Ceza Kanunu Değişikliği: Uzmanlar, öneriyi 'poplülist' buldu, hükümet daha sıkı önlemleri savundu
Ceza Kanunu Değişikliği: Uzmanlar, öneriyi 'poplülist' buldu, hükümet daha sıkı önlemleri savundu
Öneriye yönelik en sert eleştiriler akademisyenlerden geldi. UKIM profesörü Ana Çupeska, değişiklikleri "geç kalmış adalet" ve "hukuki makyaj" olarak nitelendirdi. Çupeska, "Bu öneri, hukukun üstünlüğüne verilen zararı düzeltmek yerine, baskı ve güvenlik popülizmi için yeni yollar açıyor" dedi ve metnin uluslararası mahkemeler önünde iptal riski taşıdığını öne sürdü.
Kuzey Makedonya'da Ceza Kanunu'na yönelik önerilen değişiklikler, düzenlenen kamuoyu değerlendirme toplantısında uzmanlar ve sivil toplum temsilcileri arasında derin görüş ayrılıklarına neden oldu. Bazı katılımcılar değişiklikleri sistemin güçlendirilmesi olarak yorumlarken, diğerleri kanun metnini "yapısal zaaflar", "popülist" ve "orantısız cezalar" riski barındırmakla eleştirdi.
Hükümet Temsilcisi: "2023'tekinden Daha Sıkı Bir Sistem Öneriyoruz"
Siyasi Sistem Komisyonu Başkanı ve değişiklik önerisinin mimarlarından Lyupço Prencov, amacın 2023 yılında tartışmalı bir şekilde değiştirilen hükümleri düzeltmek ve daha sıkı bir cezalandırma politikası getirmek olduğunu savundu. Prencov, "Önerdiğimiz şey, 2023'ten önce olandan çok daha sert. Önerdiğimiz cezalar daha büyük" dedi.
Değişiklik önerisinin üç ana ayağı olduğunu belirten Prencov, bunları aile içi şiddet mağdurlarının ifade verme yükümlülüğünün kaldırılması, görevi kötüye kullanma suçlarına ilişkin 2023'te kaldırılan hükümlerin geri getirilmesi ve cezaların artırılması ile "Güvenli Şehir" projesi kapsamında trafikte aşırı hız gibi suçların daha ağır cezalandırılması olarak sıraladı.
Akademisyenlerden ve Avukatlardan Sert Eleştiriler
Öneriye yönelik en sert eleştiriler akademisyenlerden geldi. UKIM profesörü Ana Çupeska, değişiklikleri "geç kalmış adalet" ve "hukuki makyaj" olarak nitelendirdi. Çupeska, "Bu öneri, hukukun üstünlüğüne verilen zararı düzeltmek yerine, baskı ve güvenlik popülizmi için yeni yollar açıyor" dedi ve metnin uluslararası mahkemeler önünde iptal riski taşıdığını öne sürdü.
Gostivar'dan avukat Ayredin Ramadani ise, aşırı hız nedeniyle aracına el konulmasını "anayasaya aykırı" bulduğunu ve bunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) düşeceğini savundu. Ramadani ayrıca, "Güvenli Şehir" projesi kapsamındaki kamera kayıtlarının kötüye kullanılma riskine dikkat çekti.
Profesör Seyfula Ramadani, görevi kötüye kullanma suçları için zamanaşımı süresinin kaldırılmasını önerdi ve Arnavutluk'taki benzer bir düzenlemeyi örnek gösterdi. Avukat Zvonko Davidovski ise, ehliyete "geçerliliğini yitirme" cezası getiren maddenin belirsiz olduğunu ve idari karışıklığa yol açabileceğini belirtti.
Destekleyen Görüşler: Aile İçi Şiddet ve Trafik Güvenliği
Bazı katılımcılar ise değişikliklerin özellikle belirli alanlarda olumlu olacağını savundu. "Ebeveyn Cephesi" adlı STK'dan avukat Netka Kovaçeva, aile içi şiddet mağdurlarının şikayetine bağlı olmadan soruşturma açılmasını öngören değişikliği, İstanbul Sözleşmesi'yle uyum ve mağdurlar üzerindeki baskının azaltılması açısından çok önemli buldu.
Avukat Asmir Alispahiç de aşırı hız yapan araçlara el konulması hükmünü olumlu karşıladığını, trafikteki aracın da "bir silah kadar tehlikeli" olduğunu ifade etti.
Temel Çekişme: 'Kozmetik Düzenleme' mi, 'Esaslı Reform' mu?
Toplantıda öne çıkan temel ayrım, değişikliklerin gerçek bir reform mu yoksa sadece siyasi beklentileri karşılamaya yönelik kozmetik düzenlemeler mi olduğuydu. Eleştirmenler, kanunun "etik özünü" kaybettiğini ve "hukuki popülizme" hizmet ettiğini savunurken, destekçiler toplumsal ihtiyaçlara cevap veren gerekli düzenlemeler olduğunu ileri sürdü.
Siyasi Sistem Komisyonu Başkanı Prencov, önerilen değişikliklerin önümüzdeki cuma günü Komisyon'da ikinci kez görüşüleceğini açıkladı. Tartışmalar, yasa teklifinin Meclis Genel Kurulu'na gelmeden önce daha da derinleşeceğe benziyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.