Sadece çalmak yetmez, kalabalığı okumak şart: DJ’liğin görünmeyen yüzü - Ercüment Şenyüz

Kültür 37 kez okundu.
 

Sadece çalmak yetmez, kalabalığı okumak şart: DJ’liğin görünmeyen yüzü - Ercüment Şenyüz

Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’te gece hayatı, sınırları aşan bir enerjiyle yeniden şekilleniyor. Bu enerjinin merkezinde ise İstanbul’da doğan ve Balkanlar’ın ruhuyla harmanlanan DJ Ercüment Şenyüz yer alıyor.
Gece kulüplerinin ötesine geçen performanslarıyla dikkat çeken Şenyüz, yalnızca müzik çalan bir DJ değil; kalabalıkların duygusunu yönlendiren bir “ritim küratörü” olarak tanımlanıyor. Kabin arkasındaki görünmeyen dünyayı anlatan Şenyüz, müziğin sadece teknik bir üretim değil, aynı zamanda güçlü bir iletişim biçimi olduğunu vurguluyor. “Yeniden Birlik” için verdiği röportajda, sosyal medya trendlerinin müzik üzerindeki etkisinden Balkanlar’daki Türk topluluğunun 90’lar müziğine olan ilgisine kadar birçok konuya değinen Şenyüz, müziğin kendisi için bir yaşam biçimi olduğunu dile getiriyor. Sanatçının ifadesiyle, “Kalbim ‘hobi’ diyor, hayat şartları ise ‘meslek’ yapıyor; ama asıl sihir, o kalabalıkla tek bir ritimde nefes alabildiğiniz o eşsiz anda gizli.” Üsküp gece hayatına farklı bir soluk getiren Şenyüz’ün hikâyesi, müzik, tutku ve emeğin iç içe geçtiği bir yolculuk olarak öne çıkıyor. İstanbul’dan Üsküp’e Uzanan Müzik Yolculuğu Yeniden Birlik: Ercüment Bey, öncelikle sizi tanıyalım. Makedonya’daki gece hayatının nabzını tutan bir DJ olarak, şu an bulunduğunuz noktaya nasıl geldiniz? DJ Ercüment Şenyüz: 1985 İstanbul doğumluyum. Eğitimimi Üsküp’te tamamladım. Evliyim ve iki çocuk babasıyım. Klişe olacak ama çok küçük yaşlardan itibaren müzikle ilgilenmek, şarkı söylemek (şimdi eskisi kadar söyleyemesem de ) beni hep mutlu etti. DJ’liğe olan ilgim lise yıllarında başladı. Bizim jenerasyonun ve daha eskilerin hatırlayacağı, 1999 yılında kurulan Süper FM’de ilk adımlarımı attım. Hem program sunuculuğu hem de performanslarım burada başladı. Makedonya'da DJ Olmak: Denge Kurma Sanatı Yeniden Birlik: Makedonya'da profesyonel bir kulüp DJ'i olmanın zorlukları neler? Mekân sahipleri, dinleyici profili, ekonomik koşullar gibi faktörler bu zorlukları nasıl şekillendiriyor? DJ Ercüment Şenyüz: Makedonya’da profesyonel DJ’likte en büyük zorluk, mekân beklentileriyle kendi müzikal tarzın arasında denge kurmak. Çoğu işletme riske girmek istemiyor ve daha “garanti” parçalar talep ediyor. Dinleyici kitlesi ise çok anlık tepki veriyor; enerjiyi sürekli yüksek tutmak gerekiyor. Bu da DJ’in sadece müzik çalmasını değil, kalabalığı iyi okuyabilmesini zorunlu kılıyor. Ekonomik olarak da piyasa küçük ve rekabet yüksek, bu da şartları zorlaştırabiliyor. Ama doğru kitle ve doğru mekânla buluştuğunda, aldığın enerji tüm zorluklara değiyor. Tutkunun Ekonomisi: Kalbim 'Hobi', Hayat 'Meslek' Diyor Yeniden Birlik: DJ’lik: Meslek mi, Hobi mi? DJ Ercüment Şenyüz: Aslında insanın hobisini mesleğe dönüştürmesi gerçekten mükemmel bir şey. Dürüst olmak gerekirse ikisinin tam ortasında duruyor. Çünkü bu işi uzun süre yapabilmek için tutku şart; öte yandan sahne, ekipman, network ve gelir gibi unsurlar da onu profesyonel bir meslek haline getiriyor. Yani kalbim “hobi” diyor, hayat şartları ise “meslek” yapıyor. Algoritma mı, Duygu mu? TikTok Çağında Set Yönetimi Yeniden Birlik: Müzik dünyası o kadar hızlı değişiyor ki, bir şarkı bir haftada çıkıp bir haftada unutuluyor. Makedonya’da siz yenilikleri nasıl takip ediyorsunuz? Beatport, Spotify listeleri mi yoksa sosyal medyadaki trendler mi belirleyici? DJ Ercüment Şenyüz: Dediğiniz doğru, hızlı tüketim devrinde yaşıyoruz ve açıkçası artık tek bir kaynağa bağlı kalmak mümkün değil. Beatport hâlâ özellikle club ve techno tarafında yeni çıkanları takip etmek için çok önemli. Spotify ise genel trendleri ve dinleyicinin neye kaydığını görmek açısından faydalı. Ama son yıllarda sosyal medya, özellikle TikTok ve Instagram, hit olacak parçaları neredeyse önceden belirliyor. Makedonya’da ise biraz daha hibrit bir durum var; global trendleri takip ederken aynı zamanda Balkan ve bölgesel sound’ları da kaçırmamak gerekiyor. O yüzden hem dijital platformları hem de sahadaki reaksiyonu – yani kulüpte insanların neye nasıl tepki verdiğini – ciddi şekilde gözlemlemek en sağlıklı yöntem oluyor. Balkanlar’da Dinmeyen Rüzgâr: 90’lar Özlemi Yeniden Birlik: Dinleyici kitleniz artık sadece “Bana ne çalıyorsan onu dinlerim” demiyor, genellikle “Şu anda TikTok’ta trend olan şarkıyı çal” diyor. Bu durum sizin sanatınızı ve seçim özgürlüğünüzü ne kadar etkiliyor? DJ Ercüment Şenyüz: Etkiliyor, ama tamamen yön verdiğini söyleyemem. Çünkü DJ’lik biraz denge işi. Evet, dinleyici TikTok’ta trend olan parçayı duymak istiyor, bunu görmezden gelirsen koparsın. Ama sadece onları çalarsan da seni DJ yapan şey ortadan kalkar. Ben genelde bunu şöyle yönetiyorum: Trend olan parçaları setin içine yediriyorum ama birebir çalmak yerine kendi tarzıma uyarlıyorum – edit, remix ya da farklı bir geçişle. Böylece hem dinleyiciyi yakalıyorsun hem de kendi imzanı koruyorsun. Sonuçta insanlar sadece şarkıyı değil, o şarkıyı senin nasıl sunduğunu da dinlemeye geliyor. Eğer herkesin çaldığını aynen çalarsan, seni özel kılan bir şey kalmaz. Şunu da belirtmeden geçmek istemiyorum: Gözlemlediğim bir nokta var ki, Makedonya’da yaşayan ve 90’larda çocuk/genç olan Türküler’in eskiye – daha doğrusu 90’lara – olan özlemi hâlâ sürüyor. Bu durum da beni geçtiğimiz günlerde bir Retro eğlence gecesi düzenlemem için motive etti. O özlemle o gece çaldığım tüm şarkılar tek bir ağızdan söylendi. Sahne Enerjisinden İlham Alan Bir DJ'in İdolleri Yeniden Birlik: Sizin için bir “idol” veya örnek aldığınız bir DJ var mı? (Yurt dışından veya Makedonya/Türkiye’den) Eğer varsa, neden onu örnek alıyorsunuz? DJ Ercüment Şenyüz: Global DJ’lerden Roger Sanchez, sahnede enerjiyi yönetme ve farklı türleri harmanlama biçimiyle ilham verici. Türkiye’den Kaan Gökmen ise kendi tarzını yaratması ve sahne hakimiyetiyle örnek aldığım isimlerden. Benim için önemli olan, sadece çalmak değil, dinleyiciyle o özel bağı kurabilmek. Sadece Çalmak Yetmez: Kendi Prodüksiyonları ve Remixleri Yeniden Birlik: Sadece başkalarının parçalarını çalmakla kalmayıp, kendi üretimleriniz (prodüksiyon) var mı? Makedonya’da çıkan bir “Ercüment Şenyüz” remiksi dinleyicilere ulaştı mı yoksa ulaşacak mı? DJ Ercüment Şenyüz: Evet, sadece çalmakla yetinmiyorum; kendi prodüksiyonlarım da var. Hatta bazı setlerimde kendi remixlerimi ve editlerimi de kullanıyorum. Amacım, hem global trendleri yakalayan hem de kendi imzamı taşıyan işler üretmek, böylece hem sahnede hem de dijitalde insanlar parçalarımla bağ kurabilsin. Toše Proeski’den Sezen Aksu’ya: Ritimlerin Kardeşliği Yeniden Birlik: Şu anda en sık çaldığınız 3 parça nedir? (Türkçe, yabancı ve Balkan karışımı birer tane örnek verebilir misiniz?) DJ Ercüment Şenyüz: Şu aralar setlerimde en çok çaldığım parçalar: Türkçe olarak bir Sezen Aksu remixim; yabancı tarafı için artık klasikleri çok remixlemediğimden, Makedon sanatçılardan Toše Proeski ve Vlado Yanevski parçalarını yeni soundlarla remixlemeyi tercih ediyorum; Balkan esintili brass + tribal bir parça ise sahnede enerjiyi ve dansı garanti ediyor. Müzik Küratörlüğünün İncelikleri ve Püf Noktaları Yeniden Birlik: Bir DJ aslında bir “müzik küratörü”dür. Dinleyicinin anlık enerjisini okumak, tempoyu yönetmek ve yeni müzikleri topluma tanıtmak büyük bir vizyon gerektiriyor. Bu dengeyi nasıl kuruyorsunuz? Püf noktalarınız neler? DJ Ercüment Şenyüz: Kesinlikle, DJ’lik sadece şarkı çalmak değil, bir “müzik küratörlüğü” işi. Ben bu dengeyi birkaç yöntemle kuruyorum. Öncelikle sahnede enerjiyi okumak çok önemli. Kalabalığın tepkilerini, dans hızını, coşkularını sürekli takip ediyorum; bazen bir şarkı planladığın gibi gitmeyebilir, o anki ruh haline göre geçişi değiştiriyorum. İkinci püf nokta, tempoyu ve duyguyu yönetmek. Seti hep tekdüze bir ritimde sürdürmek yerine, inişler ve çıkışlarla bir hikâye oluşturuyorum; bu hem dinleyiciyi canlı tutuyor hem de parçaların etkisini artırıyor. Üçüncü olarak, yeni müzikleri tanıtmak için risk almaktan çekinmiyorum. Trend olanları çalmak yerine, kendi editlerim ve yeni sound’larla insanları şaşırtmak, onları keşfe davet etmek çok tatmin edici. Kısaca, gözlem, hikâye kurgusu, yenilikçi dokunuşlar – DJ küratörlüğünün temel püf noktaları diyebilirim. Geleceğin Beatleri: Küratörlükten Mentorluğa Yeniden Birlik: Bundan 5 yıl sonra Ercüment Şenyüz’ü nerede görmek isteriz? DJ Ercüment Şenyüz: Bundan 5 yıl sonra kendimi prodüksiyonda geliştirmiş, birikim ve tecrübelerini yeni nesil DJ’lere aktaran bir mentor olarak görmek isterim. H. Gina  
Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’te gece hayatı, sınırları aşan bir enerjiyle yeniden şekilleniyor. Bu enerjinin merkezinde ise İstanbul’da doğan ve Balkanlar’ın ruhuyla harmanlanan DJ Ercüment Şenyüz yer alıyor.

Gece kulüplerinin ötesine geçen performanslarıyla dikkat çeken Şenyüz, yalnızca müzik çalan bir DJ değil; kalabalıkların duygusunu yönlendiren bir “ ritim küratörü” olarak tanımlanıyor. Kabin arkasındaki görünmeyen dünyayı anlatan Şenyüz, müziğin sadece teknik bir üretim değil, aynı zamanda güçlü bir iletişim biçimi olduğunu vurguluyor.

“Yeniden Birlik” için verdiği röportajda, sosyal medya trendlerinin müzik üzerindeki etkisinden Balkanlar’daki Türk topluluğunun 90’lar müziğine olan ilgisine kadar birçok konuya değinen Şenyüz, müziğin kendisi için bir yaşam biçimi olduğunu dile getiriyor.

Sanatçının ifadesiyle, “Kalbim ‘hobi’ diyor, hayat şartları ise ‘meslek’ yapıyor; ama asıl sihir, o kalabalıkla tek bir ritimde nefes alabildiğiniz o eşsiz anda gizli.”

Üsküp gece hayatına farklı bir soluk getiren Şenyüz’ün hikâyesi, müzik, tutku ve emeğin iç içe geçtiği bir yolculuk olarak öne çıkıyor.

İstanbul’dan Üsküp’e Uzanan Müzik Yolculuğu

Yeniden Birlik: Ercüment Bey, öncelikle sizi tanıyalım. Makedonya’daki gece hayatının nabzını tutan bir DJ olarak, şu an bulunduğunuz noktaya nasıl geldiniz?

DJ Ercüment Şenyüz: 1985 İstanbul doğumluyum. Eğitimimi Üsküp’te tamamladım. Evliyim ve iki çocuk babasıyım. Klişe olacak ama çok küçük yaşlardan itibaren müzikle ilgilenmek, şarkı söylemek (şimdi eskisi kadar söyleyemesem de ) beni hep mutlu etti. DJ’liğe olan ilgim lise yıllarında başladı. Bizim jenerasyonun ve daha eskilerin hatırlayacağı, 1999 yılında kurulan Süper FM’de ilk adımlarımı attım. Hem program sunuculuğu hem de performanslarım burada başladı.

Makedonya'da DJ Olmak: Denge Kurma Sanatı

Yeniden Birlik: Makedonya'da profesyonel bir kulüp DJ'i olmanın zorlukları neler? Mekân sahipleri, dinleyici profili, ekonomik koşullar gibi faktörler bu zorlukları nasıl şekillendiriyor?

DJ Ercüment Şenyüz: Makedonya’da profesyonel DJ’likte en büyük zorluk, mekân beklentileriyle kendi müzikal tarzın arasında denge kurmak. Çoğu işletme riske girmek istemiyor ve daha “garanti” parçalar talep ediyor. Dinleyici kitlesi ise çok anlık tepki veriyor; enerjiyi sürekli yüksek tutmak gerekiyor. Bu da DJ’in sadece müzik çalmasını değil, kalabalığı iyi okuyabilmesini zorunlu kılıyor. Ekonomik olarak da piyasa küçük ve rekabet yüksek, bu da şartları zorlaştırabiliyor. Ama doğru kitle ve doğru mekânla buluştuğunda, aldığın enerji tüm zorluklara değiyor.

Tutkunun Ekonomisi: Kalbim 'Hobi', Hayat 'Meslek' Diyor

Yeniden Birlik: DJ’lik: Meslek mi, Hobi mi?

DJ Ercüment Şenyüz: Aslında insanın hobisini mesleğe dönüştürmesi gerçekten mükemmel bir şey. Dürüst olmak gerekirse ikisinin tam ortasında duruyor. Çünkü bu işi uzun süre yapabilmek için tutku şart; öte yandan sahne, ekipman, network ve gelir gibi unsurlar da onu profesyonel bir meslek haline getiriyor. Yani kalbim “hobi” diyor, hayat şartları ise “meslek” yapıyor.

Algoritma mı, Duygu mu? TikTok Çağında Set Yönetimi

Yeniden Birlik: Müzik dünyası o kadar hızlı değişiyor ki, bir şarkı bir haftada çıkıp bir haftada unutuluyor. Makedonya’da siz yenilikleri nasıl takip ediyorsunuz? Beatport, Spotify listeleri mi yoksa sosyal medyadaki trendler mi belirleyici?

DJ Ercüment Şenyüz: Dediğiniz doğru, hızlı tüketim devrinde yaşıyoruz ve açıkçası artık tek bir kaynağa bağlı kalmak mümkün değil. Beatport hâlâ özellikle club ve techno tarafında yeni çıkanları takip etmek için çok önemli. Spotify ise genel trendleri ve dinleyicinin neye kaydığını görmek açısından faydalı. Ama son yıllarda sosyal medya, özellikle TikTok ve Instagram, hit olacak parçaları neredeyse önceden belirliyor. Makedonya’da ise biraz daha hibrit bir durum var; global trendleri takip ederken aynı zamanda Balkan ve bölgesel sound’ları da kaçırmamak gerekiyor. O yüzden hem dijital platformları hem de sahadaki reaksiyonu – yani kulüpte insanların neye nasıl tepki verdiğini – ciddi şekilde gözlemlemek en sağlıklı yöntem oluyor.

Balkanlar’da Dinmeyen Rüzgâr: 90’lar Özlemi

Yeniden Birlik: Dinleyici kitleniz artık sadece “Bana ne çalıyorsan onu dinlerim” demiyor, genellikle “Şu anda TikTok’ta trend olan şarkıyı çal” diyor. Bu durum sizin sanatınızı ve seçim özgürlüğünüzü ne kadar etkiliyor?

DJ Ercüment Şenyüz: Etkiliyor, ama tamamen yön verdiğini söyleyemem. Çünkü DJ’lik biraz denge işi. Evet, dinleyici TikTok’ta trend olan parçayı duymak istiyor, bunu görmezden gelirsen koparsın. Ama sadece onları çalarsan da seni DJ yapan şey ortadan kalkar. Ben genelde bunu şöyle yönetiyorum: Trend olan parçaları setin içine yediriyorum ama birebir çalmak yerine kendi tarzıma uyarlıyorum – edit, remix ya da farklı bir geçişle. Böylece hem dinleyiciyi yakalıyorsun hem de kendi imzanı koruyorsun. Sonuçta insanlar sadece şarkıyı değil, o şarkıyı senin nasıl sunduğunu da dinlemeye geliyor. Eğer herkesin çaldığını aynen çalarsan, seni özel kılan bir şey kalmaz. Şunu da belirtmeden geçmek istemiyorum: Gözlemlediğim bir nokta var ki, Makedonya’da yaşayan ve 90’larda çocuk/genç olan Türküler’in eskiye – daha doğrusu 90’lara – olan özlemi hâlâ sürüyor. Bu durum da beni geçtiğimiz günlerde bir Retro eğlence gecesi düzenlemem için motive etti. O özlemle o gece çaldığım tüm şarkılar tek bir ağızdan söylendi.

Sahne Enerjisinden İlham Alan Bir DJ'in İdolleri

Yeniden Birlik: Sizin için bir “idol” veya örnek aldığınız bir DJ var mı? (Yurt dışından veya Makedonya/Türkiye’den) Eğer varsa, neden onu örnek alıyorsunuz?

DJ Ercüment Şenyüz: Global DJ’lerden Roger Sanchez, sahnede enerjiyi yönetme ve farklı türleri harmanlama biçimiyle ilham verici. Türkiye’den Kaan Gökmen ise kendi tarzını yaratması ve sahne hakimiyetiyle örnek aldığım isimlerden. Benim için önemli olan, sadece çalmak değil, dinleyiciyle o özel bağı kurabilmek.

Sadece Çalmak Yetmez: Kendi Prodüksiyonları ve Remixleri

Yeniden Birlik: Sadece başkalarının parçalarını çalmakla kalmayıp, kendi üretimleriniz (prodüksiyon) var mı? Makedonya’da çıkan bir “Ercüment Şenyüz” remiksi dinleyicilere ulaştı mı yoksa ulaşacak mı?

DJ Ercüment Şenyüz: Evet, sadece çalmakla yetinmiyorum; kendi prodüksiyonlarım da var. Hatta bazı setlerimde kendi remixlerimi ve editlerimi de kullanıyorum. Amacım, hem global trendleri yakalayan hem de kendi imzamı taşıyan işler üretmek, böylece hem sahnede hem de dijitalde insanlar parçalarımla bağ kurabilsin.

Toše Proeski’den Sezen Aksu’ya: Ritimlerin Kardeşliği

Yeniden Birlik: Şu anda en sık çaldığınız 3 parça nedir? (Türkçe, yabancı ve Balkan karışımı birer tane örnek verebilir misiniz?)

DJ Ercüment Şenyüz: Şu aralar setlerimde en çok çaldığım parçalar: Türkçe olarak bir Sezen Aksu remixim; yabancı tarafı için artık klasikleri çok remixlemediğimden, Makedon sanatçılardan Toše Proeski ve Vlado Yanevski parçalarını yeni soundlarla remixlemeyi tercih ediyorum; Balkan esintili brass + tribal bir parça ise sahnede enerjiyi ve dansı garanti ediyor.

Müzik Küratörlüğünün İncelikleri ve Püf Noktaları

Yeniden Birlik: Bir DJ aslında bir “müzik küratörü”dür. Dinleyicinin anlık enerjisini okumak, tempoyu yönetmek ve yeni müzikleri topluma tanıtmak büyük bir vizyon gerektiriyor. Bu dengeyi nasıl kuruyorsunuz? Püf noktalarınız neler?

DJ Ercüment Şenyüz: Kesinlikle, DJ’lik sadece şarkı çalmak değil, bir “müzik küratörlüğü” işi. Ben bu dengeyi birkaç yöntemle kuruyorum. Öncelikle sahnede enerjiyi okumak çok önemli. Kalabalığın tepkilerini, dans hızını, coşkularını sürekli takip ediyorum; bazen bir şarkı planladığın gibi gitmeyebilir, o anki ruh haline göre geçişi değiştiriyorum. İkinci püf nokta, tempoyu ve duyguyu yönetmek. Seti hep tekdüze bir ritimde sürdürmek yerine, inişler ve çıkışlarla bir hikâye oluşturuyorum; bu hem dinleyiciyi canlı tutuyor hem de parçaların etkisini artırıyor. Üçüncü olarak, yeni müzikleri tanıtmak için risk almaktan çekinmiyorum. Trend olanları çalmak yerine, kendi editlerim ve yeni sound’larla insanları şaşırtmak, onları keşfe davet etmek çok tatmin edici. Kısaca, gözlem, hikâye kurgusu, yenilikçi dokunuşlar – DJ küratörlüğünün temel püf noktaları diyebilirim.

Geleceğin Beatleri: Küratörlükten Mentorluğa

Yeniden Birlik: Bundan 5 yıl sonra Ercüment Şenyüz’ü nerede görmek isteriz?

DJ Ercüment Şenyüz: Bundan 5 yıl sonra kendimi prodüksiyonda geliştirmiş, birikim ve tecrübelerini yeni nesil DJ’lere aktaran bir mentor olarak görmek isterim.

H. Gina

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.