Kırçova-Ohri otoyoluna 186 milyon avro daha, bitiş tarihi 2027'ye uzadı

Kuzey Makedonya 271 kez okundu.
 

Kırçova-Ohri otoyoluna 186 milyon avro daha, bitiş tarihi 2027'ye uzadı

Kırçova-Ohri otoyolu, yıllar içinde bir altyapı projesi olmaktan çıktı. Artık devletin planlama yapma biçiminin, hatalarını kabul etme kapasitesinin ve faturalar kabardıkça kamuoyuyla kurduğu iletişimin bir ölçüsü haline geldi.
Kuzey Makedonya'nın sembol projelerinden biri haline gelen fakat bir türlü tamamlanamayan Kırçova-Ohri otoyolu, yeni bir zam ve süre uzatımıyla daha gündemde. Hükümet, sekizinci ek protokolle proje bedeline ek olarak 186 milyon avro daha eklenmesini ve bitiş tarihinin 31 Mayıs 2027'ye ertelenmesini öngörüyor. İşin içinde 14 galeri ve dev heyelanlar var Resmi gerekçeye göre, bu ek maliyetin ve sürenin nedeni teknik ve zorunlu: Heyelan bölgelerinin stabilize edilmesi, 14 galerinin inşası, yüksek standartlarda esnek bariyerler, yerleşim yerlerine bağlantı yolları ve tüneller için bir kontrol merkezi kurulması. Uzmanlara göre bunlar, otoyolun sadece kağıt üzerinde değil, gerçekten işlevsel ve güvenli olması için yapılması gereken işler. Ancak kamuoyu bu açıklamaları artık teknik bir gereklilik olarak değil, on yıllık bir krizin yeni bir halkası olarak okuyor. Hatırlanacağı gibi daha Mart 2024'te hükümet, projede 13 yeni heyelan tespit edildiğini belirterek bitiş tarihini 2026 sonuna ertelemişti. Henüz iki yıl dolmadan proje yine uzadı ve yine zamlandı. Fatura 784 milyon avroya dayandı Rakamlar ise projenin geldiği noktayı çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. Kamu Yolu İşletmesi'nin son verilerine göre bugüne kadar yaklaşık 558 milyon avro harcandı. Bu, ilk projenin yüzde 93.3'üne denk geliyordu. Yeni ek protokolle birlikte toplam maliyetin 784 milyon avroya yaklaşması bekleniyor. Bu rakam, projeyi sadece "pahalı bir otoyol" olmaktan çıkarıp, planlama ve denetimdeki sistemik başarısızlığın bir sembolü haline getiriyor. Kilit soru: Ek protokol mü, hesap verebilirlik mi? Uzmanlar ve siyaset bilimciler, asıl tartışmanın "projenin neden bittiği" değil, "neden bu kadar uzadığı ve pahalılaştığı" olduğunu vurguluyor. Sorun şu: 2014'te başlayan bir proje hâlâ neden bitmiyor? Her yeni ek protokol, neden yeni bir keşifle geliyor? Bu gecikme ve maliyet artışlarının hesabını kim verecek? Bir diğer kritik detay ise yeni ek protokoldeki takvim. Süre uzatımı sadece inşaat işlerini değil, aynı zamanda kullanım izni alınması için gereken 151 günlük ek süreyi de kapsıyor. Bu, siyasi otoritenin "otoyol bitti" açıklaması yapabileceği, ancak yasal prosedürlerin aylarca devam edebileceği anlamına geliyor. Vatandaşlar için bu fark, hukuki bir incelik değil, güven sorunudur. Yüklenici davalardan vazgeçiyor mu? Dikkat çeken bir diğer detay ise yüklenici firmanın, bugüne kadarki ve olası yeni tazminat taleplerinden 31 Aralık 2026'ya kadar vazgeçecek olması. Eğer bu gerçekleşirse, devletin gelecekteki mali riskleri sınırlama çabası olarak yorumlanabilir. Ancak projenin geçmişine bakıldığında, bu tür vaatlerin sadece kağıt üzerinde kalmaması ve bir sonraki ek protokolün önünü gerçekten kesmesi gerekiyor. Bir projeden fazlası Kırçova-Ohri otoyolu, yıllar içinde bir altyapı projesi olmaktan çıktı. Artık devletin planlama yapma biçiminin, hatalarını kabul etme kapasitesinin ve faturalar kabardıkça kamuoyuyla kurduğu iletişimin bir ölçüsü haline geldi.
Kırçova-Ohri otoyolu, yıllar içinde bir altyapı projesi olmaktan çıktı. Artık devletin planlama yapma biçiminin, hatalarını kabul etme kapasitesinin ve faturalar kabardıkça kamuoyuyla kurduğu iletişimin bir ölçüsü haline geldi.

Kuzey Makedonya'nın sembol projelerinden biri haline gelen fakat bir türlü tamamlanamayan Kırçova- Ohri otoyolu, yeni bir zam ve süre uzatımıyla daha gündemde. Hükümet, sekizinci ek protokolle proje bedeline ek olarak 186 milyon avro daha eklenmesini ve bitiş tarihinin 31 Mayıs 2027'ye ertelenmesini öngörüyor.

İşin içinde 14 galeri ve dev heyelanlar var

Resmi gerekçeye göre, bu ek maliyetin ve sürenin nedeni teknik ve zorunlu: Heyelan bölgelerinin stabilize edilmesi, 14 galerinin inşası, yüksek standartlarda esnek bariyerler, yerleşim yerlerine bağlantı yolları ve tüneller için bir kontrol merkezi kurulması. Uzmanlara göre bunlar, otoyolun sadece kağıt üzerinde değil, gerçekten işlevsel ve güvenli olması için yapılması gereken işler.

Ancak kamuoyu bu açıklamaları artık teknik bir gereklilik olarak değil, on yıllık bir krizin yeni bir halkası olarak okuyor. Hatırlanacağı gibi daha Mart 2024'te hükümet, projede 13 yeni heyelan tespit edildiğini belirterek bitiş tarihini 2026 sonuna ertelemişti. Henüz iki yıl dolmadan proje yine uzadı ve yine zamlandı.

Fatura 784 milyon avroya dayandı

Rakamlar ise projenin geldiği noktayı çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. Kamu Yolu İşletmesi'nin son verilerine göre bugüne kadar yaklaşık 558 milyon avro harcandı. Bu, ilk projenin yüzde 93.3'üne denk geliyordu. Yeni ek protokolle birlikte toplam maliyetin 784 milyon avroya yaklaşması bekleniyor. Bu rakam, projeyi sadece "pahalı bir otoyol" olmaktan çıkarıp, planlama ve denetimdeki sistemik başarısızlığın bir sembolü haline getiriyor.

Kilit soru: Ek protokol mü, hesap verebilirlik mi?

Uzmanlar ve siyaset bilimciler, asıl tartışmanın "projenin neden bittiği" değil, "neden bu kadar uzadığı ve pahalılaştığı" olduğunu vurguluyor. Sorun şu:

  • 2014'te başlayan bir proje hâlâ neden bitmiyor?

  • Her yeni ek protokol, neden yeni bir keşifle geliyor?

  • Bu gecikme ve maliyet artışlarının hesabını kim verecek?

Bir diğer kritik detay ise yeni ek protokoldeki takvim. Süre uzatımı sadece inşaat işlerini değil, aynı zamanda kullanım izni alınması için gereken 151 günlük ek süreyi de kapsıyor. Bu, siyasi otoritenin " otoyol bitti" açıklaması yapabileceği, ancak yasal prosedürlerin aylarca devam edebileceği anlamına geliyor. Vatandaşlar için bu fark, hukuki bir incelik değil, güven sorunudur.

Yüklenici davalardan vazgeçiyor mu?

Dikkat çeken bir diğer detay ise yüklenici firmanın, bugüne kadarki ve olası yeni tazminat taleplerinden 31 Aralık 2026'ya kadar vazgeçecek olması. Eğer bu gerçekleşirse, devletin gelecekteki mali riskleri sınırlama çabası olarak yorumlanabilir. Ancak projenin geçmişine bakıldığında, bu tür vaatlerin sadece kağıt üzerinde kalmaması ve bir sonraki ek protokolün önünü gerçekten kesmesi gerekiyor.

Bir projeden fazlası

Kırçova- Ohri otoyolu, yıllar içinde bir altyapı projesi olmaktan çıktı. Artık devletin planlama yapma biçiminin, hatalarını kabul etme kapasitesinin ve faturalar kabardıkça kamuoyuyla kurduğu iletişimin bir ölçüsü haline geldi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.