Cinsiyet Eşitliği Platformu: Aile içi şiddette koruma sistemi kağıt üzerinde kaldı

Kuzey Makedonya 239 kez okundu.
 

Cinsiyet Eşitliği Platformu: Aile içi şiddette koruma sistemi kağıt üzerinde kaldı

Platform, anne ve 6 yaşındaki kızın hayatını kaybettiği son trajedinin işlevsiz koruma sisteminin sonucu olduğunu belirterek devletin yaklaşımında köklü değişim çağrısında bulundu.
Anne ve 6 yaşındaki kızının hayatını kaybettiği son trajik aile içi şiddet vakasının ardından Cinsiyet Eşitliği Platformu, ülkedeki koruma sisteminin yıllardır etkisiz kaldığını belirterek devlet kurumlarına eleştiriler yöneltti. Platformdan yapılan açıklamada, aile içi şiddete karşı koruma sisteminin 2004 yılından bu yana yalnızca kağıt üzerinde var olduğu, ancak bu sistemin pratikte etkin şekilde uygulanmadığı ifade edildi. Açıklamada, devletin bu süre boyunca pasif bir yaklaşım sergilediği ve kabul edilen yasa, politika ve stratejilerin uygulanması için gerekli mali ve insan kaynaklarının sağlanmadığı vurgulandı. Platforma göre, bu durumun sonucu olarak 20 yılı aşkın süredir aynı sistemik sorunlar devam ediyor. Bunlar arasında aile içi şiddetin önlenmesine yeterli önem verilmemesi, yasal koruma mekanizmalarının etkisiz kalması ve mağdurların destek hizmetlerine erişiminin sınırlı olması yer alıyor. Açıklamada, aile içi şiddetin farklı kurumların koordinasyonunu gerektiren karmaşık bir sosyal sorun olduğu belirtilirken, zaman zaman profesyonel ve hızlı müdahale örnekleri görülse de bunların kural değil istisna olduğu ifade edildi. Ülke genelinde uygulamaların tutarlı olmadığı, kurumlar arası iş birliğinin zayıf kaldığı ve çoğu zaman yalnızca geçici iletişimle sınırlı olduğu kaydedildi. Platform, Köprülü, Şuto Orizari ve Üsküp’te son dönemde yaşanan ve mağdurlar için ölümcül sonuçlar doğuran vakaların, devletin bu soruna yaklaşımında köklü değişiklik yapılması gerektiğini gösterdiğini belirtti. Ayrıca son yıllarda polise her gün 15’ten fazla aile içi şiddet vakasının bildirildiği hatırlatıldı. Cinsiyet Eşitliği Platformu, hükümet ve parlamentoya çağrıda bulunarak 2026–2033 Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetten Korunma Ulusal Stratejisi’nin kabul edilmesini gerçek değişim için bir başlangıç noktası olarak değerlendirmelerini istedi. Platform ayrıca hükümetten, 2026–2029 dönemini kapsayan ilk eylem planının uygulanması için gerekli bütçe kaynaklarının planlanmasını ve kadınlara yönelik şiddetle mücadele için ayrılan fonların her yıl kademeli olarak artırılmasını talep etti. Açıklamada, bütçe kaynaklarının özellikle şu alanlara yönlendirilmesi gerektiği vurgulandı: Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için mali, insan kaynağı, teknik ve mekânsal kapasitenin güçlendirilmesi Sosyal hizmet merkezleri ve polisin kapasitelerinin artırılması Aile içi şiddet konusunda kamu bilincini artırmak için sürekli ulusal kampanyalar yürütülmesi Mağdurlarla çalışan tüm görevliler için düzenli ve zorunlu eğitimlerin uygulanması Sivil toplum kuruluşlarına verilen desteğin artırılarak mağdurlara yönelik hizmet ağının genişletilmesi Platform ayrıca, şiddet ortamından ayrılan kadınlar için 12 aylık geçiş döneminde mali destek sağlanması, ücretsiz hukuki yardım, sağlık hizmetleri ve uzun vadeli barınma imkânlarının oluşturulması gerektiğini vurguladı.
Platform, anne ve 6 yaşındaki kızın hayatını kaybettiği son trajedinin işlevsiz koruma sisteminin sonucu olduğunu belirterek devletin yaklaşımında köklü değişim çağrısında bulundu.

Anne ve 6 yaşındaki kızının hayatını kaybettiği son trajik aile içi şiddet vakasının ardından Cinsiyet Eşitliği Platformu, ülkedeki koruma sisteminin yıllardır etkisiz kaldığını belirterek devlet kurumlarına eleştiriler yöneltti.

Platformdan yapılan açıklamada, aile içi şiddete karşı koruma sisteminin 2004 yılından bu yana yalnızca kağıt üzerinde var olduğu, ancak bu sistemin pratikte etkin şekilde uygulanmadığı ifade edildi. Açıklamada, devletin bu süre boyunca pasif bir yaklaşım sergilediği ve kabul edilen yasa, politika ve stratejilerin uygulanması için gerekli mali ve insan kaynaklarının sağlanmadığı vurgulandı.

Platforma göre, bu durumun sonucu olarak 20 yılı aşkın süredir aynı sistemik sorunlar devam ediyor. Bunlar arasında aile içi şiddetin önlenmesine yeterli önem verilmemesi, yasal koruma mekanizmalarının etkisiz kalması ve mağdurların destek hizmetlerine erişiminin sınırlı olması yer alıyor.

Açıklamada, aile içi şiddetin farklı kurumların koordinasyonunu gerektiren karmaşık bir sosyal sorun olduğu belirtilirken, zaman zaman profesyonel ve hızlı müdahale örnekleri görülse de bunların kural değil istisna olduğu ifade edildi. Ülke genelinde uygulamaların tutarlı olmadığı, kurumlar arası iş birliğinin zayıf kaldığı ve çoğu zaman yalnızca geçici iletişimle sınırlı olduğu kaydedildi.

Platform, Köprülü, Şuto Orizari ve Üsküp’te son dönemde yaşanan ve mağdurlar için ölümcül sonuçlar doğuran vakaların, devletin bu soruna yaklaşımında köklü değişiklik yapılması gerektiğini gösterdiğini belirtti. Ayrıca son yıllarda polise her gün 15’ten fazla aile içi şiddet vakasının bildirildiği hatırlatıldı.

Cinsiyet Eşitliği Platformu, hükümet ve parlamentoya çağrıda bulunarak 2026–2033 Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetten Korunma Ulusal Stratejisi’nin kabul edilmesini gerçek değişim için bir başlangıç noktası olarak değerlendirmelerini istedi.

Platform ayrıca hükümetten, 2026–2029 dönemini kapsayan ilk eylem planının uygulanması için gerekli bütçe kaynaklarının planlanmasını ve kadınlara yönelik şiddetle mücadele için ayrılan fonların her yıl kademeli olarak artırılmasını talep etti.

Açıklamada, bütçe kaynaklarının özellikle şu alanlara yönlendirilmesi gerektiği vurgulandı:

  • Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için mali, insan kaynağı, teknik ve mekânsal kapasitenin güçlendirilmesi

  • Sosyal hizmet merkezleri ve polisin kapasitelerinin artırılması

  • Aile içi şiddet konusunda kamu bilincini artırmak için sürekli ulusal kampanyalar yürütülmesi

  • Mağdurlarla çalışan tüm görevliler için düzenli ve zorunlu eğitimlerin uygulanması

  • Sivil toplum kuruluşlarına verilen desteğin artırılarak mağdurlara yönelik hizmet ağının genişletilmesi

Platform ayrıca, şiddet ortamından ayrılan kadınlar için 12 aylık geçiş döneminde mali destek sağlanması, ücretsiz hukuki yardım, sağlık hizmetleri ve uzun vadeli barınma imkânlarının oluşturulması gerektiğini vurguladı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.