Yeni Başsavcı Saveski'den tutuklama reformu: Önce en hafif tedbir

Kuzey Makedonya 163 kez okundu.
 

Yeni Başsavcı Saveski'den tutuklama reformu: Önce en hafif tedbir

Kaçışların en etkili şekilde kefaletle önlenebileceğini savunan Saveski, "Bir kişi kaçarsa ancak kefalet bırakmışsa, bu malvarlığı devlete kalır. Bizim mali durumumuz ortadayken, bu sermaye bütçeye kazandırılır" dedi. Kefalet miktarının kişinin malvarlığına göre belirleneceğini, zenginlerin de malını kaybetmek istemeyeceği için kaçmayacağını belirtti.
Yeni Devlet Başsavcısı Nenad Saveski, şüpheli veya sanıkların yargılanmasında önceliğin en hafif tedbirden başlanması gerektiğini belirterek, tutuklama uygulamasında köklü değişiklik sinyali verdi. Saveski, ülkedeki cezaevi koşullarının "insanlık dışı" olduğunu ve her tutuklunun devlet için ciddi bir mali yük oluşturduğunu vurguladı. Yerleşik uygulamanın aksine şüphelilerin kolayca tutuklanmasına karşı çıkan Saveski, kefalet uygulamasının daha sık kullanılması gerektiğini savundu. Saveski, bu sayede hem devletin yükünün azalacağını hem de kefet bırakan kişinin kaçması durumunda malvarlığını kaybedeceği için kaçma ihtimalinin düşeceğini ifade etti. "En Sert Tedbir En İnsanlık Dışı" MRT 1 kanalında seçilmesinin ardından verdiği ilk röportajda konuşan Saveski, tutuklamanın hukuk teorisinde suçu sabit olmayan bir kişinin özgürlüğünün kısıtlanması olduğunu hatırlattı. Ülkede uzun yıllardır yüksek oranda tutuklama talebinde bulunulduğunu belirten Saveski, bu uygulamanın hem teoride hem de pratikte eleştirildiğini söyledi. Saveski, "Biz fakir bir ülkeyiz. Tutuklama, en ağır olduğu kadar en pahalı ve en insanlık dışı tedbirdir" dedi. Uluslararası raporlara atıfta bulunarak cezaevi koşullarının yetersiz olduğunu vurgulayan Başsavcı, "En hafif tedbirden başlanmalı, ancak onun yetersiz kalması durumunda daha ağır tedbirlere geçilmeli" ifadelerini kullandı. "Kefalet Kaçışları Önler" Kaçışların en etkili şekilde kefaletle önlenebileceğini savunan Saveski, "Bir kişi kaçarsa ancak kefalet bırakmışsa, bu malvarlığı devlete kalır. Bizim mali durumumuz ortadayken, bu sermaye bütçeye kazandırılır" dedi. Kefalet miktarının kişinin malvarlığına göre belirleneceğini, zenginlerin de malını kaybetmek istemeyeceği için kaçmayacağını belirtti. Kamuoyunun "Komplo" Algısına Yanıt Saveski, kamuoyunda her tutuklamanın siyasi bir komplo olarak algılandığını bildiğini ancak bunun geçmiş uygulamalardan kaynaklandığını söyledi. Yeni dönemde bu algının değişeceğini belirten Başsavcı, "Tutuklama tedbiri her iddianame veya soruşturma ile birlikte gelmeyecek" diye konuştu.
Kaçışların en etkili şekilde kefaletle önlenebileceğini savunan Saveski, "Bir kişi kaçarsa ancak kefalet bırakmışsa, bu malvarlığı devlete kalır. Bizim mali durumumuz ortadayken, bu sermaye bütçeye kazandırılır" dedi. Kefalet miktarının kişinin malvarlığına göre belirleneceğini, zenginlerin de malını kaybetmek istemeyeceği için kaçmayacağını belirtti.

Yeni Devlet Başsavcısı Nenad Saveski, şüpheli veya sanıkların yargılanmasında önceliğin en hafif tedbirden başlanması gerektiğini belirterek, tutuklama uygulamasında köklü değişiklik sinyali verdi. Saveski, ülkedeki cezaevi koşullarının "insanlık dışı" olduğunu ve her tutuklunun devlet için ciddi bir mali yük oluşturduğunu vurguladı.

Yerleşik uygulamanın aksine şüphelilerin kolayca tutuklanmasına karşı çıkan Saveski, kefalet uygulamasının daha sık kullanılması gerektiğini savundu. Saveski, bu sayede hem devletin yükünün azalacağını hem de kefet bırakan kişinin kaçması durumunda malvarlığını kaybedeceği için kaçma ihtimalinin düşeceğini ifade etti.

"En Sert Tedbir En İnsanlık Dışı"

MRT 1 kanalında seçilmesinin ardından verdiği ilk röportajda konuşan Saveski, tutuklamanın hukuk teorisinde suçu sabit olmayan bir kişinin özgürlüğünün kısıtlanması olduğunu hatırlattı. Ülkede uzun yıllardır yüksek oranda tutuklama talebinde bulunulduğunu belirten Saveski, bu uygulamanın hem teoride hem de pratikte eleştirildiğini söyledi.

Saveski, "Biz fakir bir ülkeyiz. Tutuklama, en ağır olduğu kadar en pahalı ve en insanlık dışı tedbirdir" dedi. Uluslararası raporlara atıfta bulunarak cezaevi koşullarının yetersiz olduğunu vurgulayan Başsavcı, "En hafif tedbirden başlanmalı, ancak onun yetersiz kalması durumunda daha ağır tedbirlere geçilmeli" ifadelerini kullandı.

"Kefalet Kaçışları Önler"

Kaçışların en etkili şekilde kefaletle önlenebileceğini savunan Saveski, "Bir kişi kaçarsa ancak kefalet bırakmışsa, bu malvarlığı devlete kalır. Bizim mali durumumuz ortadayken, bu sermaye bütçeye kazandırılır" dedi. Kefalet miktarının kişinin malvarlığına göre belirleneceğini, zenginlerin de malını kaybetmek istemeyeceği için kaçmayacağını belirtti.

Kamuoyunun "Komplo" Algısına Yanıt

Saveski, kamuoyunda her tutuklamanın siyasi bir komplo olarak algılandığını bildiğini ancak bunun geçmiş uygulamalardan kaynaklandığını söyledi. Yeni dönemde bu algının değişeceğini belirten Başsavcı, "Tutuklama tedbiri her iddianame veya soruşturma ile birlikte gelmeyecek" diye konuştu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.