Erol Rizaov: Yunan gibi borçlu, Makedon gibi fakir
Erol Rizaov: Yunan gibi borçlu, Makedon gibi fakir
Erol Rizaov, Makedonya’nın kişi başına 6 bin avroya yaklaşan borç yüküyle fakirleştiğini, “ucuz kredi” söyleminin kötü harcamaları gizlediğini vurguluyor.
Gazeteci ve yazar Erol Rizaov, Kuzey Makedonya’nın artan kamu borcu ve bu borcun kullanım biçimine sert eleştiriler yöneltti. Rizaov’a göre, ülkede “ucuz kredi” olarak sunulan borçlanma politikaları, vatandaşları giderek daha fazla yoksullaştırırken, siyasi iktidarlar bunu bir başarı hikâyesi gibi pazarlıyor.
Rizaov, çeşitli hesaplamalara göre kamu borcunun yaklaşık 10 milyar avroya ulaştığını, bunun da kişi başına ortalama 6 bin avro borç anlamına geldiğini belirtiyor. Ülkenin bir yılda ürettiği toplam değerin yarısından fazlasına denk gelen bu borcun, özellikle faiz ödemeleriyle devlet bütçesi üzerinde ağır bir yük oluşturduğuna dikkat çekiliyor. Yalnızca faiz giderleri için her yıl 300 milyon avrodan fazla kaynak ayrıldığı, bu paranın eğitim, sağlık, sosyal destekler ve sermaye yatırımları yerine bankalara aktarıldığı vurgulanıyor.
Rizaov, borç sorununun özellikle Nikola Gruevski dönemindeki VMRO-DPMNE hükümeti sırasında hayata geçirilen “Üsküp 2014” projesiyle derinleştiğini ifade ediyor. Tarihsel kopyalar, anıtlar ve pahalı yapılar için milyarlarca avronun harcandığını belirten Rizaov, bugün bu yapıların bir kısmının çökmesi veya ciddi bakım sorunları yaşamasına rağmen borçların hâlâ ödendiğini hatırlatıyor. Covid-19 salgını ve enerji krizi dönemlerinde de borcun yaklaşık iki milyar avro daha arttığına işaret ediliyor.
Mevcut hükümetlerin de borçlanmayı “büyük bir başarı” olarak sunduğunu söyleyen Rizaov, yeni alınan kredilerin önemli bir kısmının eski borçların kapatılmasında kullanıldığını, gerçek anlamda yeni değer üreten yatırımların ise sınırlı kaldığını savunuyor. Başbakan Hristijan Mickoski’nin, Macaristan’dan alınan bir milyar avroluk kredinin önemli bölümünün önceki borçların ödenmesine ayrılacağını açıklamasının, bu kısır döngünün sürdüğünü gösterdiğini belirtiyor.
Rizaov’a göre asıl sorulması gereken, “Ne kadar borcumuz var?” değil, “Bu parayı nereye harcadık?” sorusu. Borcun üretken yatırımlara yönlendirilmesi halinde sorun olmayacağını vurgulayan Rizaov, başkalarının parasıyla verimsiz harcamalar yapmanın ve popülist politikalarla günü kurtarmanın bedelini vatandaşların ödediğini ifade ediyor.
Yazısında siyasi liderlik kavramını da eleştiren Rizaov, ülkede liderliğin popülizmle karıştırıldığını savunuyor. Gerçek liderlerin zor ve popüler olmayan kararları alabilen kişiler olduğunu belirten Rizaov, mevcut siyasi aktörlerin sorumluluktan kaçtığını, başarısızlıkların ise dış düşmanlar ve “hainler” söylemiyle örtülmeye çalışıldığını kaydediyor.
Rizaov, yazısını “ Yunan gibi borçlu, Makedon gibi fakir” ifadesiyle özetlerken, borçlanmanın başarı değil, ancak akıllı ve şeffaf yatırımlarla anlam kazanabileceği uyarısında bulunuyor. Aksi halde, artan borç yükünün ülkeyi daha da yoksullaştıracağı görüşünü dile getiriyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.