Netanyahu’dan tartışmalı çağrı: "Filistinlilere kapılarınızı açın"
Netanyahu’dan tartışmalı çağrı: "Filistinlilere kapılarınızı açın"
CNN’e konuşan üst düzey bir İsrailli yetkilinin aktardığına göre, bu ülkeler halkın yerleştirilmesi karşılığında "kayda değer bir finansal ve uluslararası tazminat" talep ediyor.
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Gazze’den zorla göç eden Filistinlileri kabul etmek için Sudan, Somaliland, Etiyopya, Libya ve Endonezya da dahil olmak üzere birkaç ülkeyle müzakerelerde bulunduğunu belirtti. CNN’e konuşan üst düzey bir İsrailli yetkilinin aktardığına göre, bu ülkeler halkın yerleştirilmesi karşılığında "kayda değer bir finansal ve uluslararası tazminat" talep ediyor.
Ancak bazı ülkeler bu iddiaları reddetti. Nil ülkesi Sudan, Associated Press’in haberi üzerine yaptığı açıklamada görüşmelerin temelsiz olduğunu, Somaliland da benzer şekilde böyle bir görüşmenin yapılmadığını duyurdu. Endonezya ise Gazze’den 2.000 kişinin tedavi amacıyla kabul edilebileceğini, ancak iyileştikten sonra geri gönderileceklerini belirtti. Mevcut durumda tüm bu müzakerelerin ne kadar ilerlediği ve gerçeğe dönüşüp dönüşmeyeceği belirsizliğini koruyor.
Netanyahu, i24News kanalında verdiği röportajda planı şöyle özetledi: “Bu, Filistinlileri baskı altına almak değil; aksine, onları kendi istekleriyle gidebilmeleri için bir fırsat sunmak anlamına geliyor. Eğer Filistinlilere destek olmak istiyorsanız, kendi kapılarınızı açın.” dedi.
Bu görüşmeler, Trump’ın yılın başında önerdiği "Filistinlinin başka ülkeye yerleştirilmesi" fikrini net şekilde benimsemek olarak değerlendiriliyor. Netanyahu, Trump’ın bu öneriden mesafeli durduğu dönemde dahi bu yaklaşımını sürdürdü.
Görüşmenin ardından, İsrail ordu kaynakları Ege Denizi üzerinde faaliyet gösteren unsurların terör tehdidini azalttığını, Kuzey semalarında güvenliğin sağlandığını ve sığınmacıların güvenli bir şekilde gönderildiğini de vurguladı.
Bu gelişmelerin ardından Arap dünyasından sert tepkiler yükseldi. Mısır, “Bölgede istikrarsızlığı provoke eden” açıklamalarda bulunduğunu ve “Barışa düşmanlık” anlamına geldiğini bildirdi. Suudi Arabistan ve Katar ise bu yaklaşımı "işgalci politikalarının normalleştirilmesi ve suverenlik ihlali" olarak nitelendirdi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.