BM Güvenlik Konseyi'nde Venezuela krizi: ABD'nin operasyonuna tepki yağdı
BM Güvenlik Konseyi'nde Venezuela krizi: ABD'nin operasyonuna tepki yağdı
ABD dış politikasının en büyük eleştirmenleri Çin ve Rusya da BM organını, "ABD'nin kanunsuzluk dönemine dönüşünü" reddetmek için birleşmeye çağırdı.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Venezuela krizi nedeniyle toplanan olağanüstü oturumunda, hem ABD'nin müttefikleri hem de rakipleri, ülkenin lideri Nicolás Maduro ve eşinin gözaltına alınmasıyla sonuçlanan askeri operasyona tepki gösterdi.
Uluslararası Toplumdan Sert Tepkiler
BM'nin en güçlü organı önünde birçok ülkenin temsilcisi, Başkan Donald Trump'ın Güney Amerika ülkesine müdahalesini ve uyuşturucu ticareti iddiaları nedeniyle Kolombiya ve Meksika gibi ülkelere askeri operasyonu genişletme olasılığına dair son açıklamalarını kınadı.
Cumhuriyetçi Başkan ayrıca, Danimarka'ya ait Grönland'ı ABD'nin güvenlik çıkarları gerekçesiyle devralma tehdidini yineledi.
Müttefiklerden Ölçülü Tepkiler
Danimarka, maden zengini ada üzerindeki Amerikan planlarını kınarken NATO müttefikinin adını anmaktan kaçındı. BM Danimarka Büyükelçisi Kristina Markus Lassen, "Sınırların dokunulmazlığı pazarlık konusu olamaz" ifadelerini kullandı.
Lassen ayrıca Venezuela'nın egemenliğini savunarak, "Hiçbir ülke, uluslararası hukuka aykırı güç tehdidi veya diğer araçlarla Venezuela'daki siyasi sonuçları etkilemeye çalışmamalı" dedi.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Maduro'nun tutuklanmasını onaylamasına rağmen, BM temsilcisi daha eleştirel bir dil kullanarak, ABD dahil BMGK'nın beş daimi üyesinin uluslararası hukuku ihlal etmesinin "uluslararası düzenin temellerini aşındırdığını" belirtti.
Fransa'nın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Jaya Dharmadhikari, "Maduro'nun tutuklanmasına yol açan askeri operasyon, anlaşmazlıkların barışçıl çözümü ilkesine ve güç kullanımına başvurmama ilkesine aykırıdır" dedi.
ABD Temsilcisinden Savunma
BM ABD Daimi Temsilcisi Mike Waltz ise Venezuela operasyonunu haklı ve "cerrahi hassasiyette gerçekleştirilmiş bir askeri operasyon" olarak savundu ve 15 üyeli Güvenlik Konseyi'ni Maduro'ya karşı eylemi eleştirdiği için kınadı.
Daha önce Başkan Donald Trump'ın ulusal güvenlik danışmanı olarak görev yapan Waltz, "Eğer bu BM organı, gayrimeşru bir narko-teröriste, demokratik olarak seçilmiş bir başkan veya devlet başkanıyla aynı muameleyi yaparak meşruiyet verirse, bu nasıl bir organizasyondur?" diye sordu.
BM Genel Sekreteri ve Venezuela'dan Sert Uyarılar
BM Genel Sekreteri António Guterres yayınladığı açıklamada, "3 Ocak'taki askeri harekatta uluslararası hukuk kurallarına saygı gösterilmemesinden derin endişe duyduğunu" belirterek, ABD'nin bu "ciddi" eyleminin devletler arasındaki gelecek ilişkiler için emsal oluşturabileceğini söyledi.
Venezuela Büyükelçisi Samuel Moncada ise BM'den üstü kapalı yorumlar ve kınamalardan daha fazlasını yapmasını istedi.
Moncada, "Bir devlet başkanının kaçırılmasına, egemen bir ülkenin bombalanmasına ve ileri silahlı eylemler için açık tehditlere göz yummak ve bunları hafife almak, dünyaya yasanın isteğe bağlı olduğu ve gücün uluslararası ilişkilerde gerçek hakem olduğu yıkıcı bir mesaj gönderiyor" dedi.
Ülkelerin bu gerçeğe sırt çeviremeyeceğini belirten Moncada, "Böyle bir mantığın kabul edilmesi, derin istikrarsız bir dünyaya kapı açmak anlamına gelir" uyarısında bulundu.
Komşu Ülkeler ve Küresel Güçlerin Tutumu
Venezuela'nın komşusu Kolombiya'nın temsilcisi Lenore Zalabata, saldırıyı bölgede geçmişteki en kötü müdahaleleri hatırlatan bir olay olarak nitelendirdi: "Demokrasi şiddet veya zorlama ile savunulamaz veya teşvik edilemez ve ekonomik çıkarlar da ondan önce gelmemelidir."
ABD dış politikasının en büyük eleştirmenleri Çin ve Rusya da BM organını, "ABD'nin kanunsuzluk dönemine dönüşünü" reddetmek için birleşmeye çağırdı.
Selefi gibi Maduro'nun da Rusya ile yakın bağları varken, Çin Venezuela petrolünün büyük bölümü için ana destinasyon olmuştu.
Rusya'nın BM Büyükelçisi Vassily Nebenzia, "Birleşik Devletler'in, uluslararası hukuk, egemenlik ve müdahale etmeme kavramlarına bakılmaksızın, bir ülkeyi işgal etme, suçluları adlandırma, cezaları dağıtma ve uygulama hakkına tek başına sahip olduğu bir tür yüce yargıç ilan edilmesine izin veremeyiz" ifadelerini kullandı.
ABD, Maduro ve eşini Cumartesi sabahı erken saatlerde Karakas'ta gözaltına alarak bir Amerikan savaş gemisine, daha sonra da uyuşturucu-terör komplosuna karışma suçlamalarına yanıt vermek üzere New York'a nakletmişti. Maduro ve eşi bugün New York'taki mahkemede ilk duruşmalarında suçsuz olduklarını beyan etti.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.