Gestalt Psikoterapisti Arin Agiç: Güçlü sporcu, kaygısını yönetebilen sporcudur

Spor 222 kez okundu.
 

Gestalt Psikoterapisti Arin Agiç: Güçlü sporcu, kaygısını yönetebilen sporcudur

"Her zaman güçlü görünmek, zihnen güçlü olduğunuz anlamına gelmez." Hem parkede koçluk yapan hem de sporcuların ruh sağlığına dokunan Üsküplü Gestalt Psikoterapisti Arin Agiç, performans baskısıyla baş etmenin ve sahadaki görünmeyen mücadeleyi kazanmanın yollarını Yeniden Birlik’e anlattı.
Bir sporcunun maçı kazanması için sadece fiziksel olarak hazır olması yeterli midir? Yoksa asıl krizler zihinde mi başlar? Hem saha kenarında strateji üreten hem de uzmanlığıyla sporcuların kaygı ve performans baskısıyla mücadele etmesini sağlayan Üsküplü Gestalt Psikoterapisti (danışanların geçmişe takılmak yerine "burada ve şimdi" anındaki deneyimlerine, duygularına ve bedensel duyumlarına odaklanmalarını sağlayan ruh sağlığı uzmanıdır) Arin Agiç, sporun ruh sağlığı boyutunu masaya yatırıyor. "Zihinsel güç, her zaman güçlü görünmek değil; insanın kendini tanıması ve yaşadığı zorluklarla sağlıklı bir şekilde başa çıkabilmesidir" diyen Agiç; kriz yönetiminden zihinsel dayanıklılığa kadar merak edilen pek çok konuyu değindi.  Basketbol Sahalarından Psikoterapiye Yeniden Birlik: İsterseniz ilk önce sizi tanıyalım. Arin Agiç kimdir? Basketbol sahalarından spor psikologluğuna uzanan bu yolculuğunuz nasıl başladı? Arin Agiç: Basketbolla olan yolculuğum önce oyuncu olarak başladı, ardından antrenörlükle devam etti. Hem saha içinde hem de saha kenarında edindiğim deneyimler, sporcuların yalnızca fiziksel ve teknik açıdan değil, zihinsel ve duygusal açıdan da desteğe ihtiyaç duyduklarını görmemi sağladı. Zamanla spor dünyasında ruh sağlığı boyutunun çoğu zaman göz ardı edildiğini fark ettim. Bu farkındalık beni Gestalt psikoterapisine yöneltti. Bugün Macaristan’da basketbol antrenörlüğü yapıyor ve Gestalt psikoterapisti olarak çalışıyorum. Aynı zamanda Macaristan Spor Bilimleri Üniversitesi’nde spor sosyolojisi alanında doktora eğitimime devam ediyorum. Basketbol, psikoterapi ve akademik çalışmalarımı bir araya getirerek sporcuları yalnızca performanslarıyla değil, bütüncül bir bakış açısıyla anlamaya ve desteklemeye çalışıyorum. Sınırları Aşan Bir Kariyer Yeniden Birlik: 10 yıl önce Makedonya’dan ayrılıp Macaristan’a gittiniz. Neden ayrıldınız ve yurt dışında sıfırdan bir kariyer kurmak sizin için nasıl bir deneyimdi, ne gibi zorluklar yaşadınız? Arin Agiç: On yıl önce, yüksek lisans eğitimi almak üzere Makedonya’dan ayrılarak Macaristan’a geldim. Central European University, her zaman eğitim görmek istediğim bir üniversiteydi; dolayısıyla bu karar, benim için hem akademik hem de kişisel açıdan önemli bir adımdı. Eğitim için zaten yurt dışında bulunmam, öğrencilikten profesyonel hayata geçişimi bir ölçüde kolaylaştırdı. Ancak sevdiklerimden uzakta olmak, yeni bir dile ve farklı bir kültüre uyum sağlamak zaman zaman zorlayıcıydı. Buna rağmen Macaristan’da muhteşem insanlarla tanıştığım için kendimi oldukça şanslı hissediyorum. Onların desteği, bu yolculuğu benim için çok daha kolay ve anlamlı hâle getirdi. Spor Dünyasında Kadın Terapist Olmak Yeniden Birlik: Şu an Macaristan 1. Ligi takımlarından TFSE’nin spor psikoterapistisiniz. Bir kadın olarak bu noktaya gelmek size ne hissettiriyor? Arin Agiç: Öncelikle, sporcuların ihtiyaç duyduğu desteği sunabilmek açısından terapistin cinsiyetinin belirleyici olmadığını düşünüyorum. Burada önemli olan; mesleki yeterlilik, güven ve sporcuyu gerçekten anlayabilmek. Bununla birlikte, spor gibi hâlâ erkeklerin ağırlıkta olduğu bir alanda kadın bir terapist olarak yer almaktan ve kadın sporcularla çalışmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bunun mümkün olduğunu göstermek ve başka kadınlara da cesaret verebilmek benim için çok değerli. Spor dünyasında daha fazla kadının farklı görevlerde ve karar mekanizmalarında yer almasına ihtiyaç olduğuna inanıyorum. Zihinsel Gücün Gerçek Anlamı Yeniden Birlik: Sporcular için "Sadece iyi antrenman yapmak yetmez, kafa olarak da hazır olmak lazım" diye bir söz var. Bir sporcunun zihnen güçlü olması tam olarak ne demek? Arin Agiç: Zihinsel olarak güçlü olmak, hiç zorlanmamak ya da duyguları bastırmak anlamına gelmez. Aksine sporcu; stresini, kaygısını ve hayal kırıklığını fark edebilmeli, bunları sağlıklı şekilde yönetebilmeli ve zor anlardan sonra yeniden toparlanabilmelidir. Baskı altında odağını korumak, hatalardan ders çıkarmak ve gerektiğinde destek istemek de bu gücün önemli parçalarıdır. Yani zihinsel güç, her zaman güçlü görünmek değil; insanın kendisini tanıması ve yaşadığı zorluklarla sağlıklı bir şekilde başa çıkabilmesidir. Hata Korkusu ve Bireysel Yaklaşım Yeniden Birlik: Sporcular size geldiklerinde en çok neden şikâyet ediyorlar? Başarısızlık korkusu veya sakatlanma stresiyle nasıl baş ediyorlar? Arin Agiç: Sporcuların en sık dile getirdiği konular; hata yapma korkusu, yapılan bir hatanın ardından yeniden oyuna odaklanmakta zorlanma ve performans kaygısı oluyor. Başarısızlık ve sakatlık süreçleriyle ise her sporcu farklı şekilde baş ediyor. Bazıları içine kapanıp kendini çevresinden soyutlarken, bazıları daha fazla çalışarak kontrolü yeniden kazanmaya yöneliyor. Bu nedenle herkese uygulanabilecek tek bir yöntem yok. Her sporcunun kişiliğini, ihtiyaçlarını ve içinde bulunduğu koşulları dikkate alan bireysel bir desteğe ihtiyacı var. Maç Heyecanını Yönetmek Yeniden Birlik: Önemli bir maç öncesi heyecandan eli ayağı birbirine dolanan bir sporcuya o an ne tavsiye edersiniz? Arin Agiç: Bu konu yalnızca maçtan hemen önce ele alınmamalı. Sporcunun heyecanının nereden kaynaklandığını önceden anlamak ve maç öncesinde kendisini dengede ve anda tutmasına hangi yöntemlerin yardımcı olduğunu birlikte belirlemek gerekir. Nefese odaklanmak veya kısa bir rutin uygulamak o an rahatlama sağlayabilir; ancak bu tür müdahalelerin etkisi genellikle kısa sürelidir. Kalıcı bir değişim için sporcunun kaygısını önceden tanıması ve kendisine uygun baş etme yöntemlerini düzenli olarak çalışması önemlidir. Kriz Yönetimi Değil, Sürekli Gelişim Yeniden Birlik: Kulüpler genelde işler kötü gidince, üst üste maç kaybedince psikolog arayışına giriyor. Bu yaklaşım doğru mu, yoksa zihinsel antrenman her gün mü yapılmalı? Arin Agiç: Bence psikolojik destek yalnızca işler kötü gittiğinde başvurulan bir kriz müdahalesi olmamalı; bu alanda çalışan uzman da ekibin düzenli bir parçası olmalıdır. Kalıcı sonuçlar ancak bireysel veya grup düzeyinde sürdürülen düzenli çalışmalarla elde edilebilir, çünkü bu da zaman gerektiren bir süreçtir. Nasıl kondisyon antrenörünün yılda bir kez gelip takımı fiziksel olarak hazırlamasını bekleyemiyorsak, zihinsel ve duygusal gelişimin de birkaç görüşmeyle tamamlanmasını bekleyemeyiz. Genç Kadınlara İlham Ve Tavsiyeler Yeniden Birlik: Erkeklerin ağırlıkta olduğu spor dünyasında kadın bir psikolog ve antrenör olmak zor mu? Bu alanda ilerlemek isteyen genç kadınlara ne söylemek istersiniz? Arin Agiç: Daha önce de belirttiğim gibi, sporculara nitelikli destek sunabilmek açısından cinsiyetin belirleyici olmadığını düşünüyorum. Ancak spor hâlâ erkeklerin ağırlıkta olduğu bir alan ve kadın olarak zaman zaman kendinizi daha fazla kanıtlamanız gerekebiliyor. Bu nedenle kadın bir terapist ve antrenör olarak burada yer almak, özellikle de kadın sporcularla çalışmak benim için çok değerli. Bu alanda ilerlemek isteyen genç kadınlara, kendi bilgi ve yetkinliklerine güvenmelerini, karşılaştıkları engellerin onları yollarından vazgeçirmesine izin vermemelerini söylerim. Spor dünyasının daha fazla kadına, onların deneyimlerine ve bakış açılarına ihtiyacı var. Özgüven ve Pes Etmeme Bilinci Yeniden Birlik: "Benden bir şey olmaz" deyip çabuk pes eden genç sporculara vereceğiniz en önemli tavsiye nedir? Arin Agiç: Öncelikle, ‘Benden bir şey olmaz’ düşüncesinin nereden geldiğini ve bu inancın nasıl oluştuğunu anlamaya çalışırdım. Çünkü pes etmenin arkasında çoğu zaman yalnızca başarısızlık değil; eleştirilme, kıyaslanma veya yeterince iyi olmadığına inanma gibi daha derin nedenler bulunabilir. Ardından sporcuyla birlikte güçlü yönlerini, yeteneklerini ve geliştirebileceği alanları keşfetmeye odaklanırdım. Hepimizin hem sporda hem de hayatın diğer alanlarında değerli özelliklere ve farklı potansiyellere sahip olduğuna inanıyorum. Gelecek Hedefleri ve İletişim Yeniden Birlik: Hem sahada çalışıyorsunuz hem de doktora yapıyorsunuz. Kariyerinizde bundan sonraki en büyük hayaliniz veya hedefiniz nedir? Arin Agiç: En büyük hedefim; basketbol, psikoterapi, antrenörlük ve akademik çalışmalarım aracılığıyla edindiğim bilgi ve deneyimleri bir araya getirerek ihtiyaç duyan insanlara en doğru şekilde ulaştırabilmek. Makedonya’da yaşamıyor olsam da çalışmalarımı çevrim içi olarak da sürdürüyorum. Böylece farklı ülkelerden insanların bana ulaşabilmesini ve birlikte çalışabilmemizi mümkün kılmaya çalışıyorum. NOT:  Arin’le çalışmak veya kendisinden destek almak isteyenler, arin.agic@gmail.com adresi üzerinden iletişime geçebilir. H.Gina    
"Her zaman güçlü görünmek, zihnen güçlü olduğunuz anlamına gelmez." Hem parkede koçluk yapan hem de sporcuların ruh sağlığına dokunan Üsküplü Gestalt Psikoterapisti Arin Agiç, performans baskısıyla baş etmenin ve sahadaki görünmeyen mücadeleyi kazanmanın yollarını Yeniden Birlik’e anlattı.

Bir sporcunun maçı kazanması için sadece fiziksel olarak hazır olması yeterli midir? Yoksa asıl krizler zihinde mi başlar? Hem saha kenarında strateji üreten hem de uzmanlığıyla sporcuların kaygı ve performans baskısıyla mücadele etmesini sağlayan Üsküplü Gestalt Psikoterapisti (danışanların geçmişe takılmak yerine "burada ve şimdi" anındaki deneyimlerine, duygularına ve bedensel duyumlarına odaklanmalarını sağlayan ruh sağlığı uzmanıdır) Arin Agiç, sporun ruh sağlığı boyutunu masaya yatırıyor. "Zihinsel güç, her zaman güçlü görünmek değil; insanın kendini tanıması ve yaşadığı zorluklarla sağlıklı bir şekilde başa çıkabilmesidir" diyen Agiç; kriz yönetiminden zihinsel dayanıklılığa kadar merak edilen pek çok konuyu değindi. 

Basketbol Sahalarından Psikoterapiye

Yeniden Birlik: İsterseniz ilk önce sizi tanıyalım. Arin Agiç kimdir? Basketbol sahalarından spor psikologluğuna uzanan bu yolculuğunuz nasıl başladı?

Arin Agiç: Basketbolla olan yolculuğum önce oyuncu olarak başladı, ardından antrenörlükle devam etti. Hem saha içinde hem de saha kenarında edindiğim deneyimler, sporcuların yalnızca fiziksel ve teknik açıdan değil, zihinsel ve duygusal açıdan da desteğe ihtiyaç duyduklarını görmemi sağladı. Zamanla spor dünyasında ruh sağlığı boyutunun çoğu zaman göz ardı edildiğini fark ettim. Bu farkındalık beni Gestalt psikoterapisine yöneltti.

Bugün Macaristan’da basketbol antrenörlüğü yapıyor ve Gestalt psikoterapisti olarak çalışıyorum. Aynı zamanda Macaristan Spor Bilimleri Üniversitesi’nde spor sosyolojisi alanında doktora eğitimime devam ediyorum. Basketbol, psikoterapi ve akademik çalışmalarımı bir araya getirerek sporcuları yalnızca performanslarıyla değil, bütüncül bir bakış açısıyla anlamaya ve desteklemeye çalışıyorum.

Sınırları Aşan Bir Kariyer

Yeniden Birlik: 10 yıl önce Makedonya’dan ayrılıp Macaristan’a gittiniz. Neden ayrıldınız ve yurt dışında sıfırdan bir kariyer kurmak sizin için nasıl bir deneyimdi, ne gibi zorluklar yaşadınız?

Arin Agiç: On yıl önce, yüksek lisans eğitimi almak üzere Makedonya’dan ayrılarak Macaristan’a geldim. Central European University, her zaman eğitim görmek istediğim bir üniversiteydi; dolayısıyla bu karar, benim için hem akademik hem de kişisel açıdan önemli bir adımdı.

Eğitim için zaten yurt dışında bulunmam, öğrencilikten profesyonel hayata geçişimi bir ölçüde kolaylaştırdı. Ancak sevdiklerimden uzakta olmak, yeni bir dile ve farklı bir kültüre uyum sağlamak zaman zaman zorlayıcıydı. Buna rağmen Macaristan’da muhteşem insanlarla tanıştığım için kendimi oldukça şanslı hissediyorum. Onların desteği, bu yolculuğu benim için çok daha kolay ve anlamlı hâle getirdi.

Spor Dünyasında Kadın Terapist Olmak

Yeniden Birlik: Şu an Macaristan 1. Ligi takımlarından TFSE’nin spor psikoterapistisiniz. Bir kadın olarak bu noktaya gelmek size ne hissettiriyor?

Arin Agiç: Öncelikle, sporcuların ihtiyaç duyduğu desteği sunabilmek açısından terapistin cinsiyetinin belirleyici olmadığını düşünüyorum. Burada önemli olan; mesleki yeterlilik, güven ve sporcuyu gerçekten anlayabilmek.

Bununla birlikte, spor gibi hâlâ erkeklerin ağırlıkta olduğu bir alanda kadın bir terapist olarak yer almaktan ve kadın sporcularla çalışmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bunun mümkün olduğunu göstermek ve başka kadınlara da cesaret verebilmek benim için çok değerli. Spor dünyasında daha fazla kadının farklı görevlerde ve karar mekanizmalarında yer almasına ihtiyaç olduğuna inanıyorum.

Zihinsel Gücün Gerçek Anlamı

Yeniden Birlik: Sporcular için "Sadece iyi antrenman yapmak yetmez, kafa olarak da hazır olmak lazım" diye bir söz var. Bir sporcunun zihnen güçlü olması tam olarak ne demek?

Arin Agiç: Zihinsel olarak güçlü olmak, hiç zorlanmamak ya da duyguları bastırmak anlamına gelmez. Aksine sporcu; stresini, kaygısını ve hayal kırıklığını fark edebilmeli, bunları sağlıklı şekilde yönetebilmeli ve zor anlardan sonra yeniden toparlanabilmelidir. Baskı altında odağını korumak, hatalardan ders çıkarmak ve gerektiğinde destek istemek de bu gücün önemli parçalarıdır. Yani zihinsel güç, her zaman güçlü görünmek değil; insanın kendisini tanıması ve yaşadığı zorluklarla sağlıklı bir şekilde başa çıkabilmesidir.

Hata Korkusu ve Bireysel Yaklaşım

Yeniden Birlik: Sporcular size geldiklerinde en çok neden şikâyet ediyorlar? Başarısızlık korkusu veya sakatlanma stresiyle nasıl baş ediyorlar?

Arin Agiç: Sporcuların en sık dile getirdiği konular; hata yapma korkusu, yapılan bir hatanın ardından yeniden oyuna odaklanmakta zorlanma ve performans kaygısı oluyor. Başarısızlık ve sakatlık süreçleriyle ise her sporcu farklı şekilde baş ediyor. Bazıları içine kapanıp kendini çevresinden soyutlarken, bazıları daha fazla çalışarak kontrolü yeniden kazanmaya yöneliyor. Bu nedenle herkese uygulanabilecek tek bir yöntem yok. Her sporcunun kişiliğini, ihtiyaçlarını ve içinde bulunduğu koşulları dikkate alan bireysel bir desteğe ihtiyacı var.

Maç Heyecanını Yönetmek

Yeniden Birlik: Önemli bir maç öncesi heyecandan eli ayağı birbirine dolanan bir sporcuya o an ne tavsiye edersiniz?

Arin Agiç: Bu konu yalnızca maçtan hemen önce ele alınmamalı. Sporcunun heyecanının nereden kaynaklandığını önceden anlamak ve maç öncesinde kendisini dengede ve anda tutmasına hangi yöntemlerin yardımcı olduğunu birlikte belirlemek gerekir. Nefese odaklanmak veya kısa bir rutin uygulamak o an rahatlama sağlayabilir; ancak bu tür müdahalelerin etkisi genellikle kısa sürelidir. Kalıcı bir değişim için sporcunun kaygısını önceden tanıması ve kendisine uygun baş etme yöntemlerini düzenli olarak çalışması önemlidir.

Kriz Yönetimi Değil, Sürekli Gelişim

Yeniden Birlik: Kulüpler genelde işler kötü gidince, üst üste maç kaybedince psikolog arayışına giriyor. Bu yaklaşım doğru mu, yoksa zihinsel antrenman her gün mü yapılmalı?

Arin Agiç: Bence psikolojik destek yalnızca işler kötü gittiğinde başvurulan bir kriz müdahalesi olmamalı; bu alanda çalışan uzman da ekibin düzenli bir parçası olmalıdır. Kalıcı sonuçlar ancak bireysel veya grup düzeyinde sürdürülen düzenli çalışmalarla elde edilebilir, çünkü bu da zaman gerektiren bir süreçtir. Nasıl kondisyon antrenörünün yılda bir kez gelip takımı fiziksel olarak hazırlamasını bekleyemiyorsak, zihinsel ve duygusal gelişimin de birkaç görüşmeyle tamamlanmasını bekleyemeyiz.

Genç Kadınlara İlham Ve Tavsiyeler

Yeniden Birlik: Erkeklerin ağırlıkta olduğu spor dünyasında kadın bir psikolog ve antrenör olmak zor mu? Bu alanda ilerlemek isteyen genç kadınlara ne söylemek istersiniz?

Arin Agiç: Daha önce de belirttiğim gibi, sporculara nitelikli destek sunabilmek açısından cinsiyetin belirleyici olmadığını düşünüyorum. Ancak spor hâlâ erkeklerin ağırlıkta olduğu bir alan ve kadın olarak zaman zaman kendinizi daha fazla kanıtlamanız gerekebiliyor. Bu nedenle kadın bir terapist ve antrenör olarak burada yer almak, özellikle de kadın sporcularla çalışmak benim için çok değerli.

Bu alanda ilerlemek isteyen genç kadınlara, kendi bilgi ve yetkinliklerine güvenmelerini, karşılaştıkları engellerin onları yollarından vazgeçirmesine izin vermemelerini söylerim. Spor dünyasının daha fazla kadına, onların deneyimlerine ve bakış açılarına ihtiyacı var.

Özgüven ve Pes Etmeme Bilinci

Yeniden Birlik: "Benden bir şey olmaz" deyip çabuk pes eden genç sporculara vereceğiniz en önemli tavsiye nedir?

Arin Agiç: Öncelikle, ‘Benden bir şey olmaz’ düşüncesinin nereden geldiğini ve bu inancın nasıl oluştuğunu anlamaya çalışırdım. Çünkü pes etmenin arkasında çoğu zaman yalnızca başarısızlık değil; eleştirilme, kıyaslanma veya yeterince iyi olmadığına inanma gibi daha derin nedenler bulunabilir. Ardından sporcuyla birlikte güçlü yönlerini, yeteneklerini ve geliştirebileceği alanları keşfetmeye odaklanırdım. Hepimizin hem sporda hem de hayatın diğer alanlarında değerli özelliklere ve farklı potansiyellere sahip olduğuna inanıyorum.

Gelecek Hedefleri ve İletişim

Yeniden Birlik: Hem sahada çalışıyorsunuz hem de doktora yapıyorsunuz. Kariyerinizde bundan sonraki en büyük hayaliniz veya hedefiniz nedir?

Arin Agiç: En büyük hedefim; basketbol, psikoterapi, antrenörlük ve akademik çalışmalarım aracılığıyla edindiğim bilgi ve deneyimleri bir araya getirerek ihtiyaç duyan insanlara en doğru şekilde ulaştırabilmek. Makedonya’da yaşamıyor olsam da çalışmalarımı çevrim içi olarak da sürdürüyorum. Böylece farklı ülkelerden insanların bana ulaşabilmesini ve birlikte çalışabilmemizi mümkün kılmaya çalışıyorum.

NOT: 

Arin’le çalışmak veya kendisinden destek almak isteyenler, arin.agic@gmail.com adresi üzerinden iletişime geçebilir.

H.Gina

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.