Mickoski’nin sonu ne olacak? – Erol Rizaov’dan sert uyarı

Kuzey Makedonya 45 kez okundu.
 

Mickoski’nin sonu ne olacak? – Erol Rizaov’dan sert uyarı

Gazeteci ve yazar Erol Rizaov, Mickoski’nin AB sürecine yönelik sert söylemini hicvederek bunun gerçek reformların yerine geçen popülist bir siyasi gösteri olduğunu savundu.
Duayen gazeteci ve yazar Erol Rizaov, bu haftaki köşe yazısında Başbakan Hristijan Mickoski’nin Avrupa Birliği sürecine yönelik söylem ve politikalarını sert bir ironi ve eleştirel üslupla değerlendirdi. “Mickoski’nin sonuncusu ne olacak?” başlıklı yazısında Rizaov, hükümetin AB entegrasyonu konusundaki yaklaşımını siyasi propaganda, abartılı milliyetçilik ve gerçek reformlardan kaçış olarak nitelendirdi. Rizaov, Mickoski’nin Parlamento’da defalarca dile getirdiği ve Avrupa Birliği kendi şartlarını kabul edene kadar geri adım atmayacağını vurgulayan söylemini “gösterişli ama içi boş bir duruş” olarak yorumladı. Yazıda, bu yaklaşımın ülkeyi Avrupa yolundan uzaklaştırma riski taşıdığı ve halkı sahte bir özgüvenle oyaladığı savunuldu. AB Üyeliği Tartışması ve Bölgesel Karşılaştırmalar Rizaov, Karadağ ve Arnavutluk’un 2028–2029 yıllarında Avrupa Birliği’ne üye olabileceğine dair Brüksel’den gelen haberleri hatırlatarak, Kuzey Makedonya’nın bu süreçte geri kalmasını sert bir dille eleştirdi. Yazara göre, diğer ülkelerin ilerlemesi Makedonya için bir uyarı niteliği taşırken, iç politikada bu durum “yenilgilerin zafer, başarıların ise ihanet gibi sunulmasıyla” çarpıtılıyor. Bu yaklaşımın toplumda yanlış bir algı oluşturduğunu belirten Rizaov, siyasi elitlerin başarısızlıkları örtmek için milliyetçi söylemlere ve sembolik tartışmalara sarıldığını savundu. Hiciv, Edebi Göndermeler ve Sert Benzetmeler Rizaov’un yazısı, yalnızca siyasi analizle sınırlı kalmayıp güçlü hiciv, edebi göndermeler ve sıra dışı benzetmelerle de dikkat çekti. Gabriel Garcia Marquez’in “Albay’a Mektup Yazacak Kimse Yok” adlı eserine atıfta bulunan Rizaov, Brüksel’den beklenen “mektubun” yıllarca gelmeyebileceğini ve halkın umutlarının boş vaatlerle ertelendiğini ima etti. Yazıda ayrıca Epstein, Einstein, MANU (Makedonya Bilim ve Sanat Akademisi) ve çeşitli kamu figürleri üzerinden siyasi ve entelektüel elitler eleştirilirken, medyanın ve kamuoyunun manipülasyona açık olduğu mesajı verildi. Kimlik Siyaseti Yerine Reform Çağrısı Rizaov, hükümetin Makedon dili, kimliği ve tarihi üzerinden yürüttüğü siyasi söylemin, Avrupa Birliği sürecindeki asıl reform gündeminin önüne geçtiğini vurguladı. Yazara göre, AB üyeliğinin gerçek kriterleri; hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, yolsuzlukla mücadele, medya özgürlüğü, insan hakları, ekonomik reformlar, eğitim ve sağlık sisteminin güçlendirilmesi gibi alanlarda ilerleme sağlanmasıdır. Bu reformlar hayata geçirilmeden AB üyeliği beklentisinin gerçekçi olmadığını savunan Rizaov, Mickoski hükümetinin bu temel konular yerine sembolik ve popülist şartları öne çıkardığını ileri sürdü. “Başarılar Sahipleniliyor, Gerçekler Görmezden Geliniyor” Rizaov ayrıca, mevcut hükümetin önceki yönetimler döneminde başlatılan projeleri kendi başarısı gibi sunmasını sert bir dille eleştirdi. Otoyol, altyapı projeleri ve büyük yatırımların çoğunun geçmiş hükümet dönemlerinde planlandığını ve başlatıldığını hatırlatan yazar, buna rağmen kamuoyuna farklı bir tablo sunulduğunu iddia etti. Yazıda, VMRO-DPMNE’nin muhalefette olduğu dönemde AB sürecini yavaşlatan veya engelleyen adımlar attığı da hatırlatılarak, bugünkü söylemlerle geçmişteki tutum arasında ciddi bir çelişki bulunduğu ifade edildi. “Gerçek Avrupa Yolu Reformlardan Geçer” Rizaov, yazısının sonunda Kuzey Makedonya’nın Avrupa Birliği yolunda ilerleyebilmesi için retorikten uzaklaşıp somut reformlara odaklanması gerektiğini vurguladı. Aksi takdirde ülkenin, edebi bir metaforla ifade ettiği gibi, Brüksel’den gelecek bir mektubu onlarca yıl daha beklemek zorunda kalabileceğini savundu. Yazar, siyasi liderlerin halkı sembolik zaferlerle değil, gerçek demokratik ve ekonomik ilerlemelerle ikna etmesi gerektiğinin altını çizdi.
Gazeteci ve yazar Erol Rizaov, Mickoski’nin AB sürecine yönelik sert söylemini hicvederek bunun gerçek reformların yerine geçen popülist bir siyasi gösteri olduğunu savundu.

Duayen gazeteci ve yazar Erol Rizaov, bu haftaki köşe yazısında Başbakan Hristijan Mickoski’nin Avrupa Birliği sürecine yönelik söylem ve politikalarını sert bir ironi ve eleştirel üslupla değerlendirdi. “Mickoski’nin sonuncusu ne olacak?” başlıklı yazısında Rizaov, hükümetin AB entegrasyonu konusundaki yaklaşımını siyasi propaganda, abartılı milliyetçilik ve gerçek reformlardan kaçış olarak nitelendirdi.

Rizaov, Mickoski’nin Parlamento’da defalarca dile getirdiği ve Avrupa Birliği kendi şartlarını kabul edene kadar geri adım atmayacağını vurgulayan söylemini “gösterişli ama içi boş bir duruş” olarak yorumladı. Yazıda, bu yaklaşımın ülkeyi Avrupa yolundan uzaklaştırma riski taşıdığı ve halkı sahte bir özgüvenle oyaladığı savunuldu.

AB Üyeliği Tartışması ve Bölgesel Karşılaştırmalar

Rizaov, Karadağ ve Arnavutluk’un 2028–2029 yıllarında Avrupa Birliği’ne üye olabileceğine dair Brüksel’den gelen haberleri hatırlatarak, Kuzey Makedonya’nın bu süreçte geri kalmasını sert bir dille eleştirdi. Yazara göre, diğer ülkelerin ilerlemesi Makedonya için bir uyarı niteliği taşırken, iç politikada bu durum “yenilgilerin zafer, başarıların ise ihanet gibi sunulmasıyla” çarpıtılıyor.

Bu yaklaşımın toplumda yanlış bir algı oluşturduğunu belirten Rizaov, siyasi elitlerin başarısızlıkları örtmek için milliyetçi söylemlere ve sembolik tartışmalara sarıldığını savundu.

Hiciv, Edebi Göndermeler ve Sert Benzetmeler

Rizaov’un yazısı, yalnızca siyasi analizle sınırlı kalmayıp güçlü hiciv, edebi göndermeler ve sıra dışı benzetmelerle de dikkat çekti. Gabriel Garcia Marquez’in “Albay’a Mektup Yazacak Kimse Yok” adlı eserine atıfta bulunan Rizaov, Brüksel’den beklenen “mektubun” yıllarca gelmeyebileceğini ve halkın umutlarının boş vaatlerle ertelendiğini ima etti.

Yazıda ayrıca Epstein, Einstein, MANU (Makedonya Bilim ve Sanat Akademisi) ve çeşitli kamu figürleri üzerinden siyasi ve entelektüel elitler eleştirilirken, medyanın ve kamuoyunun manipülasyona açık olduğu mesajı verildi.

Kimlik Siyaseti Yerine Reform Çağrısı

Rizaov, hükümetin Makedon dili, kimliği ve tarihi üzerinden yürüttüğü siyasi söylemin, Avrupa Birliği sürecindeki asıl reform gündeminin önüne geçtiğini vurguladı. Yazara göre, AB üyeliğinin gerçek kriterleri; hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, yolsuzlukla mücadele, medya özgürlüğü, insan hakları, ekonomik reformlar, eğitim ve sağlık sisteminin güçlendirilmesi gibi alanlarda ilerleme sağlanmasıdır.

Bu reformlar hayata geçirilmeden AB üyeliği beklentisinin gerçekçi olmadığını savunan Rizaov, Mickoski hükümetinin bu temel konular yerine sembolik ve popülist şartları öne çıkardığını ileri sürdü.

“Başarılar Sahipleniliyor, Gerçekler Görmezden Geliniyor”

Rizaov ayrıca, mevcut hükümetin önceki yönetimler döneminde başlatılan projeleri kendi başarısı gibi sunmasını sert bir dille eleştirdi. Otoyol, altyapı projeleri ve büyük yatırımların çoğunun geçmiş hükümet dönemlerinde planlandığını ve başlatıldığını hatırlatan yazar, buna rağmen kamuoyuna farklı bir tablo sunulduğunu iddia etti.

Yazıda, VMRO-DPMNE’nin muhalefette olduğu dönemde AB sürecini yavaşlatan veya engelleyen adımlar attığı da hatırlatılarak, bugünkü söylemlerle geçmişteki tutum arasında ciddi bir çelişki bulunduğu ifade edildi.

“Gerçek Avrupa Yolu Reformlardan Geçer”

Rizaov, yazısının sonunda Kuzey Makedonya’nın Avrupa Birliği yolunda ilerleyebilmesi için retorikten uzaklaşıp somut reformlara odaklanması gerektiğini vurguladı. Aksi takdirde ülkenin, edebi bir metaforla ifade ettiği gibi, Brüksel’den gelecek bir mektubu onlarca yıl daha beklemek zorunda kalabileceğini savundu.

Yazar, siyasi liderlerin halkı sembolik zaferlerle değil, gerçek demokratik ve ekonomik ilerlemelerle ikna etmesi gerektiğinin altını çizdi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.