Kuzey Makedonya’da kuraklık alarmı: Tarım ve su kaynakları tehlikede

Ekonomi 129 kez okundu.
 

Kuzey Makedonya’da kuraklık alarmı: Tarım ve su kaynakları tehlikede

Tarım Bilimleri ve Gıda Fakültesi Meyvecilik Bölümü'nden Profesör Toşo Arsov, iklim değişikliklerinin tarımsal üretim üzerinde şimdiden önemli etkiler yarattığını vurguladı.
Kuzey Makedonya'da kuraklık, su kaynakları, tarım ve yerel topluluklar üzerindeki doğrudan etkileriyle giderek en büyük iklim zorluklarından biri haline geliyor. Uzmanlar, uzayan kurak dönemler ve artan sıcaklıkların, acil önlemler ve adaptasyon için daha büyük yatırımlar gerektirdiği konusunda uyarıyor. 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü dolayısıyla İklim Değişikliği Merkezi'nden yapılan açıklamada, Kuzey Makedonya'nın da aralarında bulunduğu Akdeniz ülkelerinin, azalan yağışlar ve uzun süreli su kıtlığı dönemlerine giderek daha fazla maruz kaldığı belirtildi. Yapılan analiz ve değerlendirmelere göre, Kuzeydoğu, Üsküp, Vardar, Pelagonya ve Güneydoğu bölgelerinin önemli bir kısmı kuraklığa karşı hassas olarak değerlendiriliyor. Özellikle Üsküp ve İştip havzaları ile Ovçepole bölgesi en kırılgan alanlar arasında gösteriliyor. İklim Değişikliği Merkezi yetkilileri, bu verilerin yerel koşullara uygun politikaların geliştirilmesi, daha iyi planlama ve toplulukların dayanıklılığını artıracak önlemlere yatırım yapılması gerektiğini ortaya koyduğunu ifade etti. Merkezden yapılan açıklamada, "Değerlendirme araçlarının geliştirilmesinin yanı sıra, kamu bilincinin artırılması ve belediyelerin kuraklık ve diğer iklim riskleriyle daha etkili mücadele edebilmesi için kapasitelerinin güçlendirilmesi yönünde de çalışmalar sürüyor" denildi. Tarım Sektörü Büyük Darbe Alıyor Kuraklık, tarım sektörü için de ciddi bir tehdit oluşturuyor. Zira ülke topraklarının yaklaşık yarısı tarım arazisi olarak kullanılıyor. Su kıtlığı, gıda üretimini, çiftçilerin gelirlerini ve kırsal ekonomiyi doğrudan etkiliyor. İklim projeksiyonları, yüksek emisyon senaryosunda yüzyılın sonuna kadar ülkedeki sıcaklığın yaklaşık 5 santigrat derece artabileceğini, yaz yağışlarının yüzde 40 azalabileceğini ve yaz günlerinin sayısının yılda 50 ila 60 gün daha fazla olabileceğini gösteriyor. Tarım Bilimleri ve Gıda Fakültesi Meyvecilik Bölümü'nden Profesör Toşo Arsov, iklim değişikliklerinin tarımsal üretim üzerinde şimdiden önemli etkiler yarattığını vurguladı. Arsov, "Ülkemiz topraklarında yıllık ortalama sıcaklık şimdiden 1 ila 2 derece arttı. Azalan yağış miktarıyla birleştiğinde bu durum, sulama imkanı olmadan meyve bahçeleri yetiştirilmesi açısından ciddi sorun yaratıyor" dedi. Günümüzde, giderek sıklaşan kurak dönemler, aşırı sıcak yazlar, düşen nem oranı ve diğer iklim değişiklikleri nedeniyle, sulama koşulları sağlanmadan yoğun meyve üretimi önerilemeyeceğini sözlerine ekledi. Su Kaynaklarının Verimli Kullanımı Çağrısı İklim Değişikliği Merkezi, özellikle kuraklık riskinin yüksek olduğu dönemlerde su kaynaklarının akılcı kullanılması çağrısında bulundu. İçme suyunun gereksiz faaliyetlerde kullanılmaması, hanelerde ve tarımda israfın önlenmesi gerektiği vurgulandı. Merkez yetkililerine göre, kuraklıkla mücadele koordineli bir yaklaşım, daha güçlü kurumlar ve iklim değişikliğine uyum önlemlerinin hayata geçirilmesi için mali kaynakların sağlanmasını zorunlu kılıyor.
Tarım Bilimleri ve Gıda Fakültesi Meyvecilik Bölümü'nden Profesör Toşo Arsov, iklim değişikliklerinin tarımsal üretim üzerinde şimdiden önemli etkiler yarattığını vurguladı.

Kuzey Makedonya'da kuraklık, su kaynakları, tarım ve yerel topluluklar üzerindeki doğrudan etkileriyle giderek en büyük iklim zorluklarından biri haline geliyor. Uzmanlar, uzayan kurak dönemler ve artan sıcaklıkların, acil önlemler ve adaptasyon için daha büyük yatırımlar gerektirdiği konusunda uyarıyor.

17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü dolayısıyla İklim Değişikliği Merkezi'nden yapılan açıklamada, Kuzey Makedonya'nın da aralarında bulunduğu Akdeniz ülkelerinin, azalan yağışlar ve uzun süreli su kıtlığı dönemlerine giderek daha fazla maruz kaldığı belirtildi.

Yapılan analiz ve değerlendirmelere göre, Kuzeydoğu, Üsküp, Vardar, Pelagonya ve Güneydoğu bölgelerinin önemli bir kısmı kuraklığa karşı hassas olarak değerlendiriliyor. Özellikle Üsküp ve İştip havzaları ile Ovçepole bölgesi en kırılgan alanlar arasında gösteriliyor.

İklim Değişikliği Merkezi yetkilileri, bu verilerin yerel koşullara uygun politikaların geliştirilmesi, daha iyi planlama ve toplulukların dayanıklılığını artıracak önlemlere yatırım yapılması gerektiğini ortaya koyduğunu ifade etti.

Merkezden yapılan açıklamada, "Değerlendirme araçlarının geliştirilmesinin yanı sıra, kamu bilincinin artırılması ve belediyelerin kuraklık ve diğer iklim riskleriyle daha etkili mücadele edebilmesi için kapasitelerinin güçlendirilmesi yönünde de çalışmalar sürüyor" denildi.

Tarım Sektörü Büyük Darbe Alıyor

Kuraklık, tarım sektörü için de ciddi bir tehdit oluşturuyor. Zira ülke topraklarının yaklaşık yarısı tarım arazisi olarak kullanılıyor. Su kıtlığı, gıda üretimini, çiftçilerin gelirlerini ve kırsal ekonomiyi doğrudan etkiliyor.

İklim projeksiyonları, yüksek emisyon senaryosunda yüzyılın sonuna kadar ülkedeki sıcaklığın yaklaşık 5 santigrat derece artabileceğini, yaz yağışlarının yüzde 40 azalabileceğini ve yaz günlerinin sayısının yılda 50 ila 60 gün daha fazla olabileceğini gösteriyor.

Tarım Bilimleri ve Gıda Fakültesi Meyvecilik Bölümü'nden Profesör Toşo Arsov, iklim değişikliklerinin tarımsal üretim üzerinde şimdiden önemli etkiler yarattığını vurguladı.

Arsov, "Ülkemiz topraklarında yıllık ortalama sıcaklık şimdiden 1 ila 2 derece arttı. Azalan yağış miktarıyla birleştiğinde bu durum, sulama imkanı olmadan meyve bahçeleri yetiştirilmesi açısından ciddi sorun yaratıyor" dedi.

Günümüzde, giderek sıklaşan kurak dönemler, aşırı sıcak yazlar, düşen nem oranı ve diğer iklim değişiklikleri nedeniyle, sulama koşulları sağlanmadan yoğun meyve üretimi önerilemeyeceğini sözlerine ekledi.

Su Kaynaklarının Verimli Kullanımı Çağrısı

İklim Değişikliği Merkezi, özellikle kuraklık riskinin yüksek olduğu dönemlerde su kaynaklarının akılcı kullanılması çağrısında bulundu. İçme suyunun gereksiz faaliyetlerde kullanılmaması, hanelerde ve tarımda israfın önlenmesi gerektiği vurgulandı.

Merkez yetkililerine göre, kuraklıkla mücadele koordineli bir yaklaşım, daha güçlü kurumlar ve iklim değişikliğine uyum önlemlerinin hayata geçirilmesi için mali kaynakların sağlanmasını zorunlu kılıyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.