O2 Girişimi: Makedonya’da hava kirliliği çevre sorunu değil, sağlık krizidir
O2 Girişimi: Makedonya’da hava kirliliği çevre sorunu değil, sağlık krizidir
O2 Girişimi, hava kirliliğinin kanıtlanmış kanserojen maddeler içerdiğini belirterek sorunun çevresel değil, acil bir halk sağlığı krizi olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.
O2 Girişimi, Kuzey Makedonya’da hava kirliliğinin boyutlarına ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yayımlayarak, mevcut durumun bir çevre meselesi olmaktan çıktığını ve ciddi bir sağlık krizine dönüştüğünü açıkladı.
Açıklamada, PM partikülleri, dizel araç egzozu, egzoz gazlarındaki polisiklik aromatik hidrokarbonlar ve benzen, sanayiden kaynaklanan bazı ağır metaller ile odun, kömür ve petrol yakımından ortaya çıkan çeşitli bileşiklerin, Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı tarafından insanlarda kansere neden olduğu kanıtlanmış birinci grup kanserojenler arasında sınıflandırıldığı hatırlatıldı.
Bu nedenle yüksek hava kirliliğinin çevresel bir sorun değil, doğrudan bir sağlık krizi olduğu vurgulanan açıklamada, çözümün geciktirilmemesi, on yıllara yayılmaması ve siyasi hesaplara kurban edilmemesi gerektiği ifade edildi.
O2 Girişimi’nin verilerine göre, Makedonya uzun yıllardır PM2.5 maruziyetine bağlı ölüm oranlarında Avrupa’da ilk sırada yer alıyor. 2023 yılında risk altındaki her 100 bin kişi başına 222 ölüm kaydedildiği belirtildi.
2025 yılına ilişkin hava kalitesi değerlendirmesinde ise ölçüm altyapısındaki ciddi eksikliklere dikkat çekildi. Daha önceki yıllarda olduğu gibi, bazı ölçüm istasyonlarında üç yıl boyunca ölçüm yapılmadığı, arızalı cihazların hızla değiştirilmesini sağlayacak yeterli yedek parça sisteminin bulunmadığı ifade edildi. Hâlihazırda toplam ölçüm cihazlarının yaklaşık yüzde 30’unu oluşturan 39 cihazın çalışmadığı bildirildi.
Ayrıca ağır metaller, benzen, benzo(a)piren, PM2.5’in kimyasal bileşimi ve ozon öncül maddelerinin, yasal zorunluluk olmasına rağmen yeterli sayıda ölçüm noktasında izlenmediği vurgulandı. Bu durumun, halkın ve önlem alması gereken kurumların maruz kalınan maddelerin konsantrasyonlarını bilmesini engellediği, söz konusu maddelerin önemli bir kısmının ise kanıtlanmış kanserojen olduğu kaydedildi.
O2 Girişimi, bir yıl yedi aydır görevde olan mevcut hükümet döneminde bu alanda herhangi bir ilerleme sağlanmadığını, oysa muhalefetteyken ölçüm sistemlerinin iyileştirilmesi için bütçe talep edildiğini hatırlattı.
Açıklamada, ülkede ve Avrupa Birliği düzeyinde belirlenen günlük ve yıllık maksimum hava kirletici sınırlarının sağlık temelli olmadığı, siyasi ve ekonomik gerekçelerle belirlendiği ve bu nedenle gerçek sağlık koruma değerlerinin oldukça üzerinde kaldığı savunuldu.
O2 Girişimi, bundan sonraki süreçte hava kirliliğini, mevcut yasal sınırlar üzerinden değil, insan sağlığını korumaya yönelik bilimsel değerler temelinde değerlendirmeye devam edeceklerini bildirdi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.