Silyanovska-Davkova: Veto kimlik değil Kopenhag kriterlerine dayanmalı
Silyanovska-Davkova: Veto kimlik değil Kopenhag kriterlerine dayanmalı
Silyanovska-Davkova, Kuzey Makedonya’nın Avrupa entegrasyon sürecinde anayasa değişiklikleri üzerinden “dışarıdan mühendislik” uygulamalarına maruz kaldığını savundu.
Gordana Silyanovska-Davkova, Lyublyana Hukuk Fakültesi’nde düzenlenen “AB Yolunda Anayasal Dönüşümler: Reformlar mı Yoksa Anayasa Mühendisliği mi?” başlıklı konferansta Avrupa Birliği’ne katılım sürecine ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı, Kuzey Makedonya’nın Avrupa entegrasyon sürecinde daha önce Prespa Anlaşması ve Çerçeve Anlaşması gibi dışarıdan yönlendirilen anayasal değişikliklere maruz kaldığını söyledi. Mevcut süreçte de AB müzakerelerinin başlaması için Bulgarların Anayasa’ya dahil edilmesi yönünde yeni talepler bulunduğunu belirterek bunun “anayasa mühendisliği” tartışmasını yeniden gündeme getirdiğini ifade etti.
“Müzakerelerden sonra yürürlüğe giren model”
Silyanovska-Davkova, ülkenin Avrupa entegrasyon yolunun önündeki engellerin kaldırılması için önerdiği yaklaşımı da açıkladı. Buna göre, anayasa değişikliklerinin müzakereler tamamlanmadan değil, sürecin sonunda yürürlüğe girmesi gerektiğini savundu.
“Bizim çözümümüz, eğer değişiklikleri yaparsak ve bunlar gerçekten nihaiyse, müzakereleri tamamladıktan sonra yürürlüğe girmeleridir” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı, veto mekanizmasına karşı olmadıklarını ancak bunun kimlik meseleleri üzerinden değil, doğrudan Kopenhag kriterleri çerçevesinde uygulanması gerektiğini vurguladı.
Azınlık hakları ve karşılıklı eleştiriler
Konuşmasında Yugoslavya’nın dağılma sürecine de değinen Cumhurbaşkanı, Badinter Komisyonu’nun hem Kuzey Makedonya’yı hem de Slovenya’yı tanınma için gerekli anayasal şartları sağlayan ülkeler olarak değerlendirdiğini hatırlattı.
Silyanovska-Davkova, mevcut Anayasa’nın ülkedeki tüm topluluklara eşit haklar tanıdığını savunurken, Bulgaristan Anayasası’nda azınlık haklarını güvence altına alan benzer bir hüküm bulunmadığını ifade etti. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Makedonların bazı haklarına ilişkin kararlarına rağmen bu kararların uygulanmadığını da dile getirdi.
“Müzakere süreci ikili baskıya dönüşmemeli”
Cumhurbaşkanı, AB’ye katılım sürecinin ikili siyasi şartlara indirgenmemesi gerektiğini vurguladı. Kuzey Makedonya’nın birçok AB ülkesinden daha kapsamlı azınlık hakları güvencelerine sahip olduğunu söyledi.
Ayrıca, AB içinde bir üye devletin Birliğin temel ilkelerini ihlal etmesi durumunda, diğer ülkelerin üçte birinin o devletin oy haklarının askıya alınmasını talep edebileceği yönünde “yenilikçi bir mekanizma” önerisini de gündeme getirdi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.