezar alanlarından biri olarak kabul ediliyor.

"Hastane Gemisi" Efsanesi

Bölge sakinlerine göre batıklar arasında en dikkat çekeni, "hastane gemisi" olarak anılan bir Alman gemisi. Yerel halkın nesiller boyu aktardığı hikâyelere göre, bu gemi üzerinde yaklaşık 1.600 yaralı Alman askeri bulunuyordu.

Negotin'den Zoran Lovrić, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

"Gemide tahminen 1.600 yaralı vardı. Kurtarılabilenler, yukarıdaki demiryoluna kadar taşınarak Belgrad ve çevresine gönderildi. Ancak durumu çok ağır olanların ise gemilerle birlikte batırıldığı düşünülüyor. Eylül 1944'te gerçekleşen bu operasyonla ilgili bugüne kadar hiçbir resmi adım atılmadı."

Bu nedenle bölge, tarih meraklıları için olduğu kadar, altında yatan insanlık trajedisi açısından da büyük önem taşıyor.

"Mayınlar Her An Patlayabilir"

Yetkililer, batıkların yalnızca tarihsel değil, aynı zamanda hayati bir güvenlik riski oluşturduğunu vurguluyor. Nehir Kaptanlığı'ndan yapılan açıklamada şu uyarılar yer aldı:

"Bu sularda seyreden tüm gemiler risk altında. Yarın bir patlama yaşanabilir. Bu gemilerin bazıları büyük miktarda mayın ve patlayıcı taşıyordu. İçlerinde mayın tarama gemileri de var. Mayınlar hala aktif ve her an infilak edebilir. Bu enkazların üzerinde bulunmak tamamen kendi sorumluluğumuzda."

Ahşap Metalden Daha Dayanıklı Çıktı

İlginç bir detay da, batıkların ahşap kısımlarının, metal aksamlarına göre çok daha iyi korunmuş olması. Sular altında geçen 80 yılı aşkın sürede metal parçalar büyük ölçüde korozyona uğrarken, ahşap güvertelerin büyük bir kısmı sağlam kalmayı başardı.

Batıkların Kaldırılması İçin Çalışma Başlatıldı

RTS'nin haberine göre, Prahovo yakınlarında Tuna yatağında toplam 21 batık gemi bulunuyor. Yetkililer, bu batıkların kademeli olarak çıkarılması için bir plan başlattı. Çalışmaların 2027 yılına kadar tamamlanması hedefleniyor. Bu sayede hem su yolunun genişletilerek nehir trafiğinin hızlandırılması, hem de bölgedeki güvenlik risklerinin ortadan kaldırılması amaçlanıyor. Bu yıl sonuna kadar yedi geminin daha sudan çıkarılması planlanıyor.

Tuna Nehri'nin bu sıra dışı manzarası, ziyaretçilere İkinci Dünya Savaşı'nın en karanlık sayfalarından birine tanıklık etme fırsatı sunarken, suyun çekilmesiyle birlikte ortaya çıkan bu görüntüler, tarih boyunca suların altında saklı kalan nice sırrın da habercisi olarak görülüyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.