Balkanlar’ın 'Mavi Kalbi' zayıflıyor: 13 Yılda 2.500 kilometre doğal nehir yok oldu

Balkanlar 373 kez okundu.
 

Balkanlar’ın 'Mavi Kalbi' zayıflıyor: 13 Yılda 2.500 kilometre doğal nehir yok oldu

River Watch ve Euronature’ün yayımladığı rapora göre, barajlar, küçük hidroelektrik santralleri ve aşırı sediment çıkarımı Balkanlar’daki yarı doğal nehirlerin hızla yok olmasına yol açtı. 2012–2025 döneminde bölgenin neredeyse bozulmamış su yollarının oranı yüzde 30’dan yüzde 23’e geriledi.
River Watch ve Euronature adlı sivil toplum kuruluşlarının bugün yayımladığı rapor, Balkan Yarımadası’nda son yıllarda yaklaşık 2.450 kilometrelik doğal nehir ağının zarar gördüğünü ortaya koydu. Rapora göre kaybın temel nedenleri arasında baraj inşaatları, küçük hidroelektrik santrallerinin hızla yayılması ve aşırı sediment çıkarımı yer alıyor. Avrupa’nın “mavi kalbi” olarak tanımlanan Balkanlar, kıtanın en temiz ve en vahşi nehirlerinden bazılarına ev sahipliği yapıyor. Rapor, bu nehirlerin Avrupa biyoçeşitliliği açısından hayati önemde olduğunu vurgularken, artan altyapı ve enerji projelerinin söz konusu ekosistemleri giderek daha fazla tehdit ettiğine dikkat çekiyor. Son yıllarda Balkanlar’da, devlet destekleriyle teşvik edilen küçük hidroelektrik santrallerinde belirgin bir artış yaşandı. Bölge, yenilenebilir ve güvenilir bir enerji kaynağı olarak görülen hidroelektrik potansiyeli nedeniyle yatırımcıların yoğun ilgisini çekiyor. İki kuruluşun 2024 tarihli verilerine göre, Balkanlar genelinde yaklaşık 1.800 küçük hidroelektrik santrali faaliyette bulunurken, 3.000’den fazla yeni projenin de planlama veya inşaat aşamasında olduğu belirtiliyor. 83 bin kilometreden fazla nehri kapsayan çalışmada özellikle “yarı doğal” olarak tanımlanan, büyük ölçüde bozulmamış nehirler mercek altına alındı. Bu tür nehirler 2012 yılında Balkanlar’daki su yollarının yüzde 30’unu oluştururken, 2025’e gelindiğinde oran yüzde 23’e düştü. Rapor, bu gerilemeyi “2.450 kilometrelik su yolunun üzücü kaybı” olarak nitelendiriyor. Çevresel kaybın en belirgin olduğu ülkeler arasında Bosna Hersek ve Arnavutluk öne çıkıyor. Rapora göre Bosna Hersek’te bakir nehirlerin oranı 2012–2025 döneminde yüzde 23 azaldı. Arnavutluk’ta ise neredeyse doğal durumunu koruyan nehir bölümlerinin oranı 2012’de yüzde 68 iken, 2025’te yüzde 40’a kadar geriledi.                                                                        Vjosa nehri Buna karşın rapor, bazı olumlu gelişmelere de dikkat çekiyor. Arnavutluk hükümetinin 2023 yılında Avrupa’nın son vahşi nehirlerinden biri olarak kabul edilen Vyosa Nehri’ne “milli park” statüsü vermesi, planlanan yaklaşık 40 baraj projesinin engellenmesini sağladı. Kuruluşlara göre son yıllarda elde edilen bu tür hukuki kazanımlar, toplamda yaklaşık 200 kilometre büyük su yolu ile 700 kilometre küçük nehrin korunmasına katkı sundu.
River Watch ve Euronature’ün yayımladığı rapora göre, barajlar, küçük hidroelektrik santralleri ve aşırı sediment çıkarımı Balkanlar’daki yarı doğal nehirlerin hızla yok olmasına yol açtı. 2012–2025 döneminde bölgenin neredeyse bozulmamış su yollarının oranı yüzde 30’dan yüzde 23’e geriledi.

River Watch ve Euronature adlı sivil toplum kuruluşlarının bugün yayımladığı rapor, Balkan Yarımadası’nda son yıllarda yaklaşık 2.450 kilometrelik doğal nehir ağının zarar gördüğünü ortaya koydu. Rapora göre kaybın temel nedenleri arasında baraj inşaatları, küçük hidroelektrik santrallerinin hızla yayılması ve aşırı sediment çıkarımı yer alıyor.

Avrupa’nın “mavi kalbi” olarak tanımlanan Balkanlar, kıtanın en temiz ve en vahşi nehirlerinden bazılarına ev sahipliği yapıyor. Rapor, bu nehirlerin Avrupa biyoçeşitliliği açısından hayati önemde olduğunu vurgularken, artan altyapı ve enerji projelerinin söz konusu ekosistemleri giderek daha fazla tehdit ettiğine dikkat çekiyor.

Son yıllarda Balkanlar’da, devlet destekleriyle teşvik edilen küçük hidroelektrik santrallerinde belirgin bir artış yaşandı. Bölge, yenilenebilir ve güvenilir bir enerji kaynağı olarak görülen hidroelektrik potansiyeli nedeniyle yatırımcıların yoğun ilgisini çekiyor. İki kuruluşun 2024 tarihli verilerine göre, Balkanlar genelinde yaklaşık 1.800 küçük hidroelektrik santrali faaliyette bulunurken, 3.000’den fazla yeni projenin de planlama veya inşaat aşamasında olduğu belirtiliyor.

83 bin kilometreden fazla nehri kapsayan çalışmada özellikle “yarı doğal” olarak tanımlanan, büyük ölçüde bozulmamış nehirler mercek altına alındı. Bu tür nehirler 2012 yılında Balkanlar’daki su yollarının yüzde 30’unu oluştururken, 2025’e gelindiğinde oran yüzde 23’e düştü. Rapor, bu gerilemeyi “2.450 kilometrelik su yolunun üzücü kaybı” olarak nitelendiriyor.

Çevresel kaybın en belirgin olduğu ülkeler arasında Bosna Hersek ve Arnavutluk öne çıkıyor. Rapora göre Bosna Hersek’te bakir nehirlerin oranı 2012–2025 döneminde yüzde 23 azaldı. Arnavutluk’ta ise neredeyse doğal durumunu koruyan nehir bölümlerinin oranı 2012’de yüzde 68 iken, 2025’te yüzde 40’a kadar geriledi.

                                                                       Vjosa nehri

Buna karşın rapor, bazı olumlu gelişmelere de dikkat çekiyor. Arnavutluk hükümetinin 2023 yılında Avrupa’nın son vahşi nehirlerinden biri olarak kabul edilen Vyosa Nehri’ne “milli park” statüsü vermesi, planlanan yaklaşık 40 baraj projesinin engellenmesini sağladı. Kuruluşlara göre son yıllarda elde edilen bu tür hukuki kazanımlar, toplamda yaklaşık 200 kilometre büyük su yolu ile 700 kilometre küçük nehrin korunmasına katkı sundu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.