“Futbol bitmez, sadece rol değişir”: Muharrem Muharrem’in yeni dönemi
“Futbol bitmez, sadece rol değişir”: Muharrem Muharrem’in yeni dönemi
Makedonya futbolunun son yıllarda yetiştirdiği en istikrarlı isimlerden biri olan Muharrem Muharrem, sahadaki yolculuğunu bugün kulübede sürdürüyor. Üsküp’te 7 yaşında futbola başlayan Muharrem’in kariyeri; Türkiye, Azerbaycan ve Balkanlar’a uzanan geniş bir coğrafyaya yayıldı.
Rabotniçki’den Orduspor’a, Karabağ’dan Eskişehirspor’a uzanan bu yolculuk; başarılar, zorlu kararlar ve önemli kırılma anlarıyla şekillendi.
Röportaj, Balkan Futbolu Spor Haber sitesi podcast yayınından alıntıdır.
7 Yaşında başlayan yolculuk
37 yaşındaki Muharrem Muharrem, futbola Üsküp’te başladı. Sloga Yugomagnat altyapısında yetişti, 17 yaşında A takıma yükseldi. Skopye ve Rabotniçki formalarıyla Makedonya’da önemli bir çıkış yakaladı. Rabotniçki ile Makedonya Kupası’nı kazandı, Teteks ile 1. Lig’e yükseldi ve Avrupa kupalarında Liverpool’a karşı sahaya çıktı.
2011–2012 sezonunda Orduspor’a transfer olarak Türkiye kariyerine adım atan Muharrem, Süper Lig’e yükselen kadronun kilit oyuncularından biri oldu. Ailevi nedenlerle ülkesine döndükten sonra Karabağ’a transfer oldu ve kariyerinin en parlak dönemini Azerbaycan’da yaşadı.
Avrupa’ya açılan kapı: Karabağ dönemi
Muharrem Muharrem’in kariyerinde Karabağ yılları özel bir yer tutuyor. Azerbaycan temsilcisiyle lig ve kupa şampiyonlukları yaşayan tecrübeli futbolcu, 2013 yılında Avrupa kupalarında attığı kritik golle Karabağ’ı tarihinde ilk kez UEFA Avrupa Ligi gruplarına taşıdı.
2017’ye kadar süren bu süreçte Karabağ, hem ligde hem Avrupa’da istikrarlı bir başarı grafiği çizdi. Muharrem, Azerbaycan’da gördüğü sevgi ve saygının kariyerinde ayrı bir yere sahip olduğunu vurguluyor.

“Karabağ’da oynadığımız dönemde yaşanan başarılar, bugünkü istikrarın temelini oluşturdu. Kulüp, teknik ekip ve organizasyon çok doğru planlandı,” diyen Muharrem, Karabağ’ın bugün hâlâ zirvede olmasının tesadüf olmadığını ifade ediyor.
Futbolculuktan teknik direktörlüğe
Karabağ, Eskişehirspor, Kazakistan ve Arnavutluk deneyimlerinin ardından futbolculuk kariyerini Rabotniçki, Bregalnica ve Gostivar’da noktalayan Muharrem Muharrem, aktif futbolu bıraktıktan sonra Gostivar’da yardımcı antrenör olarak teknik ekibe katıldı. Kısa sürede A takım teknik direktörlüğüne yükselmesi, kariyerinde yeni bir sayfa açtı.
“Aslında bir sezon daha oynamayı düşünüyordum ama bu fırsat bir daha gelmeyebilirdi,” diyen genç teknik adam, karar sürecini şöyle özetliyor: “Oyuncular beni tanıyordu, güveniyordu. Bu da geçiş sürecini kolaylaştırdı.”
Futbolculuk ile teknik direktörlük arasındaki farkı ise net bir cümleyle anlatıyor: “Futbolcuyken sadece kendinizi düşünürsünüz. Hocalıkta ise 30 kişinin aynı hedefe inanmasını sağlamak zorundasınız.”
“Karakterimden taviz vermedim, ayrılmayı seçtim”
Başkimi’de yakalanan başarılı başlangıca rağmen görevinden ayrılan Muharrem Muharrem, kararın perde arkasını açık sözlülükle anlatıyor. Ayrılığın sportif başarısızlıkla ilgisi olmadığını özellikle vurguluyor:
“20 puandaydık, Avrupa hedefinin sadece 2 puan gerisindeydik. Transferler yapılmıştı, takım sahada karşılığını veriyordu.”
Ayrılık kararının, Gyorçe Petrov maçı sonrası yaşanan fikir ayrılıklarıyla netleştiğini belirten Muharrem, karakterinden taviz vermek istemediğini söylüyor: “Ben ya başarılı olurum ya da başarısızsam kendim istifa ederim. Sorunların büyüyebileceğini gördük ve ayrılmayı seçtik.”
“Akademi ve tesis olmadan olmaz”
Teknik direktör Muharrem, Makedon futbolunun temel probleminin altyapı ve tesis eksikliği olduğunu vurguluyor. Uzun lig araları, yetersiz sahalar ve maddi sorunların futbolun gelişimini doğrudan etkilediğini söylüyor:

“Akademi, tesis ve saha olmadan Makedon futbolu ileri gidemez. Maaşların aksadığı bir ortamda oyuncudan maksimum performans bekleyemezsiniz.”
Kulüplerin önce kendi yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini belirten genç teknik adam, iki tarafı da iyi anladığını ifade ediyor: “Ben futbolcuydum, şimdi hocayım. Oyuncunun ne hissettiğini çok iyi biliyorum.”
Üç ülke, üç farklı futbol gerçeği
Türkiye, Azerbaycan ve Makedonya liglerini karşılaştıran Muharrem Muharrem’e göre farkı yaratan en önemli unsur hazırlık dönemi ve saha kalitesi.
“Azerbaycan’da zeminler çok iyi, daha çok futbol oynanıyor. Makedonya’da kış gelince sahalar ağırlaşıyor. Türkiye ise tesis ve yatırım gücüyle kaliteyi yukarı taşıyor.”
Genel tabloyu ise şöyle özetliyor: “Makedonya daha fiziksel, Azerbaycan daha teknik, Türkiye ise yatırım gücüyle öne çıkan bir lig.”
Tribünler neden boş?
Muharrem’e göre Makedonya’da futbol kültürü son yıllarda ciddi bir düşüş yaşıyor. Tribünlerin boş kalmasını sadece futbola bağlamıyor:
“İnsanlar artık çok hızlı yaşıyor. Hayat pahalı, herkes yorgun. Kimse 90 dakikayı ayırmak istemiyor.”
Yine de doğru kadro ve kaliteyle ilginin artabileceğini savunuyor: “Gostivar’da kaliteli oyuncular gelince antrenmanlara bile 50–100 kişi izlemeye geliyordu.”
Hedef: Önce Kuzey Makedonya, sonra doğru fırsatlar
Teknik direktörlük kariyerinin başında olduğunu vurgulayan Muharrem Muharrem, kendini genç bir futbolcu gibi gördüğünü söylüyor: “Çok çalışmam, çok izlemem gerekiyor.”
Kısa vadede hedefi Makedonya’da başarılı olmak. Uzun vadede ise yurt dışına açık: “Başarı geldikten sonra doğru fırsatları değerlendirmek isteriz. Neresi olursa olsun, en iyisini hedefleriz.”
Sahada yıllarca istikrarıyla öne çıkan Muharrem Muharrem, bugün aynı çizgiyi kulübede sürdürmeye kararlı. Hedefi net: önce Makedonya’da başarı, ardından doğru zamanda doğru adımlar. Ona göre futbolun yolu hâlâ aynı yerden geçiyor; çalışma, sabır ve karakter.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.