1929 Büyük Sel Felaketi: Üsküp bir gecede su ve çamur altında kaldı

Kuzey Makedonya 383 kez okundu.
 

1929 Büyük Sel Felaketi: Üsküp bir gecede su ve çamur altında kaldı

22-23 Ağustos 1929 gecesi Üsküp, II. Dünya Savaşı öncesi dönemin en büyük sellerinden biriyle karşı karşıya kaldı. Çayır ve Topana başta olmak üzere çok sayıda bölge sular altında kalırken, yaklaşık 800-1.000 ev yıkıldı veya kullanılamaz hale geldi. Sel, şehrin altyapısının ve taşkınlara karşı korunmasının yeniden ele alınmasına neden oldu.
Tam 97 yıl önce, 22-23 Ağustos 1929 gecesi, Üsküp büyük bir sel felaketiyle karşı karşıya kaldı. Yoğun yağışların ardından Üsküp Vadisi'nin kuzey ve kuzeybatısından gelen sular kısa sürede şehre ulaştı ve beraberinde çamur, moloz ve büyük bir yıkım getirdi. Saat 21.30 sıralarında sel suları Radişani ve Butel üzerinden Çayır, Tophane ve şehrin diğer bölgelerine yayılmaya başladı. Bazı yerleşimlerde su seviyesinin 2,5-3 metreye kadar yükseldiği belirtiliyor. O dönem Üsküp, bugünkü şehirden oldukça farklıydı. Çok sayıda kerpiç ev, dar sokaklar ve yetersiz altyapı nedeniyle sel sularına karşı savunma kapasitesi oldukça sınırlıydı. Çayır ve Tophane en ağır darbeyi aldı Felaketten en fazla Çayır ve Tophane etkilendi. Kerpiçten yapılan evler, yükselen suyun etkisiyle kısa sürede zarar gördü ve bazıları tamamen çöktü. Dönemin tanıklıklarına göre, sakinlerin evlerini ve eşyalarını kurtarmak için çok az zamanı vardı. Bazı bölgelerde halkı yaklaşan sel konusunda uyarmak amacıyla tüfeklerle ateş edildi. İnsanlar ailelerini kurtarmak için daha yüksek bölgelere kaçarken, çoğu eşyalarını geride bırakmak zorunda kaldı. Bazı ailelerin yükselen sudan kurtulmak için ağaçlara tırmandığı da dönemin anlatımlarında yer aldı. Sel, Bit Pazar ve şehir merkezine ulaştı Sel suları Bit Pazar'a ve ardından şehir merkezine kadar ilerledi. Dükkanlar, depolar, kafeler ve bodrum katları sular altında kaldı. O dönemin Karađorđeva Caddesi olarak bilinen bazı bölümlerinde bodrum katlarının yaklaşık 1,5 metre suyla dolduğu aktarıldı. “Curi” eczanesi, “Central” kafesi, 4 numaralı postane ile çok sayıda iş yeri ve depo da selden etkilendi. Felaket tarım ürünlerini de yok etti. Özellikle geçimini tarımdan sağlayan ailelerin evlerinde depolanan buğday, mısır, fasulye ve diğer gıda ürünleri kullanılamaz hale geldi. Dönemin 125 numaralı sokağında yaklaşık 50 evin yıkıldığı belirtilirken, şehrin başka bölgelerinde de büyük hasar meydana geldi. Yaklaşık 400 bin metrekare sular altında kaldı Üsküp Belediyesi İnşaat Dairesi'nin ilk değerlendirmelerine göre yaklaşık 400 bin metrekarelik alan sular altında kaldı. Yıkılan veya tamamen kullanılamaz hale gelen ev sayısının 800-1.000 arasında olduğu, maddi zararın ise 40-50 milyon denar seviyesinde bulunduğu tahmin edildi. Sel suları Hacı Musdin Camii'ne de ulaştı. Bir süre burada sığınan vatandaşlar, suyun binaya girmesi üzerine camiyi terk etmek zorunda kaldı. Ertesi gün kurtarma ve temizlik çalışmaları başladı Suların çekilmesinin ardından Üsküp'te yıkılmış evler, çamur, hasar görmüş yollar ve dağılan eşyalar kaldı. Ertesi gün belediye ve devlet kurumları bölgeye giderek hasarı değerlendirdi. Polis, ordu ve belediye ekiplerinin yanı sıra insani yardım kuruluşları da mağdurlara destek verdi. Felaket, yalnızca temizlik ve onarım ihtiyacını değil, Üsküp'ün gelecekteki sellerden nasıl korunacağı sorusunu da gündeme getirdi. Sel, Serava'nın düzenlenmesi sorununu yeniden gündeme taşıdı 1929 seli, Serava'nın düzenlenmesi ve Üsküp'ün taşkınlardan korunması konusunu yeniden gündeme getirdi. Aynı yıl Üsküp'ün gelecekteki kentsel gelişimini yönlendirmesi planlanan ilk resmi şehir planlama belgesi olan Üsküp Genel Düzenleme Planı'nın taslağı da hazırlanmıştı. Sel felaketi, modernleşmenin yalnızca yeni binalar, yollar ve şehir yapısından ibaret olmadığını, aynı zamanda su yollarının düzenlenmesi ve taşkın koruma sistemlerinin geliştirilmesini gerektirdiğini gösterdi. 1962'de tarih yeniden tekerrür etti Ancak 1929 seli, Üsküp'ün taşkın sorununu tamamen çözmedi. Aradan 30 yıldan fazla geçtikten sonra, 1962'de Vardar'ın taşmasıyla şehir bir başka büyük sel felaketi yaşadı. 22-23 Ağustos 1929 gecesi yaşanan felaket, bugün de Üsküp'ün aşırı hava olayları karşısındaki kırılganlığını hatırlatan önemli tarihi olaylardan biri olarak değerlendiriliyor.
22-23 Ağustos 1929 gecesi Üsküp, II. Dünya Savaşı öncesi dönemin en büyük sellerinden biriyle karşı karşıya kaldı. Çayır ve Topana başta olmak üzere çok sayıda bölge sular altında kalırken, yaklaşık 800-1.000 ev yıkıldı veya kullanılamaz hale geldi. Sel, şehrin altyapısının ve taşkınlara karşı korunmasının yeniden ele alınmasına neden oldu.

Tam 97 yıl önce, 22-23 Ağustos 1929 gecesi, Üsküp büyük bir sel felaketiyle karşı karşıya kaldı. Yoğun yağışların ardından Üsküp Vadisi'nin kuzey ve kuzeybatısından gelen sular kısa sürede şehre ulaştı ve beraberinde çamur, moloz ve büyük bir yıkım getirdi.

Saat 21.30 sıralarında sel suları Radişani ve Butel üzerinden Çayır, Tophane ve şehrin diğer bölgelerine yayılmaya başladı. Bazı yerleşimlerde su seviyesinin 2,5-3 metreye kadar yükseldiği belirtiliyor.

O dönem Üsküp, bugünkü şehirden oldukça farklıydı. Çok sayıda kerpiç ev, dar sokaklar ve yetersiz altyapı nedeniyle sel sularına karşı savunma kapasitesi oldukça sınırlıydı.

Çayır ve Tophane en ağır darbeyi aldı

Felaketten en fazla Çayır ve Tophane etkilendi. Kerpiçten yapılan evler, yükselen suyun etkisiyle kısa sürede zarar gördü ve bazıları tamamen çöktü.

Dönemin tanıklıklarına göre, sakinlerin evlerini ve eşyalarını kurtarmak için çok az zamanı vardı. Bazı bölgelerde halkı yaklaşan sel konusunda uyarmak amacıyla tüfeklerle ateş edildi. İnsanlar ailelerini kurtarmak için daha yüksek bölgelere kaçarken, çoğu eşyalarını geride bırakmak zorunda kaldı.

Bazı ailelerin yükselen sudan kurtulmak için ağaçlara tırmandığı da dönemin anlatımlarında yer aldı.

Sel, Bit Pazar ve şehir merkezine ulaştı

Sel suları Bit Pazar'a ve ardından şehir merkezine kadar ilerledi. Dükkanlar, depolar, kafeler ve bodrum katları sular altında kaldı.

O dönemin Karađorđeva Caddesi olarak bilinen bazı bölümlerinde bodrum katlarının yaklaşık 1,5 metre suyla dolduğu aktarıldı.

“Curi” eczanesi, “Central” kafesi, 4 numaralı postane ile çok sayıda iş yeri ve depo da selden etkilendi.

Felaket tarım ürünlerini de yok etti. Özellikle geçimini tarımdan sağlayan ailelerin evlerinde depolanan buğday, mısır, fasulye ve diğer gıda ürünleri kullanılamaz hale geldi.

Dönemin 125 numaralı sokağında yaklaşık 50 evin yıkıldığı belirtilirken, şehrin başka bölgelerinde de büyük hasar meydana geldi.

Yaklaşık 400 bin metrekare sular altında kaldı

Üsküp Belediyesi İnşaat Dairesi'nin ilk değerlendirmelerine göre yaklaşık 400 bin metrekarelik alan sular altında kaldı.

Yıkılan veya tamamen kullanılamaz hale gelen ev sayısının 800-1.000 arasında olduğu, maddi zararın ise 40-50 milyon denar seviyesinde bulunduğu tahmin edildi.

Sel suları Hacı Musdin Camii'ne de ulaştı. Bir süre burada sığınan vatandaşlar, suyun binaya girmesi üzerine camiyi terk etmek zorunda kaldı.

Ertesi gün kurtarma ve temizlik çalışmaları başladı

Suların çekilmesinin ardından Üsküp'te yıkılmış evler, çamur, hasar görmüş yollar ve dağılan eşyalar kaldı.

Ertesi gün belediye ve devlet kurumları bölgeye giderek hasarı değerlendirdi. Polis, ordu ve belediye ekiplerinin yanı sıra insani yardım kuruluşları da mağdurlara destek verdi.

Felaket, yalnızca temizlik ve onarım ihtiyacını değil, Üsküp'ün gelecekteki sellerden nasıl korunacağı sorusunu da gündeme getirdi.

Sel, Serava'nın düzenlenmesi sorununu yeniden gündeme taşıdı

1929 seli, Serava'nın düzenlenmesi ve Üsküp'ün taşkınlardan korunması konusunu yeniden gündeme getirdi.

Aynı yıl Üsküp'ün gelecekteki kentsel gelişimini yönlendirmesi planlanan ilk resmi şehir planlama belgesi olan Üsküp Genel Düzenleme Planı'nın taslağı da hazırlanmıştı.

Sel felaketi, modernleşmenin yalnızca yeni binalar, yollar ve şehir yapısından ibaret olmadığını, aynı zamanda su yollarının düzenlenmesi ve taşkın koruma sistemlerinin geliştirilmesini gerektirdiğini gösterdi.

1962'de tarih yeniden tekerrür etti

Ancak 1929 seli, Üsküp'ün taşkın sorununu tamamen çözmedi.

Aradan 30 yıldan fazla geçtikten sonra, 1962'de Vardar'ın taşmasıyla şehir bir başka büyük sel felaketi yaşadı.

22-23 Ağustos 1929 gecesi yaşanan felaket, bugün de Üsküp'ün aşırı hava olayları karşısındaki kırılganlığını hatırlatan önemli tarihi olaylardan biri olarak değerlendiriliyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.