MATÜSİTEB'den Ohri Çerçeve Anlaşması'nın 25. yılında eşitlik ve temsil çağrısı

Kuzey Makedonya 187 kez okundu.
 

MATÜSİTEB'den Ohri Çerçeve Anlaşması'nın 25. yılında eşitlik ve temsil çağrısı

Makedonya Türk Sivil Toplum Teşkilatları Birliği (MATÜSİTEB), Ohri Çerçeve Anlaşması'nın 25. yılı dolayısıyla yaptığı sosyal medya paylaşımında, Türk halkının eğitim, dil, kamu kurumlarında temsil, bölgesel kalkınma ve kamu hizmetlerine erişim alanlarında yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Birlik, anlaşmanın öngördüğü eşitlik ilkesinin tüm topluluklar bakımından eksiksiz uygulanması çağrısında bulundu.
Makedonya Türk Sivil Toplum Teşkilatları Birliği (MATÜSİTEB), Ohri Çerçeve Anlaşması'nın 25. yılı dolayısıyla yaptığı sosyal medya paylaşımında, Türk halkının eğitim, dil, kamu kurumlarında temsil, bölgesel kalkınma ve kamu hizmetlerine erişim alanlarında yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Birlik, anlaşmanın öngördüğü eşitlik ilkesinin tüm topluluklar bakımından eksiksiz uygulanması çağrısında bulundu. Anadilde Eğitim, Anayasal Güvence, Kısmi Uygulama Anadilde eğitim hakkı, Anayasa ve ilgili yasalarla güvence altına alınmış olmakla birlikte, Türk halkı bakımından uygulama hâlen kısmi düzeyde kalmaktadır. İlköğretim kademesinde; Köprülü, İştip belediyesine bağlı Seltse ve Lakavitsa, Kruşevo belediyesine bağlı Sajdevo, Pehçevo belediyesine bağlı Tsrnik, Karbintsi belediyesine bağlı Klavuzlu ve Debre belediyesine bağlı Mogorçe köylerinde Türkçe sınıf açılmasına yönelik ebeveyn talepleri uzun süredir sonuçlandırılamamıştır. Lise öğretim kademesinde ise mevcut imkânların genişletilmesi bir yana, daralma eğilimi gözlenmektedir. Gostivar Lisesi ve Teknik Lisesi’nde Türkçe sınıfların kapatılması ile Kırçova Mirko Mileski Lisesi’nde Grafik Tasarımı bölümünün faaliyetine son verilmesi, bu eğilimin somut örnekleri olarak değerlendirilmektedir. Yeterli öğretmen kadrosunun yıllardır açılamamış olması, tabloyu daha da hassas hâle getirmektedir. Yükseköğretim düzeyinde Türk Dili ve Edebiyatı kürsülerindeki akademik kadro eksikliği sürmekte, pedagoji fakültelerinde derslerin önemli bir bölümü Türkçe yürütülememektedir. Bu durum, orta ve uzun vadede Türkçe eğitim veren okulların öğretmen ihtiyacını doğrudan etkileyen yapısal bir sorun niteliği taşımaktadır. Diller Yasası’nın Yerel Yönetimlerde Uygulanması 2021 nüfus sayımı sonuçlarına göre Türk halkının nüfus içindeki oranının %20’nin üzerinde olduğu Karbintsi, Vasilevo ve Konçe belediyelerinde Türkçe, resmi dil olarak kullanılmamaktadır. MATÜSİTEB olarak bu hususu Ayrımcılığın Önlenmesi ve Korunmasından Sorumlu Komisyon’a taşımış bulunmaktayız. Komisyon, söz konusu belediyelerin uygulamalarının ayrımcılık teşkil ettiği yönünde karar vermiştir. Bununla birlikte, aradan geçen süreye rağmen yasanın öngördüğü yükümlülükler henüz yerine getirilememiştir. Yetkili bir kurumun açık tespitine rağmen uygulamada netice alınamaması, hukukun üstünlüğü ilkesinin tutarlı biçimde tatbiki bakımından Türk halkında haklı bir beklenti ve endişe doğurmaktadır. Kamu Kurumlarında Hakça Temsil Hakça temsil, Ohri Çerçeve Anlaşması’nın taşıyıcı sütunlarından biridir. Bununla birlikte Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Meclis, bakanlıklar, ajanslar ve bağlı kuruluşlar nezdinde Türk halkının temsili, anlaşmanın öngördüğü seviyenin belirgin biçimde altında kalmakta, merkezi ve yerel yönetimlerde karar alma mekanizmalarına etkin katılım sınırlı düzeyde seyretmektedir. Eğitim alanında da benzer bir tablo söz konusudur. Türk okullarında Türk pedagog, psikolog, kütüphaneci ve idareci sayısı yetersiz kalmakta, eğitim müfettişliği, Devlet Sınav Merkezi ve Ders Kitapları Komisyonu gibi kritik yapılarda temsil sınırlı düzeyde bulunmakta. Eğitim ve Bilim Bakanlığı bünyesinde hakça temsil seviyesine bugüne kadar ulaşılamamıştır. Bu tabloyu ayrıca üzerinde durulmaya değer kılan husus, halkların kamu kurumlarındaki adil ve uygun temsilini gözetmekle görevli Ombudsman (Kamu Denetçisi) kurumunun, son dört yılda yayımladığı raporlarda da görüldüğü üzere, kendi bünyesinde yıllardır Türk çalışan istihdam etmemiş olmasıdır. MATÜSİTEB’in bu husustaki başvurusu üzerine Ayrımcılığın Önlenmesi ve Korunmasından Sorumlu Komisyon ayrımcılık yönünde karar vermiş olmasına rağmen bugüne kadar düzeltici bir adımın atılamamış olması, denetim mekanizmalarına duyulan kurumsal güveni zedeleyici bir sonuç doğurmaktadır. Bölgesel Kalkınma ve Kamu Hizmetlerine Erişim Türk halkının yoğun olarak yaşadığı bölgelerde altyapı yatırımlarının ve kamu hizmetlerine erişim imkânlarının yetersiz kaldığı yönünde yaygın bir kanaat mevcuttur. Dengeli bölgesel kalkınma ile hakça temsil ilkesinin birlikte ele alınmaması hâlinde, bu kanaatin toplumsal aidiyet duygusunu zayıflatma riski taşıdığı değerlendirilmektedir. Ohri Çerçeve Anlaşması’nın öngördüğü eşit vatandaşlık anlayışının günlük hayatta karşılık bulabilmesi için, vatandaşların temel kamu hizmetlerine ve altyapı imkânlarına da eşit şartlarda erişebilmesi gerekmektedir. Türk nüfusunun yaşadığı bazı kırsal bölgelerde içme suyu, kanalizasyon, yol, ulaşım ve çevre düzenlemesi başta olmak üzere temel altyapı hizmetlerinde uzun yıllardır giderilememiş ihtiyaçlar bulunmaktadır. Bu kapsamda özellikle; Vasilevo Belediyesine bağlı Yüksek Mahalle, • Radoviş Belediyesine bağlı Kılavuzlu, Pırnalı, Buçim ve Topolnitsa, • Karbintsi Belediyesine bağlı Klavuzlu, Yunuslu, Ocalı ve Kepekçeli, • İştip Belediyesine bağlı Şaşavarlı, Poçuval ve Seltse, • Studeniçani Belediyesine bağlı Aşağı Koliçani yerleşimlerinin içme suyu ve altyapı ihtiyaçlarının, ilgili belediyeler ve merkezi kurumlar tarafından kapsamlı biçimde değerlendirilmesini istirham etmekteyiz. Bu yerleşimlerin ihtiyaçlarının giderilmesini herhangi bir ayrıcalık talebi olarak değil, dengeli bölgesel kalkınmanın, sosyal adaletin ve vatandaşlar arasında fırsat eşitliğinin doğal bir gereği olarak görmekteyiz. Kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşlarımızın yaşam standartlarının yükseltilmesi, aynı zamanda göçün azaltılmasına, bölgesel kalkınmaya ve vatandaşların yaşadıkları topraklarla bağlarının güçlendirilmesine katkı sağlayacaktır. 25. Yılda Ortak Geleceğe Dair Beklentilerimiz Ohri Çerçeve Anlaşması’nın 25. yılı, yalnızca geçmişte elde edilen kazanımların hatırlandığı bir yıl dönümü değil, aynı zamanda uygulamada eksik kalan hususların tamamlanması için yeni bir başlangıç olmalıdır. Bu anlayışla: • Türkçe eğitimin güçlendirilmesini, talep bulunan yerleşimlerde Türkçe sınıfların açılmasını, kapatılan veya daraltılan Türkçe bölümlerin yeniden değerlendirilmesini, • Türkçenin, yasal şartların oluştuğu belediyelerde resmi kullanımının eksiksiz sağlanmasını, • Merkezi ve yerel kamu kurumlarında Türk halkının hakça temsilinin somut ve ölçülebilir mekanizmalarla güçlendirilmesini, • Ayrımcılık tespiti içeren yetkili kurum kararlarının etkin biçimde uygulanmasını, • Türklerin yaşadığı kırsal bölgelerde altyapı, kamu hizmetleri ve bölgesel kalkınma yatırımlarına daha güçlü biçimde yer verilmesini istirham etmekteyiz. Kuzey Makedonya’nın geleceğinin, halkların birbirinin haklarını sınırladığı değil, birbirinin haklarını güvence altına aldığı bir anlayış üzerine inşa edilmesi gerektiğine inanmaktayız. Türk halkı, yüzyıllardır bu toprakların sosyal, kültürel ve tarihi dokusunun ayrılmaz bir parçasıdır ve ülkemizin barışına, istikrarına, demokratik gelişimine ve Avrupa perspektifine bundan sonra da yapıcı biçimde katkı sunmaya devam edecektir. Talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. Beklentimiz farklı muamele değil, hukukun herkes için eşit uygulanmasıdır. Hedefimiz ise bütün halkların kendisini eşit ve güvende hissettiği ortak bir Kuzey Makedonya’dır. Ohri Çerçeve Anlaşması’nın 25. yılında, anlaşmanın ruhunun bütün halklar bakımından eksiksiz hayata geçirilmesi yönündeki iradenin güçlendirilmesini saygıyla arz eder, devletimizin ilgili tüm kurumlarını bu doğrultuda ortak sorumluluk üstlenmeye içtenlikle davet ederiz. 
Makedonya Türk Sivil Toplum Teşkilatları Birliği (MATÜSİTEB), Ohri Çerçeve Anlaşması'nın 25. yılı dolayısıyla yaptığı sosyal medya paylaşımında, Türk halkının eğitim, dil, kamu kurumlarında temsil, bölgesel kalkınma ve kamu hizmetlerine erişim alanlarında yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Birlik, anlaşmanın öngördüğü eşitlik ilkesinin tüm topluluklar bakımından eksiksiz uygulanması çağrısında bulundu.

Makedonya Türk Sivil Toplum Teşkilatları Birliği (MATÜSİTEB), Ohri Çerçeve Anlaşması'nın 25. yılı dolayısıyla yaptığı sosyal medya paylaşımında, Türk halkının eğitim, dil, kamu kurumlarında temsil, bölgesel kalkınma ve kamu hizmetlerine erişim alanlarında yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Birlik, anlaşmanın öngördüğü eşitlik ilkesinin tüm topluluklar bakımından eksiksiz uygulanması çağrısında bulundu.

Anadilde Eğitim, Anayasal Güvence, Kısmi Uygulama

Anadilde eğitim hakkı, Anayasa ve ilgili yasalarla güvence altına alınmış olmakla birlikte, Türk halkı bakımından uygulama hâlen kısmi düzeyde kalmaktadır.
İlköğretim kademesinde; Köprülü, İştip belediyesine bağlı Seltse ve Lakavitsa, Kruşevo belediyesine bağlı Sajdevo, Pehçevo belediyesine bağlı Tsrnik, Karbintsi belediyesine bağlı Klavuzlu ve Debre belediyesine bağlı Mogorçe köylerinde Türkçe sınıf açılmasına yönelik ebeveyn talepleri uzun süredir sonuçlandırılamamıştır.
Lise öğretim kademesinde ise mevcut imkânların genişletilmesi bir yana, daralma eğilimi gözlenmektedir.
Gostivar Lisesi ve Teknik Lisesi’nde Türkçe sınıfların kapatılması ile Kırçova Mirko Mileski Lisesi’nde Grafik Tasarımı bölümünün faaliyetine son verilmesi, bu eğilimin somut örnekleri olarak değerlendirilmektedir. Yeterli öğretmen kadrosunun yıllardır açılamamış olması, tabloyu daha da hassas hâle getirmektedir.
Yükseköğretim düzeyinde Türk Dili ve Edebiyatı kürsülerindeki akademik kadro eksikliği sürmekte, pedagoji fakültelerinde derslerin önemli bir bölümü Türkçe yürütülememektedir. Bu durum, orta ve uzun vadede Türkçe eğitim veren okulların öğretmen ihtiyacını doğrudan etkileyen yapısal bir sorun niteliği taşımaktadır.

Diller Yasası’nın Yerel Yönetimlerde Uygulanması

2021 nüfus sayımı sonuçlarına göre Türk halkının nüfus içindeki oranının %20’nin üzerinde olduğu Karbintsi, Vasilevo ve Konçe belediyelerinde Türkçe, resmi dil olarak kullanılmamaktadır.
MATÜSİTEB olarak bu hususu Ayrımcılığın Önlenmesi ve Korunmasından Sorumlu Komisyon’a taşımış bulunmaktayız. Komisyon, söz konusu belediyelerin uygulamalarının ayrımcılık teşkil ettiği yönünde karar vermiştir.
Bununla birlikte, aradan geçen süreye rağmen yasanın öngördüğü yükümlülükler henüz yerine getirilememiştir. Yetkili bir kurumun açık tespitine rağmen uygulamada netice alınamaması, hukukun üstünlüğü ilkesinin tutarlı biçimde tatbiki bakımından Türk halkında haklı bir beklenti ve endişe doğurmaktadır.

Kamu Kurumlarında Hakça Temsil

Hakça temsil, Ohri Çerçeve Anlaşması’nın taşıyıcı sütunlarından biridir. Bununla birlikte Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Meclis, bakanlıklar, ajanslar ve bağlı kuruluşlar nezdinde Türk halkının temsili, anlaşmanın öngördüğü seviyenin belirgin biçimde altında kalmakta, merkezi ve yerel yönetimlerde karar alma mekanizmalarına etkin katılım sınırlı düzeyde seyretmektedir.
Eğitim alanında da benzer bir tablo söz konusudur. Türk okullarında Türk pedagog, psikolog, kütüphaneci ve idareci sayısı yetersiz kalmakta, eğitim müfettişliği, Devlet Sınav Merkezi ve Ders Kitapları Komisyonu gibi kritik yapılarda temsil sınırlı düzeyde bulunmakta. Eğitim ve Bilim Bakanlığı bünyesinde hakça temsil seviyesine bugüne kadar ulaşılamamıştır.
Bu tabloyu ayrıca üzerinde durulmaya değer kılan husus, halkların kamu kurumlarındaki adil ve uygun temsilini gözetmekle görevli Ombudsman (Kamu Denetçisi) kurumunun, son dört yılda yayımladığı raporlarda da görüldüğü üzere, kendi bünyesinde yıllardır Türk çalışan istihdam etmemiş olmasıdır.
MATÜSİTEB’in bu husustaki başvurusu üzerine Ayrımcılığın Önlenmesi ve Korunmasından Sorumlu Komisyon ayrımcılık yönünde karar vermiş olmasına rağmen bugüne kadar düzeltici bir adımın atılamamış olması, denetim mekanizmalarına duyulan kurumsal güveni zedeleyici bir sonuç doğurmaktadır.

Bölgesel Kalkınma ve Kamu Hizmetlerine Erişim

Türk halkının yoğun olarak yaşadığı bölgelerde altyapı yatırımlarının ve kamu hizmetlerine erişim imkânlarının yetersiz kaldığı yönünde yaygın bir kanaat mevcuttur. Dengeli bölgesel kalkınma ile hakça temsil ilkesinin birlikte ele alınmaması hâlinde, bu kanaatin toplumsal aidiyet duygusunu zayıflatma riski taşıdığı değerlendirilmektedir.
Ohri Çerçeve Anlaşması’nın öngördüğü eşit vatandaşlık anlayışının günlük hayatta karşılık bulabilmesi için, vatandaşların temel kamu hizmetlerine ve altyapı imkânlarına da eşit şartlarda erişebilmesi gerekmektedir.
Türk nüfusunun yaşadığı bazı kırsal bölgelerde içme suyu, kanalizasyon, yol, ulaşım ve çevre düzenlemesi başta olmak üzere temel altyapı hizmetlerinde uzun yıllardır giderilememiş ihtiyaçlar bulunmaktadır.
Bu kapsamda özellikle;
Vasilevo Belediyesine bağlı Yüksek Mahalle,
• Radoviş Belediyesine bağlı Kılavuzlu, Pırnalı, Buçim ve Topolnitsa,
• Karbintsi Belediyesine bağlı Klavuzlu, Yunuslu, Ocalı ve Kepekçeli,
• İştip Belediyesine bağlı Şaşavarlı, Poçuval ve Seltse,
• Studeniçani Belediyesine bağlı Aşağı Koliçani
yerleşimlerinin içme suyu ve altyapı ihtiyaçlarının, ilgili belediyeler ve merkezi kurumlar tarafından kapsamlı biçimde değerlendirilmesini istirham etmekteyiz.
Bu yerleşimlerin ihtiyaçlarının giderilmesini herhangi bir ayrıcalık talebi olarak değil, dengeli bölgesel kalkınmanın, sosyal adaletin ve vatandaşlar arasında fırsat eşitliğinin doğal bir gereği olarak görmekteyiz.
Kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşlarımızın yaşam standartlarının yükseltilmesi, aynı zamanda göçün azaltılmasına, bölgesel kalkınmaya ve vatandaşların yaşadıkları topraklarla bağlarının güçlendirilmesine katkı sağlayacaktır.

25. Yılda Ortak Geleceğe Dair Beklentilerimiz

Ohri Çerçeve Anlaşması’nın 25. yılı, yalnızca geçmişte elde edilen kazanımların hatırlandığı bir yıl dönümü değil, aynı zamanda uygulamada eksik kalan hususların tamamlanması için yeni bir başlangıç olmalıdır.
Bu anlayışla:
• Türkçe eğitimin güçlendirilmesini, talep bulunan yerleşimlerde Türkçe sınıfların açılmasını, kapatılan veya daraltılan Türkçe bölümlerin yeniden değerlendirilmesini,
• Türkçenin, yasal şartların oluştuğu belediyelerde resmi kullanımının eksiksiz sağlanmasını,
• Merkezi ve yerel kamu kurumlarında Türk halkının hakça temsilinin somut ve ölçülebilir mekanizmalarla güçlendirilmesini,
• Ayrımcılık tespiti içeren yetkili kurum kararlarının etkin biçimde uygulanmasını,
• Türklerin yaşadığı kırsal bölgelerde altyapı, kamu hizmetleri ve bölgesel kalkınma yatırımlarına daha güçlü biçimde yer verilmesini istirham etmekteyiz.
Kuzey Makedonya’nın geleceğinin, halkların birbirinin haklarını sınırladığı değil, birbirinin haklarını güvence altına aldığı bir anlayış üzerine inşa edilmesi gerektiğine inanmaktayız.
Türk halkı, yüzyıllardır bu toprakların sosyal, kültürel ve tarihi dokusunun ayrılmaz bir parçasıdır ve ülkemizin barışına, istikrarına, demokratik gelişimine ve Avrupa perspektifine bundan sonra da yapıcı biçimde katkı sunmaya devam edecektir.
Talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. Beklentimiz farklı muamele değil, hukukun herkes için eşit uygulanmasıdır. Hedefimiz ise bütün halkların kendisini eşit ve güvende hissettiği ortak bir Kuzey Makedonya’dır.
Ohri Çerçeve Anlaşması’nın 25. yılında, anlaşmanın ruhunun bütün halklar bakımından eksiksiz hayata geçirilmesi yönündeki iradenin güçlendirilmesini saygıyla arz eder, devletimizin ilgili tüm kurumlarını bu doğrultuda ortak sorumluluk üstlenmeye içtenlikle davet ederiz. 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.