Yovanoviç: Hükümet uykuda, fiyatlar uçuyor, on binlerce kişi yoksulluğa sürüklenecek
Yovanoviç: Hükümet uykuda, fiyatlar uçuyor, on binlerce kişi yoksulluğa sürüklenecek
Ekonomist Yovanoviç, hükümetin geçen hafta, akaryakıttaki zam oranını gördüğünde enerji ve temel gıda fiyatlarını bir ay süreyle dondurma kararı alması gerektiğini belirtti. Komşu ülkeler Sırbistan ve Hırvatistan'ın da akaryakıt fiyatlarını derhal sınırlandırarak bu adımı attıklarını hatırlattı.
Akaryakıt fiyatlarındaki son artışın ardından gözler hükümete ve düzenleyici kuruma çevrilirken, çözüm üretmeyen hükümetin parmağını Düzenleyici Kuruma (RKE) doğrulttuğu ve fiyat artışlarının sorumlusunu, akaryakıt fiyatlarının dünya fiyatlarına göre belirlenmesini öngören yönetmelikte aradığı belirtiliyor.
Viyana'daki Ekonomi Enstitüsü'nden ekonomist Dr. Branimir Yovanoviç, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, Düzenleyici Kurumun (RKE) ilgili yönetmeliğe uymak zorunda olduğunu, ancak hükümetin bu yönetmeliği geçici olarak askıya alma yetkisine sahip olduğunu vurguladı.
"Suçlu Hükümet"
"Focus" haber portalına konuşan Yovanoviç, "Bu yönetmelikte, yerel akaryakıt fiyatlarını dünya fiyatlarına bağlayan bir formül var ve yeni fiyatlar da bu formüle göre belirleniyor. Burada suçlu olan hükümettir; çünkü bu yönetmeliği geçici olarak askıya almadı, yani akaryakıt fiyatlarını dondurma kararı almadı. Bunu daha önce de yaptılar, geçmiş yıllarda birkaç kez fiyatları dondurdular ama şimdi bilinmeyen bir nedenle bunu yapmak istemiyorlar" ifadelerini kullandı.
Ekonomist Yovanoviç, hükümetin geçen hafta, akaryakıttaki zam oranını gördüğünde enerji ve temel gıda fiyatlarını bir ay süreyle dondurma kararı alması gerektiğini belirtti. Komşu ülkeler Sırbistan ve Hırvatistan'ın da akaryakıt fiyatlarını derhal sınırlandırarak bu adımı attıklarını hatırlattı.
" Zam Dalgasını Başlatmak İçin Küçük Bir Neden Yeterli"
Profesör Yovanoviç, halihazırda fiyat artışları yaşandığını ve akaryakıta yapılan ikinci zammın, enerji fiyatlarının nihai tüketici fiyatları üzerindeki etkisi nedeniyle daha fazla artışa yol açacağını söyledi. "Şirketlerin bu dalgayı başlatması için çok küçük bir neden yeterli. Hükümet fiyatların yükselmesini engellemek istiyorsa, onlara bu tür bahaneler ve nedenler sunmamalı. Sadece iki hafta içinde akaryakıta yapılan yüzde 30'luk zam, hem bir neden hem de bir bahanedir. Neden, çünkü akaryakıt birçok mal ve hizmetin üretiminde girdidir ve girdi fiyatlanırsa, çıktı da fiyatlanır. Bahane ise, akaryakıtın önemli bir maliyet kalemi olmadığı yerlerde bile bazı şirketlerin kârlarını artırmak için durumu fırsata çevirip fiyatları yükseltecek olmasıdır" dedi.
"2022'den İki Kat Daha Kötü Olabilir"
ABD ve İsrail'in İran ile savaşının üçüncü haftasına girildiğini ve taraflardan ateşkes yönünde bir sinyal gelmediğini belirten Yovanoviç, enerji krizi uzadıkça ekonomik krizin de derinleşeceğini söyledi. Çatışmaların bir iki hafta içinde sona ermesi durumunda enflasyonun yüzde 6-7 civarında kalabileceğini, ancak savaşın birkaç ay sürmesi halinde durumun vahim olacağını vurguladı.
"Savaş birkaç ay sürerse, fiyat artışları 2022'deki krizden bile daha kötü olacaktır. 2022'de petrol arzında büyük bir düşüş yaşanmamıştı, fiyat sıçraması savaşın tırmanması korkusundan kaynaklanıyordu. Şimdi ise arzda yüzde 20'lik bir düşüş var. Şu anda bu durum, stoklar ve büyük ülkelerin petrol rezervlerinden kullanması nedeniyle çok fazla hissedilmiyor. Ancak bu stoklar en fazla bir ay dayanır. Hürmüz Boğazı kapalı kalırsa, mevcut stoklar tükendiğinde petrol fiyatları birkaç gün içinde 150 dolara, on gün içinde ise 200 dolara fırlayabilir. 2022'de yaşadığımız her şeyi iki kat daha kötü bir şekilde, hem ekonomik hem sosyal hem de siyasi açıdan yeniden yaşayabiliriz" uyarısında bulundu.
Yovanoviç, bu noktada ABD Başkanı Trump üzerinde savaşı durdurması için baskı oluşturulması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Hükümet Neden Harekete Geçmiyor?
Hükümetin neden henüz önlem almadığı sorusuna da yanıt veren Yovanoviç, "Bence hâlâ uykudalar, ne dünyada ne evde neler olup bittiğinin, sonuçlarının ne olacağının farkında değiller. Kendi işleri ve çıkarları peşinde koşmakla o kadar meşguller ki, sıradan insanların sorunları onlar için hiçbir şey ifade etmiyor. Tıpkı asgari ücret konusunda olduğu gibi; inadına artırmayı reddediyorlar. Bir süre sonra kendilerine gelecekler ama korkarım ki bu çok geç olacak. Onlar için değil ama vatandaşlar için, yine yüksek fiyatlar yoluyla faturayı halk ödeyecek. On binlerce kişi yoksulluğa sürüklenecek, az sayıdaki güçlü bir grup ise iyice zenginleşecek. Son 35 yılda birçok kez yaşandığı gibi" değerlendirmesinde bulundu.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.