Silyanovska-Davkova: AB yolunda bayrağımızı ve anayasal adımızı değiştirdik

Kuzey Makedonya 188 kez okundu.
 

Silyanovska-Davkova: AB yolunda bayrağımızı ve anayasal adımızı değiştirdik

Cumhurbaşkanı Gordana Silyanovska-Davkova, Salzburg Avrupa Zirvesi’nde AB genişleme sürecinin liyakat temelinde ilerlemesi ve ikili anlaşmazlıkların süreci belirlememesi gerektiğini söyledi. Silyanovska-Davkova, ülkesinin AB yolunda bayrağını ve anayasal adını değiştirdiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Gordana Silyanovska-Davkova, Avusturya’nın Salzburg kentinde düzenlenen 22. Salzburg Avrupa Zirvesi’nde AB’nin genişleme politikası ve Batı Balkanlar’ın Avrupa ile bütünleşme sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Avrupa hâlâ küresel bir aktör mü?” başlıklı oturumda konuşan Silyanovska-Davkova, Batı Balkanlar’ın Avrupa ile bütünleşme sürecinin hızlandırılması gerektiğini belirtti. Cumhurbaşkanlığı açıklamasına göre Silyanovska-Davkova, Kuzey Makedonya’nın 35 yıllık bağımsızlık döneminin 21 yılını AB adaylığıyla geçirdiğine dikkat çekti. Ülkesinin Avrupa mevzuatıyla yüksek düzeyde uyum sağladığını ve Ortak Dış ve Güvenlik Politikası ile yüzde 100 uyum içinde olduğunu ifade etti. “Böylesine ağır bir yükü hiçbir Avrupa devleti üstlenmedi” Silyanovska-Davkova, Kuzey Makedonya’nın AB bütünleşme sürecinde önemli tavizler verdiğini savundu. “Başka hiçbir Avrupa devleti bütünleşme sürecinde böylesine ağır bir yükü üstlenmedi. Ulusal bayrağımızı ve anayasal adımızı değiştirdik; büyük çoğunluğu dışarıdan dayatılan 36 anayasa değişikliğini kabul ettik” ifadelerini kullandı. Tarihsel bir anlaşmazlığın çözümü amacıyla bir devletin iç hukuki yapısını değiştirmeye zorlanmasının Avrupa ilkelerinin tutarlılığı konusunda soru işaretleri yarattığını belirten Silyanovska-Davkova, ikili anlaşmazlıkların AB üyelik sürecindeki reformların önüne geçmemesi gerektiğini söyledi. “Daha fazla liyakat, daha az öngörülemezlik” Silyanovska-Davkova, Avrupa perspektifinin belirsizleşmesinin Batı Balkanlar’daki gerilimleri artırabileceğini belirterek, bölgenin ilerlemesi için inandırıcı bir AB üyeliği perspektifine ihtiyaç olduğunu ifade etti. “Avrupa daha fazla jeopolitik ağırlık kazanmak istiyorsa, daha cesur ve tutarlı olmalıdır: daha az öngörülemezlik ve daha fazla liyakat; daha az himayeci yaklaşım ve daha fazla gerçek ortaklık” diyen Silyanovska-Davkova, genişleme sürecinin Kopenhag kriterleri dışındaki ikili anlaşmazlıkların rehinesi haline gelmemesi gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı, reformların teknik ilerlemeden çıkarılıp siyasi veya ikili meselelerle ilişkilendirilmesinin AB’nin genişleme politikasının güvenilirliğine zarar verdiğini savundu. Üç temel öneri Silyanovska-Davkova, AB genişleme sürecinde üç temel ilkenin korunması gerektiğini söyledi. Bunlardan ilki, ülkelerin nesnel kriterlere göre değerlendirilmesi ve ikili meselelerin teknik ilerlemeyi engellememesi. İkincisi, üyelik sürecinin kalıcı bir “iki sınıflı Avrupa” oluşturacak şekilde tasarlanmaması. Cumhurbaşkanı, güvence mekanizmalarının nesnel, orantılı ve süreyle sınırlı olması gerektiğini belirtti. Üçüncüsü ise kademeli entegrasyonun tam üyelik öncesinde aday ülkelere somut faydalar sağlayabilmesi. Ancak bunun tam üyeliğin alternatifi değil, üyeliğe giden yolun bir parçası olması gerektiğini vurguladı. Silyanovska-Davkova, genişleme reformunun Batı Balkanlar’a verilmiş bir lütuf değil, Avrupa Birliği’nin kendi jeopolitik kapasitesine yapılan bir yatırım olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Gordana Silyanovska-Davkova, Salzburg Avrupa Zirvesi’nde AB genişleme sürecinin liyakat temelinde ilerlemesi ve ikili anlaşmazlıkların süreci belirlememesi gerektiğini söyledi. Silyanovska-Davkova, ülkesinin AB yolunda bayrağını ve anayasal adını değiştirdiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Gordana Silyanovska-Davkova, Avusturya’nın Salzburg kentinde düzenlenen 22. Salzburg Avrupa Zirvesi’nde AB’nin genişleme politikası ve Batı Balkanlar’ın Avrupa ile bütünleşme sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Avrupa hâlâ küresel bir aktör mü?” başlıklı oturumda konuşan Silyanovska-Davkova, Batı Balkanlar’ın Avrupa ile bütünleşme sürecinin hızlandırılması gerektiğini belirtti.

Cumhurbaşkanlığı açıklamasına göre Silyanovska-Davkova, Kuzey Makedonya’nın 35 yıllık bağımsızlık döneminin 21 yılını AB adaylığıyla geçirdiğine dikkat çekti. Ülkesinin Avrupa mevzuatıyla yüksek düzeyde uyum sağladığını ve Ortak Dış ve Güvenlik Politikası ile yüzde 100 uyum içinde olduğunu ifade etti.

“Böylesine ağır bir yükü hiçbir Avrupa devleti üstlenmedi”

Silyanovska-Davkova, Kuzey Makedonya’nın AB bütünleşme sürecinde önemli tavizler verdiğini savundu.

“Başka hiçbir Avrupa devleti bütünleşme sürecinde böylesine ağır bir yükü üstlenmedi. Ulusal bayrağımızı ve anayasal adımızı değiştirdik; büyük çoğunluğu dışarıdan dayatılan 36 anayasa değişikliğini kabul ettik” ifadelerini kullandı.

Tarihsel bir anlaşmazlığın çözümü amacıyla bir devletin iç hukuki yapısını değiştirmeye zorlanmasının Avrupa ilkelerinin tutarlılığı konusunda soru işaretleri yarattığını belirten Silyanovska-Davkova, ikili anlaşmazlıkların AB üyelik sürecindeki reformların önüne geçmemesi gerektiğini söyledi.

“Daha fazla liyakat, daha az öngörülemezlik”

Silyanovska-Davkova, Avrupa perspektifinin belirsizleşmesinin Batı Balkanlar’daki gerilimleri artırabileceğini belirterek, bölgenin ilerlemesi için inandırıcı bir AB üyeliği perspektifine ihtiyaç olduğunu ifade etti.

“Avrupa daha fazla jeopolitik ağırlık kazanmak istiyorsa, daha cesur ve tutarlı olmalıdır: daha az öngörülemezlik ve daha fazla liyakat; daha az himayeci yaklaşım ve daha fazla gerçek ortaklık” diyen Silyanovska-Davkova, genişleme sürecinin Kopenhag kriterleri dışındaki ikili anlaşmazlıkların rehinesi haline gelmemesi gerektiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı, reformların teknik ilerlemeden çıkarılıp siyasi veya ikili meselelerle ilişkilendirilmesinin AB’nin genişleme politikasının güvenilirliğine zarar verdiğini savundu.

Üç temel öneri

Silyanovska-Davkova, AB genişleme sürecinde üç temel ilkenin korunması gerektiğini söyledi.

Bunlardan ilki, ülkelerin nesnel kriterlere göre değerlendirilmesi ve ikili meselelerin teknik ilerlemeyi engellememesi.

İkincisi, üyelik sürecinin kalıcı bir “iki sınıflı Avrupa” oluşturacak şekilde tasarlanmaması. Cumhurbaşkanı, güvence mekanizmalarının nesnel, orantılı ve süreyle sınırlı olması gerektiğini belirtti.

Üçüncüsü ise kademeli entegrasyonun tam üyelik öncesinde aday ülkelere somut faydalar sağlayabilmesi. Ancak bunun tam üyeliğin alternatifi değil, üyeliğe giden yolun bir parçası olması gerektiğini vurguladı.

Silyanovska-Davkova, genişleme reformunun Batı Balkanlar’a verilmiş bir lütuf değil, Avrupa Birliği’nin kendi jeopolitik kapasitesine yapılan bir yatırım olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.